şoku ile cümle
şoku kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
küflü taşları söküp kentin dışına, kirli sayılan bir yere atmaları için buyruk verecek.Rozkáže vyníti kamení, na němž by rána taková byla, a vyvrci je ven za město na místo nečisté.
küflü taşları söküp kentin dışına, kirli sayılan bir yere atmaları için buyruk verecek.să poruncească să se scoată pietrele atinse de rană, şi să le arunce afară din cetate într'un loc necurat.
küflü taşları söküp kentin dışına, kirli sayılan bir yere atmaları için buyruk verecek.skal Præsten give Ordre til at udtage de angrebne Sten og kaste dem hen på et urent Sted uden for Byen
küflü taşları söküp kentin dışına, kirli sayılan bir yere atmaları için buyruk verecek.thì phải truyền gỡ mấy cục đá bị vít lây, liệng ra ngoài thành trong một nơi dơ dáy;
küflü taşları söküp kentin dışına, kirli sayılan bir yere atmaları için buyruk verecek.thì_phải truyền gỡ mấy cục đá bị vít lây , liệng ra ngoài thành trong một nơi dơ_dáy ;
küflü taşları söküp kentin dışına, kirli sayılan bir yere atmaları için buyruk verecek.то священник прикажет выломать камни, на которых язва, и бросить их вне города на место нечистое;
küflü taşları söküp kentin dışına, kirli sayılan bir yere atmaları için buyruk verecek.וצוה הכהן וחלצו את האבנים אשר בהן הנגע והשליכו אתהן אל מחוץ לעיר אל מקום טמא׃
küflü taşları söküp kentin dışına, kirli sayılan bir yere atmaları için buyruk verecek.يأمر الكاهن ان يقلعوا الحجارة التي فيها الضربة ويطرحوها خارج المدينة في مكان نجس.
küflü taşları söküp kentin dışına, kirli sayılan bir yere atmaları için buyruk verecek.就 要 吩 咐 人 把 那 有 災 病 的 石 頭 挖 出 來 、 扔 在 城 外 不 潔 淨 之 處
küflü taşları söküp kentin dışına, kirli sayılan bir yere atmaları için buyruk verecek.就要 吩咐 人 把 那 有 災病 的 石頭 挖出 來 、 扔在 城外 不 潔淨 之 處
Lanet! Max, Rock, gelin! Buraya gelin ve sökün şu boruları!.אבל אתם חבורה של קאובויים
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.Das gemeinsame Abendessen mit der Familie wurde immer seltener, falls es nicht sogar völlig verschwand.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.Din pacate, in perioada asta masa in familie a fost pusa in coma, daca nu a fost chiar ucisa.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.Fu quello il momento in cui la cucina casalinga finì in coma, se non proprio sottoterra.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.Helaas werd het gezinsdiner toen in een coma gebracht, zo niet gedood.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.슬프게도, 가족식사가 코마에 빠지게 된것도 이 시기 였습니다. 정말 죽은게 아니였다면요.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.Malheureusement, en même temps, le dîner familial a été plongé dans un coma, sinon tué.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.Naneštastie vtedy boli rodinné večere uložené do kómy, ak nie rovno zabité.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.Niestety właśnie wtedy rodzinna kolacja zapadła w śpiączkę, o ile nie została zabita.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.Sajnos, ebben az időszakban került kómába a családi vacsora is, hacsak egyenesen meg nem öltük.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.Tristemente, fue por aquel entonces cuando la cena familiar fue puesta en coma, por no decir asesinada.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.Δυστυχώς, ήταν τότε που το οικογενειακό δείπνο έπεσε σε κόμμα, αν όχι σε θάνατο.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.За съжаление, това беше времето, когато семейната вечеря беше сложена в кома, ако не и убита, всъщност.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.К сожалению, это был тот момент, когдв семейный ужин был загнан в кому, если вообще не уничтожен.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.למרבה הצער, באותו הזמן הוכנסה הארוחה המשפחתית לתרדמת, אם לא נרצחה ממש.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.بكل أسف، في ذلك الوقت كان العشاء المنزلي الأسري قد تضاءل دوره، إن لم يكن قد أنتهى بالفعل.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.好可惜,呢個時候家庭式晚餐就算唔係一命嗚呼 都已經進入昏迷狀態
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.死んだ同然かもしれない 付加価値食品の時代になった
Max, Rock, gelin! Buraya gelin ve sökün şu boruları!Max, hjælp med at koble fra!
