şoldu ile cümle

şoldu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Çiçekler koparıldığında kısa sürede soldu.Flowers soon fade when they have been cut.
Çiçekler susuzluktan soldu.The flowers died for lack of water.
Yılanları çok düşünme onu solduruyor.The very thought of snakes makes her turn pale.
Elbise yıkandığında rengi soldu.The color ran when the dress was washed.
Haberi duyduğunda, o soldu.On hearing the news, she turned pale.
Haber karşısında rengi soldu.She turned pale at the news.
Yatak odası perdeleri kenarlarında soldu.The bedroom curtains have faded at the edges.
Birdenbire onun yüzü soldu.Suddenly, her face was pale.
Kuraklıktan dolayı, çim soldu.Because of the drought, the grass has withered.
Bahçedeki çiçekler soldu.The flowers in his garden have withered.
O, soldu.He lost color.
O, onu görür görmez rengi soldu.He turned pale the instant he saw her.
Onun yüzü soldu.His face turned pale.
Çiçeklerin hepsi soldu.The flowers have all withered.
Güller soldu ve Ania çok ağladı.Roses withered and Ania cried very much.
Zaman gülleri soldurur, fakat dikenleri kırar.Time withers the roses, but wears down the thorns.
Tom soldu.Tom turned pale.
Tom'un rengi soldu.Tom went pale.
Haberi duyduktan sonra soldu.She became pale after hearing the news.
Tom'un yüzü soldu.Tom's face paled.
Güneş araziyi kavurup ekinleri soldurmuş.The sun scorched the land and withered the crops.
Vazodaki çiçekler soldu.The flowers in the vase were wilted.
Renk soldu.The color has faded.
Çiçekler çok çabuk solduğu için tamamını bir kerede yapmak gerekiyor."Because the flowers wilt quickly and it's a matter of doing the whole thing in one go."
Onlar adaletsizliğin solduran ateşinde solmuşlardı.[crowd clapping]
Özellikle mürekkebin solduğu ve sayfaların sarardığı daha eski kitaplarda,Especially for older books where the ink has faded and the pages have turned yellow,
Çünkü çiçek açtığında,harika bir kokuya sahiptir,fakat solduğunda,çöpe atılır.Because when it blooms, it has a wonderful fragrance, but when it wilts, it is thrown away.
Babamın zayıflayıp solduğunu ve öldüğünü gördüm.I saw my father wither away and die.
Yeni şarabın sonu geldi, Asmalar soldu, Bir zamanlar sevinçli olanların hepsi inliyor.The new wine mourns. The vine languishes. All the merry-hearted sigh.
GörüntüEklentisi_ SoldurmaCommentImagePlugin_Solarize
Soldurma hedef rengi:Dim target color:
Soldurma çarpanı:Dim factor:
Çıkış penceresi gösterilirken ekranı soldurNameDesaturate the desktop when displaying the logout dialog
& SoldurFade
Bir resmi soldur. NameDither an image.
Soldurma SüzgeciCommentDodge Filter
Onun yüzü soldu.Er wurde blass.
Çiçekler çok çabuk solduğu için tamamını bir kerede yapmak gerekiyor."Denn die Blumen verwelken schnell, und das Ganze muss in einem Zug gemalt werden“.
Çiçek solduğunda kendisine gelmesini ister.Dort wartet er mit Blumen auf sie.
Erişim tarihi: 7 Kasım 2008. ^ "Güldünya göre göre soldu".24. Oktober 2008, abgerufen am 7. November 2008 (englisch): „as to look almost frozen.
Kemanın en ince sesi ise ince soldur.Die älteste Glocke ist das sog. Adämchen resp.
Haberleri dinlerken, yüzü soldu.En entendant la nouvelle, il pâlit.
Yüzündeki tüm renkler soldu.Son visage perdit toutes ses couleurs.
Çiçekler çok çabuk solduğu için tamamını bir kerede yapmak gerekiyor."Porque las flores se marchitan enseguida y hay que pintarlo todo de una vez.
Çiçekler çok çabuk solduğu için tamamını bir kerede yapmak gerekiyor."Pois as flores murcham rapidamente e é uma questão de fazer tudo de uma vez".
Çünkü yang soldur ve Tanrı, yangın efendisidir.Deus e somente Deus é o Senhor da consciência.
Vazodaki çiçekler soldu.Florile din vază s-au ofilit.
Kemanın en ince sesi ise ince soldur.Puisen huilun ääni on metallista pehmeämpi.
Yaklaşık olarak, Libération'ın editorial bakış açısı günümüzde merkez soldur.Pada umumnya, sudut pandang editorial Libération saat ini adalah kiri-tengah.
Çiçekler çok çabuk solduğu için tamamını bir kerede yapmak gerekiyor."Bunga-bunga cepat layu, sehingga harus dibuat pada saat itu juga."
Çiçekler çok çabuk solduğu için tamamını bir kerede yapmak gerekiyor."Vì hoa sẽ héo nhanh chóng nên vấn đề là phải làm toàn bộ việc trong một lần duy nhất. "
Çiçek solduğunda kendisine gelmesini ister.Hái vào lúc cây đang ra hoa.
Yaklaşık olarak, Libération'ın editorial bakış açısı günümüzde merkez soldur.おおまかには、現在のリベラシオンの編集見解は、中道左派である。
Çiçekler çok çabuk solduğu için tamamını bir kerede yapmak gerekiyor."주로 바람에 날려 수분되기 때문에 한꺼번에 많은 꽃가루를 일시에 날려보낸다.
aklından geçenler onu ürküttü, benzi soldu; eli ayağı tutmaz oldu, dizlerinin bağı çözüldü.Hij verbleekte en werd bang. Zo bang dat zijn knieën knikten en zijn benen het begaven.
aklından geçenler onu ürküttü, benzi soldu; eli ayağı tutmaz oldu, dizlerinin bağı çözüldü.Ia menjadi pucat pasi dan begitu ketakutan sehingga lututnya gemetaran
aklından geçenler onu ürküttü, benzi soldu; eli ayağı tutmaz oldu, dizlerinin bağı çözüldü.이에 왕의 즐기던 빛이 변하고 그 생각이 번민하여 넓적다리 마디가 녹는 듯하고 그 무릎이 서로 부딪힌지라
aklından geçenler onu ürküttü, benzi soldu; eli ayağı tutmaz oldu, dizlerinin bağı çözüldü.אדין מלכא זיוהי שנוהי ורעינהי יבהלונה וקטרי חרצה משתרין וארכבתה דא לדא נקשן׃
aklından geçenler onu ürküttü, benzi soldu; eli ayağı tutmaz oldu, dizlerinin bağı çözüldü.حينئذ تغيّرت هيئة الملك وافزعته افكاره وانحلّت خرز حقويه واصطكت ركبتاه.
aklından geçenler onu ürküttü, benzi soldu; eli ayağı tutmaz oldu, dizlerinin bağı çözüldü.就 變 了 臉 色 、 心 意 驚 惶 、 腰 骨 好 像 脫 節 、 雙 膝 彼 此 相 碰

İlgili Sayfalar