Ana içeriğe geç
Sözlük

açıkçası ile cümle

açıkçası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Açıkçası, yapmak istediğim her şeyi yapmak için zamanım yoktu.I simply haven't the time to do everything I want to do.
Açıkçası, bu karara tamamen katılmıyorum.Just for the record, I totally disagree with this decision.
Açıkçası o hatalıdır.Frankly speaking, he is wrong.
Açıkçası, yarın yağmur yağacak.Evidently, it's going to rain tomorrow.
Açıkçası, bu bir hata.This is, strictly speaking, a mistake.
Bu, açıkçası, bir hata.This is, strictly speaking, a mistake.
Açıkçası, ben onu sevmiyorum.Frankly, I don't like him.
Açıkçası dünya yuvarlak değil.Strictly speaking, the earth is not round.
Açıkçası, geçen yıl evlendik.To tell the truth, we got married last year.
Açıkçası, daha önceki kadar iyi değilim.To tell truth, I'm not so well as before.
Açıkçası, ev ödevimi yapmadım.To tell the truth, I didn't do my homework.
Açıkçası, ondan hoşlanmıyorum.Frankly speaking, I don't like her.
Açıkçası, bir hata yaptın.Frankly speaking, you made a mistake.
Açıkçası, siz elinizden gelen gayreti göstermediniz.Frankly speaking, you haven't tried your best.
Açıkçası onunla konuşmak istiyorum.I want to talk frankly with him.
Açıkçası yanılıyorsun.Clearly you are mistaken.
Açıkçası, o suçlanacak.Obviously, he is to blame.
Açıkçası , o, o tür bir insan değil.Obviously, he's not that kind of person.
Açıkçası, o bir hata yaptı.Evidently, he's made a mistake.
Açıkçası o hatalı.Obviously he is wrong.
Açıkçası, saç kesimini sevmiyorum.Frankly speaking, I don't like your haircut.
Açıkçası, ben sizi sevmiyorum.Frankly speaking, I don't like you.
Açıkçası, onunla çalışmak istemiyorum.Frankly speaking, I don't want to work with him.
Açıkçası, onun konuşmaları her zaman sıkıcı.Frankly speaking, his speeches are always dull.
Açıkçası senin kendi çabalarınla hayatta ilerlemen gerektiğini kabul ediyorum.Obviously I agree that you should advance in life through your own efforts.
Açıkçası, o adamdan hoşlanmıyorum.Frankly, I don't like that man.
Açıkçası, canım, umurumda değil.Frankly, my dear, I don't give a damn.
Açıkçası, bu bir kişinin işi olamaz. Tatoeba'nın işbirlikçi olmasının nedeni budur.Obviously, this cannot be the work of one person. This is why Tatoeba is collaborative.
Televizyon izlerken ödevini yapmak, bu açıkçası yanlış.Doing your homework while watching TV, that's obviously wrong.
Açıkçası, Mary'nin benimle öğle yemeği yemesini istemeye güvenim yoktu.Frankly, I didn't have the confidence to ask Mary to have lunch with me.
Açıkçası, Tom Fransızcayı çok iyi anlamaz.Tom clearly doesn't understand French very well.
Açıkçası, Tom'un onun olmasına izin vermeye niyeti yoktu.Tom clearly didn't intend to let that happen.
Üzgünüm ama bu, açıkçası olanaksızdır.I'm sorry, but that is simply impossible.
Tom açıkçası çok mutlu değildi.Tom was clearly not very happy.
Açıkçası köpeklerim sizi koruyacaktır!Obviously my dogs will protect you!
Açıkçası, ben fikri beğenmiyorum.Frankly speaking, I don't like the idea.
Açıkçası, senin görüşünü sevmiyorum.Frankly speaking, I don't like your idea.
Açıkçası, ben senin düşünceni beğenmiyorum.Frankly, I don't like your idea.
Açıkçası Tom iyi bir öğretmendir.Tom is obviously a good teacher.
Açıkçası Tom biraz üzgün.Tom is obviously a little upset.
Tom açıkçası Mary'yi deli gibi seviyor.Tom is obviously crazy about Mary.
Açıkçası, onun fikrinden o kadar etkilenmedim.Frankly, I'm not that impressed with his idea.
Açıkçası Tom gitmek istemiyordu?Evidently, Tom didn't want to go.
Açıkçası yalnız bırakılmak istiyorsun.You obviously want to be left alone.
Açıkçası, o oldukça utangaçtı.Frankly speaking, he was quite shy.
Açıkçası bunun hakkında mutlu değiller.They're clearly not happy about that.
Açıkçası yarın biraz meşgul.Actually, tomorrow's a little busy.
Açıkçası bir şakaydı.It was obviously a joke.
Tom açıkçası bilmiyor.Tom obviously doesn't know.
Açıkçası yanlış bilgilendirildin.Obviously, you were misinformed.
Açıkçası kesinlikle aynı problem değil.It's obviously not exactly the same problem.
Açıkçası, bir sorun var.Obviously, there's a problem.
Açıkçası, Tom Mary'nin tipi değil.Obviously, Tom isn't Mary's type.
Açıkçası bir tür hata olacak.Obviously, there's to be some kind of mistake.
O açıkçası benden daha güzel.She's obviously prettier than me.
Tom açıkçası Mary'yi cezbetti.Tom is obviously attracted to Mary.
Tom açıkçası Mary'nin burada olmamasından hayal kırıklığına uğradı.Tom is obviously disappointed that Mary isn't here.
Tom açıkçası eğleniyor.Tom is obviously enjoying himself.
Tom açıkçası korkmuş.Tom is obviously frightened.
Tom açıkçası korkuyor.Tom is obviously scared.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod