şoku ile cümle

şoku kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Çalıların arasında anırır, Çalı altında birbirine sokulurlardı.zwischen den Büschen rufen sie, und unter den Disteln sammeln sie sich:
Çalıların arasında anırır, Çalı altında birbirine sokulurlardı.Μεταξυ των θαμνων ωγκωντο υποκατω των ακανθων συνηγοντο
Çalıların arasında anırır, Çalı altında birbirine sokulurlardı.Ревут между кустами, жмутся под терном.
Çalıların arasında anırır, Çalı altında birbirine sokulurlardı.Ревяха между храстите. Събираха се между тръните;
Çalıların arasında anırır, Çalı altında birbirine sokulurlardı.בין שיחים ינהקו תחת חרול יספחו׃
Çalıların arasında anırır, Çalı altında birbirine sokulurlardı.بين الشيح ينهقون. تحت العوسج ينكبّون.
Çalıların arasında anırır, Çalı altında birbirine sokulurlardı.在 草 叢 中 叫 喚 、 在 荊 棘 下 聚 集
Çalıların arasında anırır, Çalı altında birbirine sokulurlardı.在 草叢 中 叫喚 、 在 荊棘 下 聚集
Çogu kaynayan su tanklarina bas asagi sokuldugunda hala can çekisiyor.רבים עדיין נאבקים על חייהם בעוד הם .טובעים הפוכים בתוך מיכלים של מים רותחים
Çoğu kaynayan su tanklarına baş aşağı sokulduğunda bile hâlâ can çekişiyor.רבים עדיין נאבקים על חייהם בעוד הם טובעים הפוכים בתוך מיכלים של מים רותחים.
Çok pahalıydı; bunları para için söküp çıkardılar... ...ardından tekrar ağaçları kestiler.Ami nagyon sokba kerül, úgyhogy pénzzé tették és aztán megint kivágták a fákat.
Çok pahalıydı; bunları para için söküp çıkardılar... ...ardından tekrar ağaçları kestiler.Bardzo drogie. Wydano wiele pieniędzy, a potem znowu wycinka drzew.
Çok pahalıydı; bunları para için söküp çıkardılar... ...ardından tekrar ağaçları kestiler.Comme tout ceci est très cher, on les revend pour de l'argent, et on recommence à couper des arbres.
Çok pahalıydı; bunları para için söküp çıkardılar... ...ardından tekrar ağaçları kestiler.Erg duur. Ze verkopen ze verder voor het geld en gaan dan weer bomen vellen.
Çok pahalıydı; bunları para için söküp çıkardılar... ...ardından tekrar ağaçları kestiler.Foarte scumpe, le-au vândut și au început să taie din nou copaci.
Çok pahalıydı; bunları para için söküp çıkardılar... ...ardından tekrar ağaçları kestiler.상당히 비싸요. 그들은 돈을 그렇게 막 써버리고선 나무를 다시 자르고요.
Çok pahalıydı; bunları para için söküp çıkardılar... ...ardından tekrar ağaçları kestiler.Men de är värdefulla, så flyktingarna sålde rören och började hugga ner träd igen.
Çok pahalıydı; bunları para için söküp çıkardılar... ...ardından tekrar ağaçları kestiler.Molto costoso, soldi buttati, e tagliavano altri alberi.
Çok pahalıydı; bunları para için söküp çıkardılar... ...ardından tekrar ağaçları kestiler.Muito caro, trocaram-nos por dinheiro, depois, cortaram árvores novamente.
Çok pahalıydı; bunları para için söküp çıkardılar... ...ardından tekrar ağaçları kestiler.Muy caro, desperdiciaron el dinero, luego cortaron árboles otra vez.
Çok pahalıydı; bunları para için söküp çıkardılar... ...ardından tekrar ağaçları kestiler.Rất đắt đỏ, người tị nạn bán chúng đi để lấy tiền, sau đó lại chặt cây.
Çok pahalıydı; bunları para için söküp çıkardılar... ...ardından tekrar ağaçları kestiler.Sangat mahal, dan mereka membuangnya demi mendapat uang, lalu mereka mulai menebang pohon kembali.
Çok pahalıydı; bunları para için söküp çıkardılar... ...ardından tekrar ağaçları kestiler.Sehr teuer, sie werden für Geld wieder hinausgeworfen und dann werden wieder Bäume gefällt.
Çok pahalıydı; bunları para için söküp çıkardılar... ...ardından tekrar ağaçları kestiler.Πολύ ακριβά. Τα πέταγαν έξω και τα πουλούσαν και μετά έκοβαν πάλι δέντρα.
Çok pahalıydı; bunları para için söküp çıkardılar... ...ardından tekrar ağaçları kestiler.Много скъп материал, изхвърлен за пари, след това пак се премина към рязане на дървета.
Çok pahalıydı; bunları para için söküp çıkardılar... ...ardından tekrar ağaçları kestiler.Очень дорогие материалы. Люди отказывались от них ради денег и снова принимались рубить деревья.
Çok pahalıydı; bunları para için söküp çıkardılar... ...ardından tekrar ağaçları kestiler.Це досить дорого, люди обмінювали їх на гроші, а потім знову рубали дерева.
Çok pahalıydı; bunları para için söküp çıkardılar... ...ardından tekrar ağaçları kestiler.שהיו שווים הרבה כסף אז הפליטים מכרו אותם והחלו שוב לחטוב עצים.
