açık ile cümle
açık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom açıkçası hâlâ çok zayıf.Tom is obviously still very weak.
Tom açıkça sizden etkilendi.Tom is clearly attracted to you.
Açıklamaları cümlelerin bir parçası olarak dahil etmeyin.Don't include annotations as part of sentences.
Neden web üzerinde bir açık kaynak hareketine ihtiyacımız var?Why do we need an open source movement on the web?
Hiçbir şey zor bir şeyi basit şekilde açıklamak kadar zor değildir.Nothing is as difficult as explaining something difficult in a simple manner.
Bunu açıklamanın iyi bir yoluna sahip değildim.I didn't have any good way of explaining it.
Belki bu benim durumumu açıklayan en iyi söz.Perhaps it's the best word to describe my condition.
Tom açık pencereyi gösterdi.Tom pointed at the open window.
Tom'un açık kalp ameliyatına ihtiyacı var.Tom needs open heart surgery.
Tom suyu açık bırakmış olmalı.Tom must've left the water running.
Sadece gözlerimi açık tutamıyorum.I just can't keep my eyes open.
Tom'un bana birkaç şey açıklaması gerekiyor.Tom needs to explain a few things to me.
TV bütün gece açıktı.The TV was on all night.
Bu sıcak yaz gününde Mary göbeği açık tişört giydi.On this hot summer day, Mary wore a midriff-baring T-shirt.
Tom açıkça onun için geldiği şeyleri aldı.Tom obviously got what he came for.
Tom'un açıkçası şüpheleri var.Tom obviously has doubts.
Tom görevini oldukça açık yaptı.Tom made his position quite clear.
Tom niyetlerine açıklık getirdi.Tom has made his intentions clear.
Herkese açıktır.It's clear to everybody.
Mary'nin fikrini değiştirmeyeceği Tom için açıktı.It was clear to Tom that Mary wasn't going to change her mind.
Herhangi başka açıklama görmüyorum.I don't see any other explanation.
Ünlü yağlı boya resim açık artırmada 2 milyon dolara satıldı.The famous oil painting was sold at the auction for 2 million dollars.
Tom bu atı bir açık artırmada aldı.Tom bought this horse at an auction.
Bunu açıklığa kavuşturduğun için teşekkür ederim.Thank you for clearing that up.
Kütüphane halka açıktır.The library is open to the public.
Tom, kapım sana her zaman açık.Bir sorunun olursa bana gel.My door is always open for you, Tom. Come to me if you have any problems.
Bu açıkçası kötü bir örnek.It's an evidently bad example.
Bu açıkça kötü bir örnek.It's evidently a bad example.
Açıkçası o kötü bir örnek.It's obviously a bad example.
O çok sarhoştu, onun açıklamaları saçma sapandı.He was so drunk, his explanations were nonsensical.
Hollywood tarzı kültürel dans açıkça batılılara amaçlanmıştır.The Hollywood-style cultural dance was clearly aimed at westerners.
Bar her zaman açık.The bar is always open.
Sadece var olan bir şey keşfedilebilir ve açıklanabilir.Only something that exists can be explored and explained.
Bunu Tom'a açıklamama izin ver.Let me explain it to Tom.
Tom'a durumu açıkladın mı?Did you explain the situation to Tom?
Bugün Fuji Dağı açıkça görülebilir.Today Mount Fuji can be clearly seen.
Tom açık farkla sınıfımızda en iyi Fransızca konuşan kişi.Tom is by far the best French speaker in our class.
İster kabul edin, ister etmeyin, bu tartışmaya açık bir görüştür.Accept it or not, this is a debatable view.
Tom'un beyin ölümü açıklandı.Tom has been declared brain dead.
"Buralı olmadığımı nasıl biliyorsun?" "Açık." "Gerçekten mi?""How do you know I'm not from here?" "It's obvious." "Really?"
Kendini bana açıklamak zorunda değilsin.You don't have to explain yourself to me.
Mesaj açık.The message is clear.
Mesaj açık mı?Is the message clear?
Işıklar açık.The lights are on.
Gözleriniz açık mı?Are your eyes open?
Gözlerin açık mı?Are your eyes open?
Bir şey açıkça Tom'u rahatsız ediyor.Something's clearly bothering Tom.
Bunu nasıl çalıştığını açıklayayım.Let me explain how this works.
O olayın başka açıklama gerektirdiğini sanmıyorum.I don't think that incident requires any further explanation.
Sizin dolap açık.Your locker is open.
Sen pozisyonunu açıkladın.You've made your position clear.
Onu bana açıklamak zorunda değilsin.You don't have to explain it to me.
Bunu nasıl açıklarız?How do we explain this?
Tüm bunları nasıl açıklarsınız?How do you explain all this?
Bunu nasıl açıklıyorsun?How do you explain it?
Bu, işleri açık hale getiriyor.That makes things clear.
Tom'un ofisinin kapısı açıktır.Tom's office door is open.
Biri bunu açıklayabilir mi?Can someone explain this?
Riskleri açıklamak çok önemlidir.To explain the risks is very important.
Riskleri Tom'a açıklamak çok önemli.It's very important to explain the risks to Tom.