Ana içeriğe geç
Sözlük

30 ile cümle

30 kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
2
HARF
HECE
6
ORT. KELİME
Veri bir dersin ideal uzunluğunun 60 dakika yerine 30 olabileceğini öneriyor.The data suggest that the optimum length of a lecture may be 30 instead of 60 minutes.
Sana söz verdiğim 3000 dolara güvenebilirsin.You can count on the $3,000 I have promised you.
30,000 fit yükseklikte yol alıyoruz.We are cruising at an altitude of 39,000 feet.
Mariner 9, 30 Mayıs 1971'de fırlatıldı.Mariner 9 was launched on May 30, 1971.
Dolar Japon para birimi karşısında 360 Yenden 308 yene devalüe edildi.The dollar was devalued against the Japanese currency from 360 yen to 308 yen.
Onun 300 dolara mal olacağını hesapladım.I calculated that it would cost 300 dollars.
Fabrikada 300 adamı kovmak zorunda kaldılar.They had to fire 300 men at the factory.
Otel 300 kişi barındırabilir.The hotel can accommodate 300 people.
Hat şimdi 30 dakika boyunca meşgul oldu.The line has been busy for 30 minutes now.
Bu kitap 3000 yene mal olmaktadır.This book costs 3,000 yen.
Bu geminin uzunluğu 30 metredir.The length of this ship is 30 meters.
Bu çalışmadaki hastalar, 30 erkek ve 25 kadından oluşmaktadır.The patients in this study consisted of 30 males and 25 females.
Bu vizon 3000 dolara mal oldu.This mink cost $3,000.
O ve ben 30 yıldır evliyiz.She and I have been married 30 years.
Sadece verilmiş 30 dakikada, soruların hepsini cevaplayamazdık.Given only thirty minutes, we couldn't answer all the questions.
30'u için rezervasyonumu onaylamak istiyorum.I'd like to confirm my reservation for the 30th.
Oda 305'e kahvaltımı getirir misin?Could you bring my breakfast to room 305?
Onlardan 3000 tane almayı kabul edersen, sana %3 indirim yaparız.If you agree to buy 3000 of them, we'll give you a 3 percent discount.
Birinci sınıf 8. 30'da başlar.The first class begins at 8:30.
Bugün ısı 30 santigrat dereceye kadar yükseldi.Today, the temperature rose as high as 30 degrees Celsius.
Evi ona 300,000 dolara satmayı teklif ettik.We offered him the house for $300,000.
Benim aylık ücret 300.000 yen.My monthly wage is 300,000 yen.
Kasabam yaklaşık 30,000 kişilik bir nüfusa sahiptir.My town has a population of about 30,000 people.
Babam, emekli olana kadar neredeyse 30 yıl boyunca çalışmış olacak.By the time he retires, my father will have worked for almost thirty years.
30 dolara bir kamera satın aldım.I bought a camera for 30 dollars.
Ben şimdi 30 yaşındayım.I am 30 years old now.
Ben, 300 doların üzerindeki bir kamerayı maddi olarak karşılayamam.I cannot afford a camera above 300 dollars.
7: 30'da Kahvaltı ettim.I had breakfast at 7:30.
Sana 3000 yen borçluyum.I owe you 3,000 yen.
Babamın 30 yıldır sakladığı günlüğünü buldum.I found my father's diary which he kept for 30 years.
Okulumuzda 30 sınıf var.There are 30 classes in our school.
Patronum beni 30 dakikadan daha fazla alıkoydu.My boss detained me more than 30 minutes.
Kabaca konuşursak, otobüste yaklaşık 30 kişi vardı.Roughly speaking, there were about 30 people in the bus.
Programın 30 dakika gerisindeler.They're 30 minutes behind schedule.
Şirket 4 milyar dolar satıştan, 300 milyon dolar kazandı.The company earned $300 million on sales of $4,000 million.
Lütfen sunumunuzu 30 dakika ile sınırlayın.Please limit your presentation to 30 minutes.
O, 30 yıllık hizmetten sonra şirketten emekli oldu.He retired from the company after 30 years' service.
O, günde 3000 yenle yaşar.He exists on 3,000 yen a day.
O, ayda 300,000 yen kazanır.He earns 300,000 yen a month.
O, günde 30 dolar kazanıyor.She earns 30 dollars per day.
O, ara vermeden 30 dakika boyunca konuştu.She spoke for 30 minutes without a break.
Onun en fazla 30 olduğunu düşündüm.I thought she was 30 at most.
Uçak 3000 metre yükseklikte uçtu.The plane flew at an altitude of 3,000 meters.
Babamın fabrikası her ay 30.000 araba üretiyor.My father's factory turns out 30,000 cars each month.
İhracatımız 30 milyar dolara yükselmiştir.The exports increased by 30 billion dollars.
Kara, dünya yüzeyinin yaklaşık yüzde 30'unu kapatır.Land covers about 30 percent of the surface of the earth.
Tren 30 dakika gecikti.The train is 30 minutes overdue.
30 yıl sonra sınıf birleşimi vardı.There was a class reunion after 30 years.
Coşku içerisinde, 30 dakikalık bir show-zamanı çok çabuk geçti.In all the excitement the 30 minute show-time passed in a flash.
Ne! Bu tişört 3000 yen mi? Bu bir soygun!What! This T-shirt is 3,000 yen? This is a rip-off!
Ne! Bu tişört 3000 yen mi? Kazık bu!What! This T-shirt is 3,000 yen? This is a rip-off!
O, beni 30 dakika bekletti.She kept me waiting for 30 minutes.
Arabayı tamir ettirmek 300 dolara maloldu.It cost $300 to get the car fixed.
O, 30 dakika içinde karşı tarafa vardı.She got to the other side in 30 minutes.
Eylül, nisan, haziran ve kasım'ın 30 günü vardır.Thirty days has September, April, June and November.
Ödemek için 30 güne daha ihtiyacım var.I need 30 more days to pay.
30 yıldır arkadaş olduklarını ilan etti.He declared that they had been friends for 30 years.
Toplam 3000 yene varıyor.The total comes to 3,000 yen.
Saçını kestirmesi ona 3000 yene mal oldu.It cost him 3000 yen to have his hair cut.
Bir gün 30 dereceydi.One day was 30 degrees.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod