Sayfa 30 ile başlayacağız.We'll start with page 30.
O yaşlı görünüyor, ancak o henüz 30'a ulaşmadı.He looks old, but he hasn't reached 30 yet.
3000 adet satın almayı kabul ederseniz yüzde 3 indirim yapacağız.If you agree to buy 3,000 of them, we'll give you a 3 percent discount.
Ben dişçiye her ziyaret için 30 Euro öderim.I pay 30 euros for every visit to the dentist.
İşinde, 30 çalışanı denetler.In her job, she supervises 30 employees.
Tren 30 dakika gecikiyor.The train is 30 minutes late.
" Bu kadar küçük oda için 30 Yuan çok pahalı," diye düşündü."30 Yuan is far too expensive for that little room", he thought.
Her gün 300 mekik mi? Bu tamamen imkansız!300 sit-ups every day? That's completely impossible!
Marcel çok sıkı çalışsa da yılda yalnızca 30.000 Kanada doları kazanıyor.Even though Marcel works hard, he only earns 30 000 Canadian dollars per year.
Tom yüzde 30 indirimle T-shirt satıyor.Tom sells T-shirts at a 30 percent discount.
Tom yaklaşık 300 yıldır atalarının izini sürdüğünü söylüyor.Tom says he can trace his ancestors back about 300 years.
Tom beni 30 dakikadan daha fazla bekletti.Tom kept me waiting for more than 30 minutes.
Tom, 30 dakika sessizce oturdu.Tom sat in silence for 30 minutes.
Tom, 30 dakika boyunca sessizce oturdu.Tom sat silently for 30 minutes.
Tom kullanılmış bir motorsiklet için 300 dolardan daha fazla harcamak istemiyor.Tom doesn't want to spend more than $300 for a used motorcycle.
Tom kesinlikle bir saat için 300 dolardan daha aşağısına çalışmaz.Tom definitely won't work for less than $300 an hour.
Tom yarışta 300 dolarlık bahse girdi.Tom bet $300 on the race.
Tom oyunda 300 dolarlık bahse girdi.Tom bet $300 on the game.
Tom döğüşte 300 dolarlık bahse girdi.Tom bet $300 on the fight.
Benim aylık maaşım 300.000 yen.My monthly salary is 300,000 yen.
Tom 300 dolar para cezası ödedi.Tom paid a $300 fine.
Tom Mary'ye 300 dolar borçlu.Tom owes Mary 300 dollars.
Yaklaşık 300 £ ağırlığındadır.He weighs about 300 pounds.
Tom, 30 kilogram verdi.Tom lost seventy pounds.
Her 3000 milde yağı değiştirmeye gerek yok.There's no need to change the oil every 3000 miles.
Biz 30 yıldır evliyiz.We've been married for 30 years.
Babamın 30 yıl boyunca tuttuğu bir günlük buldum.I found a diary my father kept for thirty years.
Sınıfımızda 30 öğrenci var.There are 30 students in our class.
Erkek kardeşim 30 yıldan fazladır İngiltere'de yaşıyor.My brother has lived in England for more than thirty years.
Oyuncunun kariyeri 30 yıl sürdü.The actor’s career lasted for thirty years.
Babam 30 yıl Nagoya'da yaşadı.My father lived in Nagoya for 30 years.
O 30 dakika geç geldi.He came 30 minutes late.
Bana 30 peso ödünç verdi.He lent me 30 pesos.
Bu 3000 kişilik bir kasaba.It's a town of 3,000 people.
30 dakika içinde orada olabilirim.I can be there in 30 minutes.
Bunu 30 yıldır yapıyorum.I've been doing this 30 years.
Ben 30 yaşından önce kesinlikle evlenmek istemiyorum.I definitely don't want to get married before I'm thirty.
Az önce Tom'a 30 dolar verdim.I just gave Tom 30 dollars.
30 dakikaya ihtiyacım var.I need 30 minutes.
Tom'a 300 dolar borçluyum.I owe Tom 300 dollars.
Şehrin yaklaşık 3 mil dışında 30 İngiliz dönümü arazim var.I own 30 acres of land about 3 miles out of town.
Buna 30 dolar verdim.I paid 30 dollars for that.
Buna 30 dolar para verdim.I paid 30 dollars for that.
Buna 30 dolar ödedim.I paid 30 dollars for that.
Bu gitara 300 dolar verdim.I paid 300 dollars for this guitar.
Bu gitara 300 dolar para verdim.I paid 300 dollars for this guitar.
Bu gitara 300 dolar ödedim.I paid 300 dollars for this guitar.
Libya'daki Yefren şehrinin 30.000 oturanı var.The city of Yefren in Libya has 30,000 inhabitants.
Tom 30 yaşına kadar yüzme öğrenmedi.Tom didn't learn to swim until he was thirty.
Bu 30 dakikadan fazla sürmemeli.This shouldn't take more than 30 minutes.
Teklifimizi 3000 dolara yükselttik.We've upped our offer by $3,000.
Tom Mary'den 300 dolar ödünç aldı.Tom borrowed $300 from Mary.
Tom 30 yaşındaydı.Tom was 30 years old.
30 dakikamız var.We have 30 minutes.
Hesap 30 dolardı.The bill was $30.
30 dolar borç alabilir miyim?Can I borrow $30?
30 dolar tuttu.That'll be $30.
Toplam 30 dolar.That'll be $30.
Sana 30 dolar borçluyum.I owe you $30.
Size 30 dolar borçluyum.I owe you $30.