açık ile cümle
açık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
4
ORT. KELİME
Nedenlerin açık olduğuna eminim.I'm sure the reasons are obvious.
Açık görüşlü olmaya çalışıyorum.I'm trying to keep an open mind.
Bunun oldukça açık olduğunu düşündüm.I thought that was pretty clear.
Ağzın açık çiğneme.Don't chew with your mouth open.
Bir açıklama bekliyorum.I'm waiting for an explanation.
Hiçbir pencere açık değildi.None of the windows were open.
Pencerelerin hiçbiri açık değildi.None of the windows were open.
Kapıyı açık bırakmıyorum.I'm not leaving the door open.
Her şeyi daha sonra açıklayacağım.I'll explain everything later.
Onu sana sonra açıklayacağım.I'll explain it to you later.
Ben biraz acıkıyorum.I'm getting a little hungry.
Onu açıklığa kavuşturduğumu düşündüm.I thought I made that clear.
Bu kapı size hep açık.You're always welcome here.
Size kapımız daima açık.You're always welcome here.
Sana kapım daima açık.You're always welcome here.
Birdenbire oldukça acıktım.I'm suddenly rather hungry.
Acıkmaya başlıyorum.I'm starting to get hungry.
Ne olduğunu açıklayacağım.I'll explain what happened.
Hepsini daha sonra açıklayacağım.I'll explain it all later.
Keşke onu açıklayabilsem.I wish I could explain it.
Açıkça düşünmüyorum.I'm not thinking clearly.
Bunun açık olduğunu düşündüm.I thought it was obvious.
Bu acıklı, değil mi?It's pathetic, isn't it?
Bu açık, değil mi?It's obvious, isn't it?
Bunu tekrar açıklayacağım.I'll explain it again.
Tom, fermuarın açık.Tom, your fly's open.
Kapı açık değildi.The door wasn't open.
Şansın açık.You're on a roll.
Radyo açıktı.The radio was on.
Haber açıktı.The news was on.
Kapı açıktı.The door was open.
Kapılar açık.The doors are open.
Bu açık bir sır.It's an open secret.
Sergi halka açık mı?Is the exhibit open to the public?
Neden ne yaptığınızı açıklayamıyor sunuz?Why can't you explain what you're doing?
Zaten bunu Tom'a birçok kez açıkladım.I've already explained it to Tom many times.
Bu makinenin nasıl çalıştığını açıklar mısınız?Could you explain how this machine works?
Ne demek istediğimi açıklamak benim için çok zor.It's hard for me to explain what I mean.
Yarın Tom için mahkeme kararı açıklanacak.Tomorrow, the verdict for Tom will be announced.
Sen açıkça hatalıydın.You were clearly mistaken.
Biz açık havada yıldızların altında uyuduk.We slept in the open, under the stars.
Tüm bilmeniz gerekenler kullanım kılavuzunda açıklanmaktadır.All you need to know is explained in the instructions manual.
Tom anahtarlarını çıkardı ama kapının açık olduğunu fark etti.Tom pulled out his keys, but then noticed that the door had already been unlocked.
Tom anahtarlarını çıkardı fakat sonra kapının zaten açık olduğunu fark etti.Tom pulled out his keys, but then he noticed the door was already unlocked.
Tom Mary'nin açıklamasını daha dikkatli dinlemeliydi.Tom should've listened more carefully to Mary's explanation.
Oturma odasında hiç kimse yok ama TV açık.Nobody is in the living room, but the TV is on.
Tom kapıyı açtı ve onu Mary için açık tuttu.Tom opened the door and held it open for Mary.
Tom Mary'nin pencereleri açık bırakmasını istedi.Tom asked Mary to leave the windows open.
Tom aslında Mary için kapıyı açık tuttu.Tom actually held the door open for Mary.
Tom sorunu Mary'ye açıkladı.Tom explained the problem to Mary.
Tom, Mary'den bir açıklama istedi.Tom asked Mary for an explanation.
Tom meseleyi Mary'ye açıkladı.Tom explained the matter to Mary.
Daha iyi bir açıklamanız var mı?Do you have a better explanation?
Tom açık kapıya doğru yürüdü.Tom walked toward the open gate.
Açıkçası yanlış bilgilendirildin.Obviously, you were misinformed.
Tom ağzı açık uyur.Tom sleeps with his mouth open.
Bunun bir açıklaması olmalı.There has to be an explanation.
Bir açıklama olmak zorunda.There has to be an explanation.
Tom'un göz kapakları yarı açık.Tom's eyelids were half open.
Tom açıklama gereği duydu.Tom felt the need to explain.