100 sayfa yazdırmak zorundayım.I have to print 100 pages.
Normal şartlar altında, suyun kaynama sıcaklığı 100 santigrat derece.Under normal conditions, the boiling point of water is 100 degrees Celsius.
Gölün çapı 100 metredir.The lake has a diameter of 100 metres.
Almanlar, Bulge Savaşı sırasında 100.000'den fazla kayıp verdi.The Germans suffered more than 100 000 casualties during the Battle of the Bulge.
100'e kadar nasıl sayılacağını biliyorum.I know how to count to 100.
Temmuz ayına kadar bu listedeki 1000 kelimeyi öğrenmek istiyorum.I want to learn all 1,000 words on this list by July.
Tom, her sabah% 100 saf portakal suyu içiyor.Tom drinks 100% pure orange juice every morning.
Tom gelecek yıl 100 yaşında olacak.Tom will be a centenarian next year.
Tom her sabah kahvaltıdan önce 100 mekik çeker.Tom does 100 sit-ups every morning before breakfast.
Tom her sabah 100 mekik çeker.Tom does 100 sit-ups every morning.
O 100 yaşında.It is 100 years old.
Eyalet hükümeti bir yılda 100 milyon realden fazla yatırım yapacak.The government of the State will invest more than R$ 100 million a year.
Karışıma 100 gram şeker ekle.Add 100 grams of sugar to the mixture.
Karışıma 100 gram şeker ekleyin.Add 100 grams of sugar to the mixture.
Denizaltı 1000 fite kadar dalabilir.The submarine can dive up to a 1000 feet.
1'den 100'e kadar say.Count from one to a hundred.
Bangladeş'te bir tekstil fabrikası çöktüğünde 1000 işçiden daha fazlası öldü.More than a 1000 workers died when a textile factory collapsed in Bangladesh.
İstasyon buradan 100 metre uzaklıktadır.The station is 100 meters from here.
En fazla, feribotta sadece 100 yolcu vardı.At most, there were only 100 passengers on the ferry.
İlk Macaristan kralı 1000 yılında taç giydi.The first king of Hungary was crowned in the year 1000.
Günde 100 avro kazanıyorum.I make 100 euros a day.
En azından 100 kişi katıldı.At least 100 people attended.
Her yıl bu derneğe 100 Euro ödeme yapıyoruz.Every year we pay 100 euros to this association.
Ben 1000 tane şeytanın açlığını hissediyorum.I feel the hunger of a 1000 devils.
Tom kahverengi kağıt bir çantada Mary'ye 1000 dolar verdi.Tom gave Mary a $1000 in a brown paper bag.
Samanyolu, yaklaşık olarak 100 milyar yıldızdan oluşur.The Milky Way consists of about a hundred billion stars.
Zeynep çok şişman. Günde beş öğün yer. Zeynep'in ağırlığı 100 kilogramdır.Zainab is very fat. She eats five meals a day. Zainab's weight is 100 kg.
Çete 100.000 dolar fidye için Tom'u serbest bırakmayı kabul etti.The gang agreed to release Tom for a ransom of $100,000.
Samanyolu galaksisinde 100 milyarın üstünde yıldız vardır.There are over 100 billion stars in the Milky Way galaxy.
Samanyolu 100.000'den fazla ışık yılı genişliğindedir.The Milky Way is over 100,000 light-years wide.
Brahe 1000'den daha fazla yıldızın kataloğunu hazırladı.Brahe catalogued over 1000 stars.
Eğer yaşasaydı, Billie Holiday bugün 100 yaşında olacaktı.If she were still alive, Billie Holiday would be 100 today.
O, üç dakikada 100 şınav çekti.He did 100 push-ups in three minutes.
Ben matematik sınavından 100 aldım.I scored 100 on the maths exam.
Bazı kaplumbağalar 100 yıldan daha fazla yaşamış.Some turtles have lived more than 100 years.
100 şekele ihtiyacım var.I need 100 shekels.
100 kelimeden daha fazlasını biliyorum.I know more than 100 words.
Mary bir günde yaklaşık 100 cep telefonu mesajı göndermektedir.Mary sends about 100 text messages a day.
Onun 1001 dileği var.She has 1001 wishes.
Mary, Tom gibi yılda 100.000 dolardan az kazanan erkeklerden hoşlanmaz.Mary doesn't like men who make less than $100,000 a year like Tom.
Bir günde 100 euro kazanırım.I earn 100 euros a day.
Kocam yılda 100.000 dolar kazanır.My husband makes a hundred thousand dollars a year.
100 metreyi 12 saniyede koşabilir.He can run 100 metres in 12 seconds.
Bu konuda Tom'a % 100 katılıyorum.I agree with Tom 100% on this.
Sana yüzde 100 katılıyorum.I agree with you 100 percent.
100 metre yarışının kazananına genellikle dünyanın en hızlı adamı denir.The winner of the 100m race is often called the world's fastest man.
Kanada'dan Andre de Grasse 100 metre yarışında bronz madalya kazandı.Canada's Andre de Grasse won the bronze medal in the 100m race.
Bu petrol kuyusu günde 100 varilden daha fazla üretiyor.This oil well produces more than 100 barrels per day.
Sıcaklık en az 100 derece idi.The temperature was at least 100 degrees.
5 kere 20 100'dür.5 times 20 is 100.
Tom, % 100 hatalısın.Tom, you are 100% wrong.
100.000 tane Vietnamlı mülteci bir sorun olmazdı.100 000 Vietnamese refugees would not have been a problem.
Tom'un söylediği şey% 100 doğru değil.What Tom said isn't 100% true.
Tom 100 şınav çekebiliyor.Tom can do a hundred pushups.
Her yıl kıyı akıntıları ile 100 kişinin öldüğü tahmin ediliyor.It is estimated that 100 people are killed by rip currents annually.
Tom 100'lük bir öğrenci, değil mi?Tom is a straight-A student, isn't he?
10 artı 10 eşittir 100.10 plus 10 equals 100.
En hoşuma giden mağazalar 1001 çeşit AVM'lerdir.“Everything for 50 rubles” is my favorite store.
İdam sırasını bekleyen 1000'den fazla mahkumdan biri o.He's one of the more than 1,000 inmates on death row.
Bu dava için 1000 avro teminata ihtiyacımız olduğunu lütfen unutmayın.Please also note that, we need to 1000 EUR GOP for this case.