açıkça ile cümle

açıkça kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Açıkçası artık neye inanacağımı bilmiyorum.Men ärligt talat vet jag inte vad jag ska tro längre.
Açıkçası artık neye inanacağımı bilmiyorum.No entanto, para ser sincero, já não sei em que acreditar.
Açıkçası artık neye inanacağımı bilmiyorum.Pero la verdad es que ya no sé qué creer.
Açıkçası artık neye inanacağımı bilmiyorum.Toisaalta en enää tiedä, mihin uskoa.
Açıkçası artık neye inanacağımı bilmiyorum.Αλλά για να είμαι ειλικρινής, δεν ξέρω πια τι να πιστέψω.
Açıkçası artık neye inanacağımı bilmiyorum.Но должен сказать честно: я уже не знаю, во что верить.
Açıkçası balıkların çoğu enkazda küçük noktalardı, döküntülerin arasında mercanlar vardı.De meeste vissen, die kleine stipjes op de rommel, waren koraalrif-vissen.
Açıkçası balıkların çoğu enkazda küçük noktalardı, döküntülerin arasında mercanlar vardı.우리가 잡은 대부분의 물고기는 산호초에서 사는 물고기였는데 사진에서는 잡동사니 사이에 있는 점같이 보이죠.
Açıkçası balıkların çoğu enkazda küçük noktalardı, döküntülerin arasında mercanlar vardı.Większość ryb to ryby koralowe, to te małe punkty na odpadach, na górze resztek.
Açıkçası balıkların çoğu enkazda küçük noktalardı, döküntülerin arasında mercanlar vardı.Y la mayoría de los peces son manchas diminutas sobre unos restos, restos que son peces de arrecife de coral.
Açıkçası balıkların çoğu enkazda küçük noktalardı, döküntülerin arasında mercanlar vardı.ולמעשה רוב הדגים, היו כתם קטן על הפסולת, ערמות הפסולת, היו דגי שונית אלמוגים.
Açıkçası balıkların çoğu enkazda küçük noktalardı, döküntülerin arasında mercanlar vardı.وفي معظم السمك في الواقع، هي بقعة صغيرة على الحطام، أكوام الحطام، كانت أسماك شعاب مرجانية.
Açıkçası balıkların çoğu enkazda küçük noktalardı, döküntülerin arasında mercanlar vardı.ほんの少しだけ サンゴ礁に住む魚がいました 海の底を 甲板に引き上げては
Açıkçası, belki de en büyük sadana, dinledikçe netleşmektir.De fapt, probabil cea mai buna Sadana, este să te asculți, și aceasta va aduce claritate.
Açıkçası, belki de en büyük sadana, dinledikçe netleşmektir.De hecho, quizas la mejor Sadana , es a medida que estás escuchando, asi estas despejando.
Açıkçası, belki de en büyük sadana, dinledikçe netleşmektir.Eigenlijk is de grootste sadana misschien wel, dat je - terwijl je luistert - je allerlei uitklaart.
Açıkçası, belki de en büyük sadana, dinledikçe netleşmektir.En fait peut-être que le plus grand sadana c'est - lorsque tu es à l'écoute - que tout se dissipe.
Açıkçası, belki de en büyük sadana, dinledikçe netleşmektir.Itse asiassa, suurin sadana on; kuten kuuntelet, siten puhdistat.
Açıkçası, belki de en büyük sadana, dinledikçe netleşmektir.Ve skutečnosti, snad ta nejlepší duchovní cesta je: Jak posloucháte, tak jste čištěni.
Açıkçası, belki de en büyük sadana, dinledikçe netleşmektir.Vielleicht ist es die größte Sadana, beim Zuhören innerlich klar zu werden.
Açıkçası, belki de en büyük sadana, dinledikçe netleşmektir.W rzeczywistości, może najlepsza sadana jest kiedy słuchasz, wtedy jesteś czysty.
Açıkçası ben Atlantik'i büyük sanırdım, ama Pasifik gerçekten çok, çok büyük.Be', pensavo che l'Atlantico fosse grande, ma il Pacifico è molto, molto grande.
Açıkçası ben Atlantik'i büyük sanırdım, ama Pasifik gerçekten çok, çok büyük.Bon, j'avais cru que l'Atlantique était grand, mais le Pacifique est vraiment vraiment grand.
Açıkçası ben Atlantik'i büyük sanırdım, ama Pasifik gerçekten çok, çok büyük.Ei bine, și eu care crezusem că Atlanticul e mare, dar Pacificul este foarte, foarte mare.
Açıkçası ben Atlantik'i büyük sanırdım, ama Pasifik gerçekten çok, çok büyük.En ik dacht dat de Atlantische Oceaan groot was, Maar de Grote Oceaan is heel, heel groot.
