10 ile cümle

10 kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
—
HECE
7
ORT. KELİME
Bu otelde kahvaltı sabah saat 07.00 ila 10.00 arasında servis edilmektedirIn this hotel breakfast is served from 7:00 A.M. to 10:00 A.M.
Her yıl bu derneğe 100 Euro ödeme yapıyoruz.Every year we pay 100 euros to this association.
10.5 litre nitrik aside deney için ihtiyacı vardı.She needed 10.5 liters of nitric acid for the experiment.
Ben 1000 tane şeytanın açlığını hissediyorum.I feel the hunger of a 1000 devils.
İzlanda yaklaşık 103.000 kilometrekarelik bir alana sahiptir.Iceland has an area of about 103,000 square kilometres.
Akşam 10'dan önce eve gel.Come home before 10 pm.
Saat 10'dan önce beni kaldırma.Don't wake me up before 10.
Tom Kanada sınırından 10 mil uzakta yaşıyor.Tom lives 10 miles from the Canadian border.
Tom kahverengi kağıt bir çantada Mary'ye 1000 dolar verdi.Tom gave Mary a $1000 in a brown paper bag.
Şimdiden 109 tane devlet Kosova'nın bağımsızlığını tanıdı.Already 109 states have recognized the independence of Kosovo.
Samanyolu, yaklaşık olarak 100 milyar yıldızdan oluşur.The Milky Way consists of about a hundred billion stars.
İstasyona gitmek 10 dakika alır.It takes 10 minutes to get to the station.
Saat 10.00 randevunu kaçırdın.You missed your ten o'clock appointment.
Tom akşam 10.00'dan sonra Mary'nin piyano çalmasına hiç izin vermedi.Tom never permitted Mary to play the piano after 10:00 p.m.
Zeynep çok şişman. Günde beş öğün yer. Zeynep'in ağırlığı 100 kilogramdır.Zainab is very fat. She eats five meals a day. Zainab's weight is 100 kg.
Mary neredeyse 10 yıl haksız yere hapis cezasına çarptırılmıştı.Mary was wrongly imprisoned for nearly 10 years.
Saçınızı değiştirseniz, 10 yıl daha genç görünebilirsiniz.If you changed your hair, you could look 10 years younger.
Çete 100.000 dolar fidye için Tom'u serbest bırakmayı kabul etti.The gang agreed to release Tom for a ransom of $100,000.
Samanyolu galaksisinde 100 milyarın üstünde yıldız vardır.There are over 100 billion stars in the Milky Way galaxy.
Samanyolu 100.000'den fazla ışık yılı genişliğindedir.The Milky Way is over 100,000 light-years wide.
Brahe 1000'den daha fazla yıldızın kataloğunu hazırladı.Brahe catalogued over 1000 stars.
Giotto 10 Temmuz, 1992'de Kuyruklu yıldız Grigg-Skjellerup'la yakın bir karşılaşma yaptı.Giotto made a close encounter with Comet Grigg-Skjellerup on July 10, 1992.
10 dakika içinde uyuyacağım.I'm going to sleep in 10 minutes.
Eğer yaşasaydı, Billie Holiday bugün 100 yaşında olacaktı.If she were still alive, Billie Holiday would be 100 today.
O, üç dakikada 100 şınav çekti.He did 100 push-ups in three minutes.
Bomba 10 saniye içinde patlayacak.The bomb will explode in 10 seconds.
Suda 1/10 oranında seyreltilmiş idrar mükemmel bir gübredir.Urine diluted in water 1:10 is an excellent fertilizer.
Ben matematik sınavından 100 aldım.I scored 100 on the maths exam.
Bazı kaplumbağalar 100 yıldan daha fazla yaşamış.Some turtles have lived more than 100 years.
Son 10 saniyeyi tekrar oynat.Replay the last 10 seconds.
Nihayet Tatoeba'ya değişik dillerde 10,000 cümle katkıda bulundum.Finally I have contributed 10,000 sentences, in various languages, to Tatoeba.
Tom filme 10 üzerinden 7 puan verdi.Tom gave the film a rating of 7 out of 10.
Şu anda yaklaşık 10.000 tweet gönderiliyor.At this very moment, nearly 10,000 Tweets are being sent.
Yaklaşık 10 dakika önce ayrıldı.He left about 10 minutes ago.
100 şekele ihtiyacım var.I need 100 shekels.
O gece saat 10.00'dan sonra barımızda hiç müşteri yoktu.There were no customers in our bar after 10:00 p.m. that night.
Tom %100 doğrudur.Tom is 100% correct.
100 kelimeden daha fazlasını biliyorum.I know more than 100 words.
Mary bir günde yaklaşık 100 cep telefonu mesajı göndermektedir.Mary sends about 100 text messages a day.
Hangisi daha iyidir: Windows XP, Windows Vista, Windows 8 veya Windows 10?Which one is better: Windows XP, Windows Vista, Windows 8 or Windows 10?
"Ne kadar?" "10 dolar olması lazım.""How much is it?" "Ten dollars, I think."
Modern bilgisayarlar saniyede on üzeri dokuz (10^9) işlem yapıyor.Modern computers carry out ten to the ninth power (10^9) operations per second.
Akşam yemeği vaktinde 10 saattir çalışıyor olacağım.I will have worked 10 hours by suppertime.
Hemşire Tom'a anestezi uygularken 10'dan geriye doğru saymasını söyledi.The nurse told Tom to count backwards from ten as she administered the anaesthetic.
Onun 1001 dileği var.She has 1001 wishes.
Mary, Tom gibi yılda 100.000 dolardan az kazanan erkeklerden hoşlanmaz.Mary doesn't like men who make less than $100,000 a year like Tom.
Uyandığımda yerde 10.16 santimetre kar vardı.When I woke up, there were four inches of snow on the ground.
Bir günde 100 euro kazanırım.I earn 100 euros a day.
Yaklaşık saat 10'da yatağa gitti.He went to bed at about 10 o'clock.
Kocam yılda 100.000 dolar kazanır.My husband makes a hundred thousand dollars a year.
100 metreyi 12 saniyede koşabilir.He can run 100 metres in 12 seconds.
Onun maaşı % 10 yükseldi.His salary rose 10%.
Biz bu arabayı 10200 rupiye aldık.We bought this car for 10200 rupees.
Tom'un annesi 103 yaşına kadar yaşadı.Tom's mother lived to be 103.
Bu konuda Tom'a % 100 katılıyorum.I agree with Tom 100% on this.
Ben kararımdan %100 eminim.I'm 100% sure of my decision.
Bu konuda %100 emin değilim.I'm not 100% sure about that.
Sana yüzde 100 katılıyorum.I agree with you 100 percent.
Raporlarda mümkün olan en yüksek puan 10 puandır.The highest amount of points possible on reports is 10 points.
Fatih William 1066 yılında Hastings Savaşı'nda Kral Harold'ı yendi.William the Conqueror defeated king Harold in 1066 at the Battle of Hastings.

İlgili Sayfalar