şoku ile cümle

şoku kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kenevir sakızı Avrupa’ya kaçak olarak İber yarımadası üzerinden sokulmaktadır.Ello se debe principalmente a un descenso de las estimaciones de producción procedentes de
Kenevir sakızı Avrupa’ya kaçak olarak İber yarımadası üzerinden sokulmaktadır.Мароко е бил с потенциал да произвежда 1066 т, като по-голямата
Kennedy'nin planladığı gibi, Federal Rezerv makinenin sökülmesine başlanmıştı. Altı ay sonra, John F.Kennedy terve, hogy lebontsák a Fed már megkezdődött.
Kennedy'nin planladığı gibi, Federal Rezerv makinenin sökülmesine başlanmıştı. Altı ay sonra, John F.Le plan de Kennedy pour démanteler la FED avait commencé.
Kennedy'nin planladığı gibi, Federal Rezerv makinenin sökülmesine başlanmıştı.Kennedys Plan, die FED-Maschine (zu zerstören / auseinanderzunehmen) hatte begonnen;
Kennedy'nin planladığı gibi, Federal Rezerv makinenin sökülmesine başlanmıştı.Kennedys plan for at afskaffe Federal Reserve var begyndt.
Kennedy'nin planladığı gibi, Federal Rezerv makinenin sökülmesine başlanmıştı.Plan Kennediego mający na celu zlikwidowanie Rezerwy Federalnej się rozpoczął.
Kennedy'nin planladığı gibi, Federal Rezerv makinenin sökülmesine başlanmıştı.Το σχέδιο του Κένεντι για την διάλυση της Ομοσπονδιακής Τράπεζας είχε αρχίσει.
Kennedy'nin planladığı gibi, Federal Rezerv makinenin sökülmesine başlanmıştı.Намеренията на Кенеди да разруши машината на Федералния резерв започнали.
Kızım -- aldığımız zaman onu içeriye sokuyordum-- ve dedim ki, "Canım, benim hazinem sensin."Aznap, amikor megkaptuk, és beletemettem a lányomat, azt mondtam neki:
Kızım -- aldığımız zaman onu içeriye sokuyordum-- ve dedim ki, "Canım, benim hazinem sensin."Când le-am cumpărat, seara îmi pregăteam fetița de culcare și i-am zis: " Scumpo, tu ești comoara mea. "
Kızım -- aldığımız zaman onu içeriye sokuyordum-- ve dedim ki,Con gái tôi -- cái ngày mà chúng tôi mua nó, tôi ôm con bé vào lòng -- và nói,
Kızım -- aldığımız zaman onu içeriye sokuyordum-- ve dedim ki,우리가 레고를 산 날, 저는 딸을 데리고 지하실로 갔습니다. 그리고 이렇게 말했습니다.
Kızım -- aldığımız zaman onu içeriye sokuyordum-- ve dedim ki,Ma fille - le jour où on a reçu tout ceci, je la mettais au lit --
Kızım -- aldığımız zaman onu içeriye sokuyordum-- ve dedim ki,Meine Tochter -- am Tag als wir es bekamen, deckte ich sie zu -- und ich sagte,
Kızım -- aldığımız zaman onu içeriye sokuyordum-- ve dedim ki,Mia figlia, il giorno che sono arrivati, le stavo rimboccando le coperte ed ho detto
Kızım -- aldığımız zaman onu içeriye sokuyordum-- ve dedim ki,Mi hija -el día que los traje, la estaba arropando- y le dije:
Kızım -- aldığımız zaman onu içeriye sokuyordum-- ve dedim ki,Mijn dochter -- de dag dat we het kregen, stopte ik haar in bed en ik zei,
Kızım -- aldığımız zaman onu içeriye sokuyordum-- ve dedim ki,Moja córka - w dniu, gdy je otrzymaliśmy, przytuliłem ją - i powiedziałem,
Kızım -- aldığımız zaman onu içeriye sokuyordum-- ve dedim ki,Moja dcéra -- v deň, keď to prišlo som ju ukladal so postele -- a povedal som:
Kızım -- aldığımız zaman onu içeriye sokuyordum-- ve dedim ki,Moje dcera -- v den, kdy nám to přišlo, jsem ji ukládal a říkám jí,
Kızım -- aldığımız zaman onu içeriye sokuyordum-- ve dedim ki,No dia em que comprámos, eu estava a meter a minha filha na cama, e disse-lhe:
Kızım -- aldığımız zaman onu içeriye sokuyordum-- ve dedim ki,Putri saya -- pada saat kami mendapatkannya, saya memeluknya -- dan saya berkata,
Kızım -- aldığımız zaman onu içeriye sokuyordum-- ve dedim ki,Η κόρη μου - τη μέρα που τα πήραμε, την έβαζα για ύπνο - και είπα,
Kızım -- aldığımız zaman onu içeriye sokuyordum-- ve dedim ki,В той день, коли нам їх доставили, я вкладав доньку і сказав їй:
Kızım -- aldığımız zaman onu içeriye sokuyordum-- ve dedim ki,В тот день, когда нам его доставили, я укладывал дочь и сказал ей:
Kızım -- aldığımız zaman onu içeriye sokuyordum-- ve dedim ki,Дъщеря ми -- деня, в който го вземахме я завивах -- и казах,
Kızım -- aldığımız zaman onu içeriye sokuyordum-- ve dedim ki,הבת שלי... ביום שקיבלנו את זה, השכבתי אותה לישון... אז אמרתי לה,
Kızım -- aldığımız zaman onu içeriye sokuyordum-- ve dedim ki,إبتني -- اليون الذي حصلنا فيه عليه، كنت أخفي إبتني في الداخل -- وقلت،
Kızım -- aldığımız zaman onu içeriye sokuyordum-- ve dedim ki,レゴの中で娘と格闘し 「ハニー 君は僕の宝物だ」と言うと
Kötüler ülkeden sürülecek, Hainler sökülüp atılacak.aber die Gottlosen werden aus dem Lande ausgerottet, und die Verächter werden daraus vertilgt.