Açıkçası ben Atlantik'i büyük sanırdım, ama Pasifik gerçekten çok, çok büyük.대서양이 크다고 생각했지만 태평양은 진짜 거대합니다
Açıkçası ben Atlantik'i büyük sanırdım, ama Pasifik gerçekten çok, çok büyük.Myslela jsem si, že Atlantik je velký, ale Pacifik je opravdu, opravdu velikánský.
Açıkçası ben Atlantik'i büyük sanırdım, ama Pasifik gerçekten çok, çok büyük.Nên tôi đã nghĩ Đại Tây Dương đã lớn nhưng Thái Bình Dương còn lớn hơn rất nhiều
Açıkçası ben Atlantik'i büyük sanırdım, ama Pasifik gerçekten çok, çok büyük.Nos, azt gondoltam, hogy az Atlanti-óceán nagy, de a Csendes-óceán nagyon-nagyon nagy.
Açıkçası ben Atlantik'i büyük sanırdım, ama Pasifik gerçekten çok, çok büyük.Nun, ich dachte, der Atlantik sei groß, aber das Pazifik ist wirklich sehr groß.
Açıkçası ben Atlantik'i büyük sanırdım, ama Pasifik gerçekten çok, çok büyük.Sądziłam, że Atlantyk jest duży, ale to Pacyfik jest naprawdę wielki.
Açıkçası ben Atlantik'i büyük sanırdım, ama Pasifik gerçekten çok, çok büyük.Saya berpikir Atlantik itu besar, namun Pasifik itu sangat besar.
Açıkçası ben Atlantik'i büyük sanırdım, ama Pasifik gerçekten çok, çok büyük.Yo había pensado que el Atlántico era grande pero el Pacífico es realmente grande.
Açıkçası ben Atlantik'i büyük sanırdım, ama Pasifik gerçekten çok, çok büyük.Νόμιζα ο Ατλαντικός ήταν μεγάλος, αλλά ο Ειρηνικός είναι πάρα πολύ μεγάλος.
Açıkçası ben Atlantik'i büyük sanırdım, ama Pasifik gerçekten çok, çok büyük.Мислих си, че Атлантическия океан е голям, но Пацифика е наистина огромен.
Açıkçası ben Atlantik'i büyük sanırdım, ama Pasifik gerçekten çok, çok büyük.Раньше мне казалось, что Атлантический океан -- большой. но Тихий -- очень, очень большой.
Açıkçası ben Atlantik'i büyük sanırdım, ama Pasifik gerçekten çok, çok büyük.חשבתי שהאוקיינוס האטלנטי היה גדול, אבל האוקיינוס הפאסיפי הוא ממש, ממש גדול.
Açıkçası ben Atlantik'i büyük sanırdım, ama Pasifik gerçekten çok, çok büyük.حسناً , لقد ظننت أن المحيط الأطلنطى ضخم و لكن المحيط الهادئ حقاً هائل
Açıkçası ben Atlantik'i büyük sanırdım, ama Pasifik gerçekten çok, çok büyük.太平洋はホントにものすごく大きいですね 普通の地図はちょっと親切でないと思うんです
Açıkçası, ben bir okuma hayranıyım.كما يبدو جلياً أنا من الهواة الكبار للقراءة
Açıkçası benim hoşuma gitti.Aku suka ini.
Açıkçası benim hoşuma gitti.Anh rất hài lòng.
Açıkçası benim hoşuma gitti.Ca me plait bien.
Açıkçası benim hoşuma gitti.Ich mag es.
Açıkçası benim hoşuma gitti.Ik vind het leuk.
Açıkçası benim hoşuma gitti.Imi place.
Açıkçası benim hoşuma gitti.Jag tycker om det.
Açıkçası benim hoşuma gitti.Mi piace.
Açıkçası benim hoşuma gitti.Podoba mi się to.
Açıkçası benim hoşuma gitti. Seninle uzun zamandır başbaşa kalamıyordum.انا احب ذلك من فتره لم اكن قادرا على قضاء الوقت معكِ هكذا
Açıkçası benim hoşuma gitti. Seninle uzun zamandır başbaşa kalamıyordum.この子は約束もないのか? 出かけないなんてね
Açıkçası benim hoşuma gitti.Μ'αρέσει.
Açıkçası benim hoşuma gitti.Мне нравится.
Açıkçası, ben zaten apaçık olan hakkında tartışmak istemiyorum.Frankly, Δεν θέλω να επιχειρηματολογήσω σχετικά με το τι είναι προφανής.
Açıkçası, ben zaten apaçık olan hakkında tartışmak istemiyorum.Upřímně, nechci se hádat o tom, co je zřejmé.
Açıkçası, ben zaten apaçık olan hakkında tartışmak istemiyorum.Честно казано, не искам да споря за това, което е очевидно.
Açıkçası bilmiyorum.Abych řekl pravdu, nevím.
Açıkçası bilmiyorum.De fapt, nu știu.
Açıkçası bilmiyorum.Det ved jeg ikke, faktisk.
Açıkçası bilmiyorum.En oikeastaan tiedä.

İlgili Sayfalar