açık ile cümle

açık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Kapı yarı açıktı.The door was half open.
Sana karşı oldukça dürüst olmak gerekirse, o açıklamaya katılmıyorum.To be quite honest with you, I disagree with that statement.
Açık anlamlı metin yazın.Write unambiguous texts.
Işıklar açıkken uyudum.I slept with the lights on.
Telsiz açıkken yattım.I slept with the radio on.
Açıkça, bu bir suç.Evidently, that's a crime.
Radyoyu açık bıraktım.I left the radio on.
Çok acıktım.I got very hungry.
Leyla çok açık sözlü bir kişiydi.Layla was a very outspoken person.
Lütfen birisi nel olduğunu açıklayabilir mi?Can someone please explain what's happening?
Leyla kendini açıklamayı reddetti.Layla refused to explain herself.
Leyla ve Sami açıkça ciddi evlilik güçlükleri yaşıyorlardı.Layla and Sami was clearly having serious marital difficulties.
Işıkları açık bırakacak mısın?Are you going to leave the lights on?
Bu evin açık mutfağı var.This house has an open plan kitchen.
Leyla, Sami'yi açık kollarla karşıladı.Layla welcomed Sami with open arms.
Çok az kişi o açıklama ile aynı fikirde değildir.Very few people would disagree with that statement.
O açıklamaya çok az insan katılacaktır.Very few people would agree with that statement.
Sami açıkça görülüyor ki geydi.Sami was obviously gay.
Tom neden kızgın olduğunu açıkladı mı?Did Tom explain why he was angry?
Tom, bunu nasıl yaptığını açıkladı mı?Did Tom explain how he did that?
Tom açıkçası birinin ona yardım etmesini istiyordu.Tom obviously wanted someone to help him.
Tom açıkçası gülümsemeye çalışıyordu.Tom was obviously trying not to smile.
Artık halka açık yerlerde sigara içemezsiniz.You can't smoke in public places anymore.
Bence çok açık.I think that's pretty clear.
Acıkıyor musun?Are you getting hungry?
Daha açık görüşlü olman gerekir.You should be more open-minded.
Fransızcanın sorunu açıklamak için yeterince iyi olduğunu düşünmüyor musun?Don't you think your French is good enough to explain the problem?
Tom açıkçası onu yapmak istiyordu.Tom obviously wanted to do that.
Acıkmıyor musun?Aren't you getting hungry?
Tom açık biçimde uykuluydu.Tom was obviously sleepy.
Tom'un açıkça yardıma ihtiyacı vardı.Tom obviously needed help.
Tom açıkça meşguldü.Tom was obviously busy.
Yağmursuz, açık gökyüzü ve mükemmel bir sıcaklıkla bugünkü hava harika.The weather today's great, with no rain, clear skies, and a perfect temperature.
Postanenin hâlâ açık olduğunu sanmıyorum.I don't think the post office is open yet.
Tom ve Mary ikisi de acıkmış.Tom and Mary are both hungry.
Hem Tom hem de Mary acıkmış.Both Tom and Mary are hungry.
Bankanın henüz açık olduğunu sanmıyorum.I don't think the bank is open yet.
Onu bana neden açıklamadın?Why didn't you explain that to me?
Rehinelerin yerini açıklamayı reddettiler.They refused to disclose the location of the hostages.
Tom genellikle pencere açıkken uyur.Tom usually sleeps with the window open.
Tom'un acıkmış olabileceğini düşündüm.I thought that Tom might be hungry.
Hep pencere açıkken mi uyudun?Did you always sleep with the window open?
Hep açık pencere ile mi uyudun?Did you always sleep with the window open?
Pencere açıkken uyudun mu?Did you sleep with the window open?
Sami, medyaya çok kısa bir açıklama yaptı.Sami made a very brief statement to the media.
Okula gittiğinde kapıyı açık bırakmamalısın.You must not leave the door unlocked when you go to school.
Daha önceki açıklamamın yanında duruyorum.I stand by my previous statement.
Daha önceki açıklamamı destekliyorum.I stand by my previous statement.
Tom Mary'ye kapıyı açık bırakmamasını tavsiye etti.Tom advised Mary not to leave her door unlocked.
Acıktım. Bir şeyler yemek için aşağı iniyorum.I'm hungry. I'm going downstairs for something to eat.
Lütfen açıklayabilir miyim?Can I, please, explain?
"Sırrımı Tom'a açıkladın mı?" "Tanrı aşkına, elbette hayır!""Have you revealed my secret to Tom?" "For God's sake, of course not!"
Noel arifesinde birçok restoran açık değildir.Many restaurants do not open on Christmas Eve.
İtalya büyük bir açık hava müzesidir.Italy is a large open-air museum.
Bu ifadenin anlamı açıktır.The meaning of this expression is clear.
Onlar onu bana defalarca açıkladılar, ama ben anlamadım.They explained it to me many times, but I never understood.
Gökyüzü açık; yıldızlar parıldıyor.The sky is clear; the stars are twinkling.
Sadece kapıyı açık bırakın.Just leave the door open.
Kapı açık kalır.The door stays open.
Kapım açık.My door is open.
İlgili Sayfalar