Kötüler ülkeden sürülecek, Hainler sökülüp atılacak.A gonoszok pedig a földrõl kivágattatnak, és a hitetlenül cselekedõk kiszaggattatnak abból.
Kötüler ülkeden sürülecek, Hainler sökülüp atılacak.Ale bezbožníci budú vyťatí zo zeme, a vierolomných z nej vytrhnú.
Kötüler ülkeden sürülecek, Hainler sökülüp atılacak.Ale niepobożni z ziemi wykorzenieni będą, a przewrotni będą z niej wygładzeni.
Kötüler ülkeden sürülecek, Hainler sökülüp atılacak.Bezbožní pak z země vyťati budou, a přestupníci vykořeněni budou z ní.
Kötüler ülkeden sürülecek, Hainler sökülüp atılacak.Brezbožne pa bodo iztrebili iz dežele in nezveste izpulili iz nje.
Kötüler ülkeden sürülecek, Hainler sökülüp atılacak.dar cei răi vor fi nimiciţi din ţară, şi cei necredincioşi vor fi smulşi din ea.
Kötüler ülkeden sürülecek, Hainler sökülüp atılacak.그러나 악인은 땅에서 끊어지겠고 궤휼한 자는 땅에서 뽑히리라
Kötüler ülkeden sürülecek, Hainler sökülüp atılacak.ma i malvagi saranno sterminati dalla terra, gli infedeli ne saranno strappati
Kötüler ülkeden sürülecek, Hainler sökülüp atılacak.Mais les méchants seront retranchés du pays, Les infidèles en seront arrachés.
Kötüler ülkeden sürülecek, Hainler sökülüp atılacak.Mas os ímpios serão exterminados da terra, e dela os aleivosos serão desarraigados.
Kötüler ülkeden sürülecek, Hainler sökülüp atılacak.Men de ogudaktiga skola utrotas ur landet och de trolösa ryckas bort därur.
Kötüler ülkeden sürülecek, Hainler sökülüp atılacak.men de ugudelige skal utryddes av landet, og de troløse skal rykkes bort fra det.
Kötüler ülkeden sürülecek, Hainler sökülüp atılacak.men gudløse ryddes af Landet, troløse rykkes derfra.
Kötüler ülkeden sürülecek, Hainler sökülüp atılacak.mutta jumalattomat hävitetään maasta, ja uskottomat siitä reväistään pois.
Kötüler ülkeden sürülecek, Hainler sökülüp atılacak.Nhưng kẻ gian ác sẽ bị truất khỏi đất, Và kẻ bất trung sẽ bị nhổ rứt khỏi đó.
Kötüler ülkeden sürülecek, Hainler sökülüp atılacak.Nhưng kẻ gian_ác sẽ bị truất khỏi đất , Và kẻ bất_trung sẽ bị nhổ rứt khỏi đó .
Kötüler ülkeden sürülecek, Hainler sökülüp atılacak.Pero los impíos serán exterminados de la tierra, y los traicioneros serán desarraigados de ella
Kötüler ülkeden sürülecek, Hainler sökülüp atılacak.Οι δε ασεβεις θελουσιν εκκοπη απο της γης, και οι παρανομοι θελουσιν εκριζωθη απ' αυτης.
Kötüler ülkeden sürülecek, Hainler sökülüp atılacak.а беззаконные будут истреблены с земли, и вероломные искоренены из нее.
Kötüler ülkeden sürülecek, Hainler sökülüp atılacak.А нечестивите ще се отсекат от земята, И коварните ще се изкоренят от нея.
Kötüler ülkeden sürülecek, Hainler sökülüp atılacak.ורשעים מארץ יכרתו ובוגדים יסחו ממנה׃
Kötüler ülkeden sürülecek, Hainler sökülüp atılacak.اما الاشرار فينقرضون من الارض والغادرون يستأصلون منها
Kötüler ülkeden sürülecek, Hainler sökülüp atılacak.惟 有 惡 人 必 然 剪 除 . 奸 詐 的 、 必 然 拔 出
Kötüler ülkeden sürülecek, Hainler sökülüp atılacak.惟有 惡 人 必然 剪除 . 奸詐 的 、 必然 拔出
küflü taşları söküp kentin dışına, kirli sayılan bir yere atmaları için buyruk verecek.da skal han la de stener som flekkene er på, brytes ut og kastes utenfor byen, på et urent sted.
küflü taşları söküp kentin dışına, kirli sayılan bir yere atmaları için buyruk verecek.il sacerdote ordinerà che si rimuovano le pietre intaccate e si gettino in luogo immondo, fuori di città
küflü taşları söküp kentin dışına, kirli sayılan bir yere atmaları için buyruk verecek.käskeköön hän murtaa pois ne kivet, joissa tarttuma on, ja heittää ne ulos kaupungista saastaiseen paikkaan.
küflü taşları söküp kentin dışına, kirli sayılan bir yere atmaları için buyruk verecek.그는 명하여 색점 있는 돌을 빼어 성 밖 부정한 곳에 버리게 하고
küflü taşları söküp kentin dışına, kirli sayılan bir yere atmaları için buyruk verecek.rozkáže, aby vyňali kamene, na ktorých je rana, a aby ich vyhodili von za mesto na nečisté miesto.

İlgili Sayfalar