şovalye ile cümle

şovalye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Lainez sarayda önemli bir devletadamı, şövalyedir ve birçok savaşta yer almıştır.Diego Lainez byl dvořan, úředník a rytíř, který se účastnil několika bitev.
Taç şövalyeleri mütevazi olurlar.Korunní lístky jsou vejčité.
Pierre d'Aubusson'ın talebi üzerine dökülen Hospitalier Şövalyeleri havan topu.Posádku maltézských rytířů vedl velmistr Pierre d'Aubusson.
Yetenekli bir müzisyen ve şövalye olduğu düşünülürdü.Byl také talentovaný skladatel a schopný hudebník a malíř.
Kara Şövalye'nin senaryosunu Christopher ve kardeşi Jonathan Nolan yazmıştır.Námět filmu a scénář napsali bratři Chris a Jonathan Nolanovi.
13 Kraliyet Şovalyesinden biridir.Je jeden ze tří valgských králů.
Britanyalı ve Yabancı Şövalyelik Nişanları.Almanach českých šlechtických a rytířských rodů.
Daha sonra da Tapınak Şövalyeleri'ne verildi.Později byli držiteli hradu Hroznatovci.
1849'da şövalye komutan olarak onurlandırıldı.V roce 1849 byl jmenován rytířem Čestné legie.
Herkes, yakınlardaki benzin istasyonunda, şövalyeler tekrar saldırmadan birlik olmaya çalışır.Při návštěvě jedné z bojových jam na ně opět zaútočí vzpurní obyvatelé.
"Kara Şövalye"."Starohesenské rytířstvo".
Tam takım bir şövalyeyi çok rahat öldürebilirdi.Rytířem se mohl stát výlučně mladý muž.
Şövalyeler, üzerinde siyah bir haç olan uzun beyaz elbiseler giyerlerdi.Rytíři nosili bílý oděv s červeným řádovým křížem.
Şehirde sadece 2 tane şövalye kalmıştı.Ve městě zůstali jen monarchisté.
Şövalye (Knight): Şövalye savaşan bir karakterdir.Jejich snem bylo stát se rytířem (konach).
Bir şövalyenin tek özelliği savaşması değildi.Takový útěk je pro rytíře nepřípustný.
Bu açıdan Buşido Orta Çağ Avrupa'sındaki şövalyelik kurallarına benzemektedir.Způsob života rádžputů připomínal život rytířů ve středověké Evropě.
Sir Şövalye unvanı ile de şereflendirilmiştir.Přizváni byli také Vašák s Rytířem.
Gül ŞÖvalyesi, tarikattaki en yüksek rütbedir.Červený kapr, nejslabší pokemon vůbec.
Şövalyelerin Oxford'a, Boyle'ın gelmesinden biraz zaman önce yerleştikleri düşünülmektedir.To naznačuje, že dodo z Oxfordu byl zastřelen ještě před přepravou do Británie nebo nějaký čas po příjezdu.
Şövalyeler sonraki yazarlar tarafından epeyce bahsedildi.Inspiroval řadu pozdějších spisovatelů.
Johann Weyer onu dev gibi bir atın üzerindeki bir şövalye olarak betimledi.Este descris de către Johann Weyer în formă de cavaler urcat pe un cal enorm.
Bir şövalyedir.A fost un cavaler.
O, 1662 tarihinden ölümüne kadarTeutonic Şövalyeleri'nin Büyük Ustasıydı.A fost Mare Maestru al Cavalerilor Teutoni din 1662 până la moartea sa.
Şövalyeler, üzerinde siyah bir haç olan uzun beyaz elbiseler giyerlerdi.Cavalerii teutoni purtau veșminte albe prevăzute cu o cruce neagră.
13 Kraliyet Şovalyesinden biridir.Adevărata față a unui Cavaler 21.
1342) Geoffroi de Charny, Fransız şövalye ve yazar (d.Geoffroi de Charny, cavaler și scriitor francez (d.
Honos, Roma mitolojisinde onur, askeri adalet ve şövalyelik tanrısıydı.În mitologia romană, Honos erau zeul cavalerismului, al onoarei și al justiției militare.
Daha sonra da Tapınak Şövalyeleri'ne verildi.Ulterior a fost încredințată cavalerilor teutoni.
1998'de şövalye ilan edilmiştir.În 1998 a fost numit Cavaler cl.
Sovalyeler şehrin teslim olmayacağını bildirdiler.Bosniacii au refuzat să predea orașul.
