Ana içeriğe geç
Sözlük

açık hava ile cümle

açık hava kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Düzenli olarak açık havada çalışan kişiler uykusuzluk sıkıntısı çekmezler.People who regularly work in the open air do not suffer from sleeplessness.
Yağmurdan sonra açık hava gelir.After rain comes fair weather.
Genelde çocuklar açık havada oynamayı sever.Generally speaking, children like to play outdoors.
Ragbi bir açık hava oyunudur.Rugby is an outdoor game.
Günü açık havada geçiririz.We spent the day in the open air.
Bu kaplıcanın açık hava kaplıcası harika.The outdoor spa at this hot-spring is wonderful.
Yoğun ısı nedeniyle açık havada oynayamadık.We couldn't play outdoors because of the intense heat.
Açık havada iyi zaman geçirdik.We had a good time in the open air.
Bizim açık havada bir partimiz vardı.We had a party in the open.
Açık havada adayı buradan görebiliriz.In clear weather, we can see the island from here.
Ben beyzbol, tenis ve futbol gibi açık hava sporlarını severim.I like outdoor sports, such as baseball, tennis and soccer.
Açık hava konseri fırtına nedeniyle iptal edildi.The outdoor concert was canceled due to the storm.
Bulutlu günlerde, uzaktaki sesleri açık havadakilerden daha iyi duyarsın.On cloudy days, you can hear distant sounds better than in clear weather.
Açık havada daha fazla zaman harcayan çocukların miyop riski daha düşüktür.Children who spend more time outdoors have a lower risk of myopia.
Açık hava pazarları yerel çiftliklerde yetiştirilen gıdaları satar.Open-air markets sell food grown on local farms.
Açık hava marketinde taze ürün satılmaktadır.Fresh produce is sold at an open-air market.
Tom açık havayı çok seviyor.Tom loves being outdoors.
Tom, açık hava sporlarına büyük ilgi duymuyor.Tom doesn't have much interest in outdoor sports.
Tom açık havada olmaktan hoşlanıyor gibi görünüyor.Tom seems to enjoy being outdoors.
Açık havada egzersiz yapın.Exercise outdoors.
Açık havada, Estonya kıyısı Helsinki'den görülebilir.During clear weather, the coast of Estonia is visible from Helsinki.
Yazın, açık hava sporlarını severiz.In the summer, we enjoy outdoor sports.
Açık havada üç saat geçirdik.We spent three hours in the open air.
Biz açık havada yıldızların altında uyuduk.We slept in the open, under the stars.
Açık havada ancak ışık olduğu sürece çalışabiliriz.We can work outdoors only as long as it's light.
Çocuklar açık havada çok zaman harcadı.The children spent a lot of time in the open air.
Tom çok açık havaya çıkmaz.Tom doesn't get outdoors much.
Açık hava konseri yağmur yüzünden iptal oldu.The open-air concert was cancelled because of the rain.
Tom her şeyi dışarıda açık havada istiyor.Tom wants everything out in the open.
Gençken açık havada olmayı severdim.I loved being outdoors when I was younger.
Tom açık havada olmayı sevdi.Tom loved being outdoors.
Tom açık havayı severdi.Tom loved the outdoors.
Ben bir açık hava insanıyım.I'm an outdoor person.
İtalya büyük bir açık hava müzesidir.Italy is a large open-air museum.
Çocuklar açık hava aktivitelerinden hoşlanır.Children like outdoor activities.
Tom açık havada olmayı seviyor.Tom enjoys being outdoors.
Açık havadan keyif alır.He enjoys the fresh air.
Açık havada olmayı sever.He loves being outdoors.
Bicâye şehri açık hava müzesi olmalı.Bejaia should become a museum town.
Bu filmi yıllarca önce bir açık hava sinemasında izlemiştim ilk defa.The first time I saw this film was years ago at an outdoor cinema.
O gece açık havada uyuduk.That night, we slept out in the open.
Tom açık havada vakit geçirmekten hoşlanır.Tom likes to spend time outdoors.
"Ziynet Sali İlk Açık Hava Konserini Verdi"."Ziynet Sali İlk Açık Hava Konserini Verdi".
Gagarin'in planladığı uçuş faaliyetleri, açık hava koşullarına ve dış tanklara ihtiyaç duymadı.Gagarin's planned flight activities needed clear weather and no outboard tanks.
Buradaki turistler için açık hava müzesi nadiren açıktır.There is an on-site museum for tourists that is rarely open.
1992-1994 yılları arasında Hans Alfredson Stockholm'deki açık hava müzesi Skansen'in başına geçti.Between 1992–1994, Hans Alfredson was head of the open-air museum Skansen in Stockholm.
2016'da, Bulvar'ın yeni bölümü Bakü'nün ilk açık hava sinemasının açılışını izledi.In 2016, the new section of the Boulevard saw the opening of Baku's first open-air cinema.
Burası büyük bir açık hava pul marketidir.There is a large open-air market.
Açık Hava Kütüphanesi.Open-air Library.
Ayrıca, açık havada resim yapmayı reddediyordu.He also became devoted to painting en plein aire.
"Sivil Hava Trafiğine Açık Havaalanları"."Aerodromes for Civil Use".
Sürekli açık hava şartlarına dayanıklıdır.The total air pressure must remain constant.
Haspede açık hava yüzme havuzu bulunmaktadır.It originally had an open air swimming pool.
İlk modern stadyumlar açık hava stadyumlarıydı.Religious rituals were performed in open air settings.
Dünyadaki en büyük ve en uzun süre ziyarete açık kalan açık hava galerilerinden biridir.It is possibly the largest and longest-lasting open air gallery in the world.
Park, avcılık, balıkçılık ve diğer açık hava eğlenceleri için iyi bir fırsat sunmaktadır.The park offers good opportunities for hunting, fishing, and other outdoor recreation.
Spa ve açık hava banyosu olanaklarına sahiptir.Open air bathing is possible.
Açık Hava Oteli.A safe hotel.
Monet ve Boudin birlikte açık havada resim yapmaya başladılar.Brady and Madison began flirting almost immediately.
Lyon'daki açık hava heykelleri, Fransız Devrimi sırasında kaybolmuştur.Much of his public sculpture in Lyon was lost during the Revolution.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod