Rodolfo girer ve gizlice masa üzerindeki sürahisinin içindeki suya zehir tozunu karıştırır.鲁道夫溜进来把放了毒药的水壶放到桌上。
(Öğretmen için: "Şuradan veya buradan, şunu veya bunu dillendirirsem tepki alır mıyım?"音高重音於要么 -eyé- (早期吠陀梵語)要么 -éye- (後期,或其他地方?
Tek bir kurşun ile suratını dağıtmıştı.他當時帶著一把散彈槍。
Kişi başına düşen milli gelir süratle yükseldi.自此,他的人氣立時急促地冒升起來。
Deri Surat ise gecenin karanlığında kaybolur.好望号逐渐消失在黑暗中。
Kendisinden nefret ettiğini suratına vura vura, bağırarak ağlaya ağlaya söyler.他看著我的臉還哭出來了,連我自己都想哭。
Kaldı şurada altı ayımız.이후 6개월 .
En son güncel listeyi şuradan görebilirsiniz.최종 결과는 여기서 참조하였다.
Sonra kaşlarını çattı, suratını astı.그는 코가 깨지고 자신의 얼굴이 찢어졌다.
(Konumunun değişim oranı) Ortalama sürat ise toplam alınan yolun toplam zamana bölünmüş halidir.중동분에서 모든 행의 상속이 변이하는 것을 가립하여 늙는 것이라 한다."
Dünya, Güneş çevresinde yaklaşık olarak 30 km/s süratle döner.지구는 태양 주위의 궤도를 따라 30 km/s의 속력으로 이동한다.
Şu sürahiyi mutfağa götür.故 나무저 부엌파 일원.
Son sürat yetişirler.마지막부근에 빠른속도를 주의해야한다.
Suratı sadece orada gözükür.얼굴이 말의 모습을 하였다.
Sürahiyi ağzına kadar doldurdum.이때 쓰이는 글씨는 동판에 새겨 찍어냈다.
İşte meydanı şuradadır, burada dükkanlar vardır...저서로는 《창진집》이 있다.
Melekler kadar güzel suratının altında karanlıkları saklayan bir kadın.Taylan'la evli ve bir oğlu var.방황하던 이십대 때 명숙의 말썽쟁이 딸 제니와 결혼해 아들 건호가 있다.
Sürahi, ona “Salak geldin salak gideceksin Kadriye” demektedir.경찰은 그를 머저리 미치광이라 부르며 쫓아냈다.
Küreler değişik süratlerde hareket ediyordu.영지주의자들은 다양한 시대에 걸쳐 활동하였다.
Makalesi şuradan görülebilir; sayfa 10-12.이호일, 위의 책, 410 ~ 412쪽.
1955 yılında tahttan çekildi ve babası Norodom Suramarit yeni kral oldu.그러나 1955년 아들 노로돔이 폐위되고 남편 노로돔 수라마리트가 왕위 되면서 왕비가 된다.
Ocak 2006'da birkaç küçük grupla birleşerek "Mücahit Şura Meclisi" adını aldı.2006년 1월, 이 단체는 여러 개의 소규모 이라크 반군 단체와 합병하여 모조직 형식으로 무자헤딘 슈라 위원회라는 이름으로 개명했다.
Rodolfo girer ve gizlice masa üzerindeki sürahisinin içindeki suya zehir tozunu karıştırır.רודולפו נכנס, ומוזג רעל לתוך קנקן שעל השולחן.
Framestore, İki-Yüz'ün yaralı suratı için yüz yirmi bilgisayar yapı noktası yarattı.חברת האפקטים Framestore יצרה 120 שוטים של גרפיקה ממוחשבת כדי להמחיש את מראהו החרוך של דו-פרצוף.
Küreler değişik süratlerde hareket ediyordu.החפירות התקיימו בשכבות שונות.
Onun için suratı ifadesizdir.פניו אינם נראים בתמונה.
Hollanda'dan Ard Schenk sürat pateni yarışında üç altın madalya kazanmıştır.ארד סחנק (הולנד הולנד) זכה ב-3 מדליות זהב בהחלקה מהירה.
Ama şurası kesindi ki, Rollet kendini bir kurt gibi hissediyordu.מאילך, לורנס הופך לסירוגין לאיש זאב.
İnsaat yapımı kolay ve süratlidir.תהליך ההחלמה הוא קל ודי מהר.