Tüm Gizemleriyle Tapınak Şövalyeleri (Knights Templar).Cavalerii templieri și mitul acestora.
Estonya Töton Şövalyeleri tarafından 13. yüzyılda Hristiyanlaştırılmıştır.Țara a fost creștinată de către cavalerii teutoni în secolul al XIII-lea.
Bu tarihten sonra şövalyeler, Malta Şövalyeleri olarak anılmaya başladı.De atunci, ordinul poartă denumirea de Ordinul cavalerilor de Malta.
Yalnızca 100 şövalye Kastilya'ya geri dönebilmiştir.Doar patruzeci de cazaci s-au mai reîntors la casele lor.
İçinde bir şövalye vardır.În ea s-a așezat un călugăr unit.
Şövalyeler sonraki yazarlar tarafından epeyce bahsedildi.Povestirile sale au fost apreciate de către unii scriitori.
1932 yılında şövalye unvanını aldı.În 1832 i se acordă titlul de cavaler.
9 Temmuz 1941'de Şövalye Demir Haçı ile ödüllendirildi.În iulie 1941, i-a fost acordatǎ Crucea de Cavaler a Crucii de Fier cu Frunze de Stejar.
Soylu şövalyeler kendi atlarını kesip yediler.Iară un Purice aprodul i-au dat calul lui.
Şövalye ^Călugăreanu.
İskoç şövalyeler kaçtılar ve Edward'ın adamları saldırdılar.A skót lovagok menekültek és Edward emberei elkezdték támadni a schiltronokat.
Katedral şövalyeleri genellikle yüksek rütbeli sivil ya da askeri görevlilerden oluşmaktaydı.A rend lovagjai többnyire magas rangú állami tisztviselők vagy katonatisztek voltak.
Şövalyeler sonraki yazarlar tarafından epeyce bahsedildi.A kolostorban a későbbiekben is éltek kiváló írók.
Britanyalı ve Yabancı Şövalyelik Nişanları.A brit és külföldi bibliatársulat.
Dönemin tarihçisi Anna Komnini'ye göre 500 şövalyenin de aralarında bulunduğu 10.000 asker öldü.A normann táborban járvány tört ki, Anna Komnéné szerint tízezer katona halt meg, köztük 500 lovag.
Yetenekli bir müzisyen ve şövalye olduğu düşünülürdü.Hamar nyilvánvalóvá vált, hogy tehetséges zenész és előadó.
Ordu, 30.000 adamdan ve onları destekleyen 1.300 Norman şövalyeden oluşmaktaydı.A sereg 20 ezer katonából, közte 1300 normann lovagból állt.
Şehirde sadece 2 tane şövalye kalmıştı.A városban még két kolostor is volt.
1998 yılında yer bilimlerinde verdiği hizmetler için şövalye ilan edilerek ödüllendirildi.2003-ban a tudomány érdekében végzett szolgálataiért lovaggá ütötték.
Galaktik Cumhuriyet bölgeye birkaç Jedi Şövalyesi göndererek olaya el atar.A Köztársaság kancellárja ezért két Jedi lovagot bíz meg azzal, hogy oldják meg a konfliktust.
Bir şövalyedir.A lovag boldog.
Rhaegar ikisini de şövalye yapmıştır ve kendileri yakın arkadaşı olarak kalmışlardır.Rendzsi együtt nőtt fel Rukiával, így nagyon jó barátok.
Öte yandan Malta Şövalyeleri, Akdeniz'de Türk gemilerine taciz saldırılarına devam ettiler.A következő években a lovagok folytatták tengeri rajtaütéseiket a török hajók ellen.
Yavaş yavaş diğer şövalyeler de salondan çıkarlar.Ekkor récsényi lovagok szerzik meg a falut.
Sovalyeler şehrin teslim olmayacağını bildirdiler.A védők megtagadták a vár feladását.
Daha çok bir şövalyeye benzer.Hasonlít egy óriásra.
Ölümünden çok kısa bir süre önce, 1992 yılında, kendisine şövalye unvanı verilmiştir.Halála előtt két évvel, 1909-ben lovaggá ütötték.
Yalnızca 100 şövalye Kastilya'ya geri dönebilmiştir.Huszti Szabolcs visszatérhet a Bundesligába. .
17 Nisan 1945'te Şövalye Demir Haç ile ödüllendirildi.1945. április 17-én megkapta a Vaskereszt Lovagkeresztjét.
İlgili Sayfalar