açık ile cümle
açık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Benim komşular genellikle bütün gece TV'lerini açık tutarlar.My neighbors usually have their TV on all night long.
İz açıkça işaretlenmemişti.The trail was not clearly marked.
Tom bana herkesin bilmediği sırrını açıklamadı.Tom didn't let me in on his secret.
Tom'un neden burada olmadığını bana açıkla.Explain to me why Tom isn't here.
Sadece onu açıklamak istedim.I just wanted to clarify that.
Tom tavanı açık maviye boyadı.Tom painted the ceiling light blue.
Tom'un açık kahverengi saçları var.Tom has light brown hair.
Kapının üstündeki kırmızı ışık açıktı.The red light above the door was on.
Tom halka açık bir telefon bulmakta zorluk yaşadı.Tom had trouble finding a public telephone.
Tom gördüklerini detaylı olarak açıkladı.Tom explained in detail what he had seen.
Tom kazanın nasıl olduğunu açıkladı.Tom explained how the accident happened.
Açıklayacak zaman yok.There's no time to explain.
Açık fikirli misin?Are you open-minded?
Eli açık mısın?Are you generous?
Tom bana pencere açıkken uyuduğunu söyledi.Tom told me he sleeps with the window open.
Tom ışık açıkken uyur.Tom sleeps with the light on.
Tom'un acıklı olduğunu düşünüyorum.I think Tom is pathetic.
Tom'un çok açık sözlü olduğunu düşünüyorum.I think Tom is too outspoken.
Tom'un açık fikirli olduğunu düşünüyorum.I think Tom is open-minded.
Tom açıkça hasta.Tom is obviously sick.
Bayan Teresa'nın ifadesi kocasının ölümüyle ilgili çok şey açıkladı.Mrs. Teresa's statement explained a lot about the death of her husband.
Tom bana pencereyi açık bırakmamı söyledi.Tom told me to leave the window open.
Tom'a açıkça onu yapmamasını söyledim.I explicitly told Tom not to do that.
Bildiğim kadarıyla sahil açık.As far as I can tell, the coast is clear.
Acıkmış olacaksın.You will be hungry.
Riskleri açıklamak çok önemli.Explaining the risks is very important.
Mary'nin açıklamaları beni büyüledi ve birdenbire beni üzdü.Mary's explanations enchanted me and desolated me all at once.
Tehlikeler açık.The dangers are obvious.
O açıkça mahvoldu.It's obviously ruined.
Biz acıkmış olacağız.We'll be hungry.
Hepimiz acıkacağız, bu yüzden herkese yetecek yiyecek getirildiğinden emin ol.We'll all be hungry, so be sure to bring enough food for everyone.
Bana bir kez daha tüm güvenlik özelliklerini açıklayabilir misin?Could you explain all the safety features to me once again?
Çoğu dilde ölüm ve ölmeyi açıklamak için örtülü ifadeler vardır.Most languages have euphemistic expressions to describe death and dying.
Bu yüzden, onun açık olduğunu düşünüyorum.So, I think that it is open.
Kale, o bugün açık mı?The castle, it is open today?
Kale bugün açık mı?Is the castle open today?
Dün gece sinemada acıklı bir film izledik.Last night, we saw a touching film at the movies.
O yatak odası için daha açık bir maviyi tercih ederim.I prefer a lighter blue for that bedroom.
Sen ve senin önündeki araç arasında yeterli açıklık olmalı.There must be enough space between you and the car in front of you.
O, adresimizi kaybetmiş olduğu için yazmamış olduğunu açıkladı.He explained that he hadn't written because he had lost our address.
O, koşulları çok açık bir biçimde açıklar.He explains things in a very clear way.
O, kapıyı açık bırakmayı reddetti.He denied leaving the door open.
Turizm bürosu, saat dokuzdan saat bire kadar açıktır.The tourist office is open from nine o'clock to one o'clock.
Bu, çamur kadar açıktır.It's as clear as mud.
Açıkçası ben açım.Frankly I am hungry.
Benzin istasyonu haftanın yedi günü açık.The petrol station is open seven days a week.
O bunu onlara açıklamayacak.She is not going to explain it to them.
Oh, bu her şeyi açıklar!Oh, that explains everything!
O bunu bana açıklayacak.He is going to explain it to me.
O, durumu açıklayabilir.He can explain the situation.
O, şartları açıklayabilir.He can explain the situation.
Bu açıkça bir zaman kaybı.This is obviously a waste of time.
Açıklanacak hiçbir şey yok.There's nothing to explain.
Açıkça yanlış bir şey var.There's clearly something wrong.
Bana bir şey açıklayabilir misin?Can you explain something to me?
Açıklamam gereken bir şey var.There's something I need to explain.
O açıkça sıkıntıdaydı.He was clearly in trouble.
Açık ağızla gülme.Don't laugh with your mouth open.
Peki bunu nasıl açıklıyorsun?And how do you explain this?
Biz bunu nasıl açıklayabiliriz?How are we going to explain this one?