şule ile cümle
şule kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Süleymanın yaptırdığı eşyalar o kadar çoktu ki, kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.Vua Sa - lô-môn chế các đồ ấy thật nhiều lắm ; còn số cân của đồng thì người_ta không biết .
Süleymanın yaptırdığı eşyalar o kadar çoktu ki, kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.Vua Sa-lô-môn chế các đồ ấy thật nhiều lắm; còn số cân của đồng thì người ta không biết.
Süleymanın yaptırdığı eşyalar o kadar çoktu ki, kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.И сделал Соломон все вещи сии в великом множестве, так что не знали веса меди.
Süleymanın yaptırdığı eşyalar o kadar çoktu ki, kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.Така Соломон направи всички вещи, толкоз много, щото теглото на медта не можеше да се пресметне.
Süleymanın yaptırdığı eşyalar o kadar çoktu ki, kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.ויעש שלמה כל הכלים האלה לרב מאד כי לא נחקר משקל הנחשת׃
Süleymanın yaptırdığı eşyalar o kadar çoktu ki, kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.وعمل سليمان كل هذه الآنية كثيرة جدا لانه لم يتحقق وزن النحاس.
Süleymanın yaptırdığı eşyalar o kadar çoktu ki, kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.所 羅 門 製 造 的 這 一 切 甚 多 . 銅 的 輕 重 、 無 法 可 查
Süleymanın yaptırdığı eşyalar o kadar çoktu ki, kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.所羅門 製造 的 這一切 甚多 . 銅 的 輕重 、 無法 可查
Süleymanın yük taşıyan 70 000, dağlarda taş kesen 80 000 adamı vardı.Además, Salomón tenía 70.000 cargadores y 80.000 canteros en la región montañosa
Süleymanın yük taşıyan 70 000, dağlarda taş kesen 80 000 adamı vardı.Ezenkivül Salamonnak hetvenezer teherhordója, és nyolczvanezer kõvágója volt a hegyen.
Süleymanın yük taşıyan 70 000, dağlarda taş kesen 80 000 adamı vardı.In Salomon jih je imel sedemdeset tisoč, ki so nosili bremena, in osemdeset tisoč njih, ki so sekali v gorah,
Süleymanın yük taşıyan 70 000, dağlarda taş kesen 80 000 adamı vardı.솔로몬에게 또 담군이 칠만인이요 산에서 돌을 뜨는 자가 팔만인이며
Süleymanın yük taşıyan 70 000, dağlarda taş kesen 80 000 adamı vardı.Měl také Šalomoun sedmdesáte tisíc nosičů, a osmdesáte tisíc těch, kteříž tesali na hoře,
Süleymanın yük taşıyan 70 000, dağlarda taş kesen 80 000 adamı vardı.Och Salomo hade sjuttio tusen män som buro bördor, och åttio tusen som höggo sten i bergen,
Süleymanın yük taşıyan 70 000, dağlarda taş kesen 80 000 adamı vardı.Salomo hadde sytti tusen bærere og åtti tusen stenhuggere på fjellene,
Süleymanın yük taşıyan 70 000, dağlarda taş kesen 80 000 adamı vardı.Salomo havde 70.000 Lastdragere og 80.000 Stenhuggere i Bjergene
Süleymanın yük taşıyan 70 000, dağlarda taş kesen 80 000 adamı vardı.Sa-lô-môn còn có bảy vạn người khiêng gánh , và tám vạn người đẽo đá trong
Süleymanın yük taşıyan 70 000, dağlarda taş kesen 80 000 adamı vardı.Sa-lô-môn còn có bảy vạn người khiêng gánh, và tám vạn người đẽo đá trong
Süleymanın yük taşıyan 70 000, dağlarda taş kesen 80 000 adamı vardı.Tinha também Salomão setenta mil que levavam as cargas, e oitenta mil que talhavam pedras nas montanhas,
Süleymanın yük taşıyan 70 000, dağlarda taş kesen 80 000 adamı vardı.Und Salomo hatte siebzigtausend, die Last trugen, und achtzigtausend, die da Steine hieben auf dem Berge,
Süleymanın yük taşıyan 70 000, dağlarda taş kesen 80 000 adamı vardı.Και ειχεν ο Σολομων εβδομηκοντα χιλιαδας αχθοφορων και ογδοηκοντα χιλιαδας λιθοτομων εν τω ορει
Süleymanın yük taşıyan 70 000, dağlarda taş kesen 80 000 adamı vardı.Еще у Соломона было семьдесят тысяч носящих тяжести и восемьдесят тысяч каменосеков в горах,
Süleymanın yük taşıyan 70 000, dağlarda taş kesen 80 000 adamı vardı.Соломон имаше и седемдесет хиляди бременосци и осемдесет хиляди каменоделци в планините,
Süleymanın yük taşıyan 70 000, dağlarda taş kesen 80 000 adamı vardı.ויהי לשלמה שבעים אלף נשא סבל ושמנים אלף חצב בהר׃
Süleymanın yük taşıyan 70 000, dağlarda taş kesen 80 000 adamı vardı.وكان لسليمان سبعون الفا يحملون احمالا وثمانون الفا يقطعون في الجبل
Süleymanın yük taşıyan 70 000, dağlarda taş kesen 80 000 adamı vardı.所 羅 門 用 七 萬 扛 抬 的 、 八 萬 在 山 上 鑿 石 頭 的
Süleymanın yük taşıyan 70 000, dağlarda taş kesen 80 000 adamı vardı.所羅門 用 七 萬 扛 抬的 、 八萬 在 山上 鑿 石頭的
Süleyman kendine, yapımı on üç yıl süren bir saray yaptırdı.Aber an seinem Hause baute Salomo dreizehn Jahre, daß er's ganz ausbaute.