Nesneyi havada tutan şey süratidir.מה שעשיתם בתחום המים הוא דבר מדהים.
"Nur Yerlitaş: Yolda suratıma tüküren oldu!".השמש קפחה על פנינו..."
“Soldan, ricat diye yüksek bir ses işitildi ve bütün hat süratle geriye aktı.”כל מה שאני צריך זה להרוס את יד שמאל, ואז 100% מהגפיים שלי יצאו מכלל שימוש)".
Sürahiyi ağzına kadar doldurdum.הגביע משונן בשפתו.
1870'te ise "Şuray-ı Devlet Baş Katibi" yapıldı.מאז 1801 נקראת "של הנשיא" (The President's Own).
Otomobili, sürat limitine rağmen, çok hızlı kullanıyordu.למרות הגבלה זו היה קצב האש מהיר מדי עבור המסוק.
Şura-yı Devlet üyeliğine atandı.הוא מונה למועצה המדינית.
Süratli, atın biraz daha hızlı bir yürüyüş biçimidir.ריצה היא צורת התנועה המהירה ביותר של בעלי רגליים.
İsrafil'in görevi kıyamet günü sûra üflemektir.Кийама (Йаум-ул-Кийама) – Деня на възкресението, Съдния ден.
Bugün, surasang (geleneksel saray mutfağı) bütün nüfusta mevcuttur.В днешно време, сурасан (традиционна придворна кухня) е достъпна за цялото население.
Maide Suresi (Arapça: سورة المائدة, Surat'ul Maide), Kur'an'ın beşinci suresidir.В неговото ядро е Петокнижието – Тора, смятано за пряко божие слово.
Oldukça süratli ve teknik bir futbolcu.Той е много бърз, техничен и офанзивен футболист.
Hollanda'dan Ard Schenk sürat pateni yarışında üç altın madalya kazanmıştır.Холандецът Ард Шенк печели три златни медала в бързото пързаляне с кънки.
Kadınların birinin elinde flüt vardır, diğeri ise sürahi taşımaktadır.Едната жена държи книга и меч, а другата цвете.
Suratı sadece orada gözükür.Там те му разкриват нейното лице.
Sonra kaşlarını çattı, suratını astı.Но веднъж се подхлъзнало и си счупило главата.
"Evet sevgili arkadaşım, sonuç şuraya çıkıyor: bir şey yapmak için önce bir şey olmalısın.Думата произлиза от предприемам нещо, т.е. започвам да се занимавам с нещо.
Şu sürahiyi mutfağa götür.Листата му се използват в кулинарията.
Kaldı şurada altı ayımız.Там той остава шест години.
Sürahiyi ağzına kadar doldurdum.Лопатката е плътно прилепнала към тялото.
Şurası bir gerçektir ki Kur’an-ı Kerim şiir değildir.Пример: Акростихът не може да бъде вид поема.
Acara Yüksek Şurası.Тази статия е за върха.
Şarkıların, suratlarının ortasına fırlatılması gerek” Daha sonra her şey yeniden başladı.Заснети са клипове към заглавната песен и „Всичко свърши“.
Bu dinozorlar süratli ve yırtıcı olabilir.Бойлерите могат да бъдат проточни и обемни.
İlk evrede tedavi pentamidine veya suramin isimli ilaҫlarla yapılır.Лечението през първия стадий е чрез лекарствата пентамидин или сурамин.
Naceri, Kasım 2005'te, Paris'te restoranda 22 yaşındaki adama saldırdı ve suratına bir küllük attı.През ноември 2005, след чакане на закъснял гост, обезобразил 22-годишен мъж с пепелник.
Katil Doğanlar (Natural Born Killers) Deri Surat."Rođeni ubojice" (Natural Born Killers, 1994.)
Sürahiyi ağzına kadar doldurdum.Naprjedovao je do vrha.
En son güncel listeyi şuradan görebilirsiniz.Kompletne rezultate možete pogledati ovdje.
Framestore, İki-Yüz'ün yaralı suratı için yüz yirmi bilgisayar yapı noktası yarattı.Framestore je dizajnirao 120 kompjuterski generiranih kadrova Dentovog unakaženog izgleda.
Yeni bir tüzük hazırlanıp Devlet Şurası tarafından onaylandı.Izvršen je puč, a na vlast je postavljena vojska.