Max, Rock, gelin! Buraya gelin ve sökün şu boruları!Max, pak die slangen.
Max, Rock, gelin! Buraya gelin ve sökün şu boruları!Max, tule auttamaan irrotuksessa!
Merak etmeyin. Tümgeneral Armstrong, Homunculus'u tünele geri sokup deliği kapatacak.Kenraali Armstrong laittaa homunculusin takaisin tunneliin-
Mooji, bize yön verişiniz bana hitap ediyor; ancak, yapan kişi olma hissini de devreye sokuyor...Mooji, lorsque vous nous guidez, cela me parle; toutefois, cela suscite le sentiment de "faire"...
Neden diğer insanların işlerine burnunu sokuyorsunDe ce intervi in problemele altora?
Neden diğer insanların işlerine burnunu sokuyorsunDlaczego wtrącasz się w sprawy obcych ludzi?
Neden diğer insanların işlerine burnunu sokuyorsunKenapa kamu ikut campur urusan orang lain?
Neden diğer insanların işlerine burnunu sokuyorsun남일에 나서긴 왜 나서?
Neden diğer insanların işlerine burnunu sokuyorsunMiért avatkozol bele más dolgába?
Neden diğer insanların işlerine burnunu sokuyorsunMiksi työnnät nokkasi muiden ihmisten asioihin?
Neden diğer insanların işlerine burnunu sokuyorsunPerchè ti stai immischiando negli affari degli altri?
Neden diğer insanların işlerine burnunu sokuyorsunPourquoi tu te mêles des affaires des autres ?
Neden diğer insanların işlerine burnunu sokuyorsunPrečo sa pletieš do záležitostí druhých ľudí?
Neden diğer insanların işlerine burnunu sokuyorsunProč vyděláváš na práci jiných lidí?
Neden diğer insanların işlerine burnunu sokuyorsunTại sao cô thích xen vào chuyện người khác thế?
Neden diğer insanların işlerine burnunu sokuyorsunVarför blandar du dig i andras affärer?
Neden diğer insanların işlerine burnunu sokuyorsunWaarom bemoei je je met andermans zaken?
Neden diğer insanların işlerine burnunu sokuyorsunWarum kümmerst du dich um Sachen, die dich nichts angehen?
Neden diğer insanların işlerine burnunu sokuyorsunZakaj se vtikuješ v stvari drugih ljudi?
Neden diğer insanların işlerine burnunu sokuyorsunΓιατί ανακατεύεσαι σε ξένες υποθέσεις;
Neden diğer insanların işlerine burnunu sokuyorsunВсегда лезешь куда тебя не просят?
Neden diğer insanların işlerine burnunu sokuyorsunלמה את מתערבת בעסקים של אנשים אחרים?
Neden diğer insanların işlerine burnunu sokuyorsunلماذا تحشرين نفسك بأمور الآخرين؟
Neden diğer insanların işlerine burnunu sokuyorsun彼女は他人じゃないわ、友達よ。
Onu değeri değişen denklemin bir kısmına sokuyorsun ve alabileceği en yüksek değer nedir diyorsun.이 방정식의 한 부분이 어떻게 바뀌는지, 어떤 최댓값을 갖는지 볼 수 있어요
Onu değeri değişen denklemin bir kısmına sokuyorsun ve alabileceği en yüksek değer nedir diyorsun.تقسموها الى الجزء من المعادلة الذي يتغير في القيمة، وتقولون، حسناً، ما هي اعلى قيمة تم تحقيقها؟
Onu tünele geri sokun ve girişi kapatın, general.Lo riporti indietro, e chiuda quell'entrata, generale.
Onu tünele geri sokun ve girişi kapatın, general.Sæt ham ned igen, og luk hullet.
Onu tünele geri sokun ve girişi kapatın, general.Släpp ner honom och stäng igen hålet.
Onu tünele geri sokun ve girişi kapatın, general.Sulkekaa tunnelin suu.
Onu tünele geri sokun ve girişi kapatın, general.Tráigalo y cierre la entrada, General.