Süleyman kendine, yapımı on üç yıl süren bir saray yaptırdı.A svoj dom staväl Šalamún trinásť rokov, a tak dostavil celý svoj dom.
Süleyman kendine, yapımı on üç yıl süren bir saray yaptırdı.Azután a maga házát építé Salamon tizenhárom esztendeig, a mely alatt elvégezé az õ házát egészen.
Süleyman kendine, yapımı on üç yıl süren bir saray yaptırdı.Después Salomón edificó su propia casa en trece años, y terminó toda su casa
Süleyman kendine, yapımı on üç yıl süren bir saray yaptırdı.솔로몬이 자기의 궁을 십삼년 동안 건축하여 그 전부를 준공하니라
Süleyman kendine, yapımı on üç yıl süren bir saray yaptırdı.Men på sitt eget hus byggde Salomo i tretton år, innan han fick hela sitt hus färdigt.
Süleyman kendine, yapımı on üç yıl süren bir saray yaptırdı.Mutta omaa linnaansa Salomo rakensi kolmetoista vuotta ja sai niin koko linnansa valmiiksi.
Süleyman kendine, yapımı on üç yıl süren bir saray yaptırdı.På sit Palads byggede Salomo i tretten År; så fik han hele sit Palads færdigt.
Süleyman kendine, yapımı on üç yıl süren bir saray yaptırdı.På sitt eget hus bygget Salomo i tretten år før han blev ferdig med hele huset.
Süleyman kendine, yapımı on üç yıl süren bir saray yaptırdı.Potem dom swój budował Salomon przez trzynaście lat, i dokonał wszystkiego domu swego.
Süleyman kendine, yapımı on üç yıl süren bir saray yaptırdı.Potom stavěl Šalomoun dům svůj za třinácte let, až jej všelijak dostavěl.
Süleyman kendine, yapımı on üç yıl süren bir saray yaptırdı.Salomão edificou também a sua casa, levando treze anos para acabá-la.
Süleyman kendine, yapımı on üç yıl süren bir saray yaptırdı.Salomo membangun juga istana untuk dirinya. Pembangunan istana itu makan waktu tiga belas tahun
Süleyman kendine, yapımı on üç yıl süren bir saray yaptırdı.Salomon bâtit encore sa maison, ce qui dura treize ans jusqu`à ce qu`il l`eût entièrement achevée.
Süleyman kendine, yapımı on üç yıl süren bir saray yaptırdı.Sa-lô-môn cũng cất cung điện mình, xong mọi việc trong mười ba năm.
Süleyman kendine, yapımı on üç yıl süren bir saray yaptırdı.Sa-lô-môn cũng cất cung_điện mình , xong mọi việc trong mười_ba năm .
Süleyman kendine, yapımı on üç yıl süren bir saray yaptırdı.Salomone costruì anche la propria reggia e la portò a compimento in tredici anni
Süleyman kendine, yapımı on üç yıl süren bir saray yaptırdı.Solomon şi -a mai zidit şi casa lui, şi a ţinut treisprezece ani pînă cînd a isprăvit -o de tot.
Süleyman kendine, yapımı on üç yıl süren bir saray yaptırdı.Svojo hišo pa je Salomon zidal trinajst let, dokler je ni vse dokončal.
Süleyman kendine, yapımı on üç yıl süren bir saray yaptırdı.Toen bouwde Salomo zijn eigen paleis, waar hij dertien jaar over deed.
Süleyman kendine, yapımı on üç yıl süren bir saray yaptırdı.Και τον οικον αυτου ωκοδομησεν ο Σολομων εις δεκατρια ετη, και ετελειωσεν ολον τον οικον αυτου.
Süleyman kendine, yapımı on üç yıl süren bir saray yaptırdı.А свой дом Соломон строил тринадцать лет и окончил весь дом свой.
Süleyman kendine, yapımı on üç yıl süren bir saray yaptırdı.А Соломон строеше своята къща тринадесет години, докато свърши цялата си къща.
Süleyman kendine, yapımı on üç yıl süren bir saray yaptırdı.ואת ביתו בנה שלמה שלש עשרה שנה ויכל את כל ביתו׃
Süleyman kendine, yapımı on üç yıl süren bir saray yaptırdı.واما بيته فبناه سليمان في ثلاث عشرة سنة واكمل كل بيته.
Süleyman kendine, yapımı on üç yıl süren bir saray yaptırdı.所 羅 門 為 自 己 建 造 宮 室 、 十 三 年 方 纔 造 成
Süleyman kendine, yapımı on üç yıl süren bir saray yaptırdı.所羅門 為 自己 建造 宮室 、 十三 年 方 纔 造成
Süleyman Keruvları da altınla kaplattı.A pokryl cherubov zlatom.
Süleyman Keruvları da altınla kaplattı.Erano anch'essi rivestiti d'oro
Süleyman Keruvları da altınla kaplattı.És beborítá a Kérubokat aranynyal.
Süleyman Keruvları da altınla kaplattı.In prevlekel je keruba z zlatom.
Süleyman Keruvları da altınla kaplattı.I powlókł one Cherubiny złotem.
Süleyman Keruvları da altınla kaplattı.Ja hän päällysti kerubit kullalla.