Çok pahalıydı; bunları para için söküp çıkardılar... ...ardından tekrar ağaçları kestiler.ولكنها مكلفة للغاية مما هدر ميزانية العون و من ثم عادوا لقطع الأشجار مرة أخرى.
Çok pahalıydı; bunları para için söküp çıkardılar... ...ardından tekrar ağaçları kestiler.また木が切られました 私は この事態を改善する為に リサイクル紙管を使うことを
Çorap yapıyorsan ve çoraplarında sökük varsa, insanlar başka çorap almak durumunda kalacak.Jika kamu memproduksi stoking yang gampang kendor, maka orang-orang harus membeli stoking-stoking baru.
Çorap yapıyorsan ve çoraplarında sökük varsa, insanlar başka çorap almak durumunda kalacak.Om du tillverkar strumpor som har revor i sig så måste folk köpa nya strumpor.
Çorap yapıyorsan ve çoraplarında sökük varsa, insanlar başka çorap almak durumunda kalacak.Se produci calze che hanno difetti,la gente dovrà comprare altre calze.
Çorap yapıyorsan ve çoraplarında sökük varsa, insanlar başka çorap almak durumunda kalacak.Se você fabrica meias que desfiam, as pessoas terão que comprar outras.
Çorap yapıyorsan ve çoraplarında sökük varsa, insanlar başka çorap almak durumunda kalacak.Si vous fabriquez des chaussettes qui se trouent, les gens devront en acheter de nouvelles.
Çorap yapıyorsan ve çoraplarında sökük varsa, insanlar başka çorap almak durumunda kalacak.Wenn du Strümpfe herstellst die nach einiger Zeit Löcher haben, werden die Leute neue Strümpfe kaufen.
Çorap yapıyorsan ve çoraplarında sökük varsa, insanlar başka çorap almak durumunda kalacak.Αν κατασκευάσεις καλσον που έχουν τρύπες, οι άνθρωποι θα αγοράσουν αυτά τα καλσόν
Çorap yapıyorsan ve çoraplarında sökük varsa, insanlar başka çorap almak durumunda kalacak.でも、もしラリーが伝線しないストッキングを発明したなら、あなたの商売は上がったりになるか、あるいは
Dahası, yanlı,s bölümdeki bir rafa soku,sturulmu,stu.leżały na półce w niewłaściwym dziale,
Dahası, yanlı,s bölümdeki bir rafa soku,sturulmu,stu.-och låg i fel avdelning.
Dahası, yanlı,s bölümdeki bir rafa soku,sturulmu,stu.- og lå i den gale afdeling.
Dahası, yanlı,s bölümdeki bir rafa soku,sturulmu,stu.Ήταν στριμωγμένες σε ένα ράφι σε λάθος τμήμα.
Dedi ki, "Neden sizi o duruma sokup ne yapacağınıza bakmıyoruz?"Azt mondta, "Miért ne helyezzünk bele egy szituációba, és majd meglátjuk, mit tennél?"
Dedi ki, "Neden sizi o duruma sokup ne yapacağınıza bakmıyoruz?"Cậu ta nói" Sao chúng ta không đặt chú trong tình huống và cho chú cơ hội để xem chú sẽ làm gì?"
Dedi ki, "Neden sizi o duruma sokup ne yapacağınıza bakmıyoruz?""Co takhle tě postavit do situace, v které si můžeš vyzkoušet, jak se zachováš?"
Dedi ki, "Neden sizi o duruma sokup ne yapacağınıza bakmıyoruz?""De ce nu te-aş pune într-o situaţie în care să îţi dau şansa să vezi cu adevărat ce ai face?"
Dedi ki, "Neden sizi o duruma sokup ne yapacağınıza bakmıyoruz?"Dijo: "¿por qué no les ponemos en una situación y les damos la oportunidad de ver qué harían?"
Dedi ki, "Neden sizi o duruma sokup ne yapacağınıza bakmıyoruz?"Han sagde, "Hvorfor sætter vi ikke dig i en situation og giver dig en chance for at se, hvad du ville gøre?"
Dedi ki, "Neden sizi o duruma sokup ne yapacağınıza bakmıyoruz?"Hän sanoi: "Mitä jos laitamme sinut tilanteeseen," "ja annamme sinulle mahdollisuuden nähdä mitä tekisit?"
Dedi ki, "Neden sizi o duruma sokup ne yapacağınıza bakmıyoruz?""Ik zal je in een situatie zetten en je de kans geven om te zien wat je zou doen. "
Dedi ki, "Neden sizi o duruma sokup ne yapacağınıza bakmıyoruz?"그러자 그는 "그렇다면 사람들이 그런 상황에 처하면 어떻게 되는지 봅시다."라고 했죠.
Dedi ki, "Neden sizi o duruma sokup ne yapacağınıza bakmıyoruz?""Perchè non ti caliamo in una situazione e vediamo quello che viene fuori, quello che fai?"
Dedi ki, "Neden sizi o duruma sokup ne yapacağınıza bakmıyoruz?""Porque é que não te colocas numa situação em que podes ver o que farias?"
Dedi ki, "Neden sizi o duruma sokup ne yapacağınıza bakmıyoruz?"Povedal,"Čo keby sme vás teda dali do takej situácie aby ste videli, čo by ste urobili?
Dedi ki, "Neden sizi o duruma sokup ne yapacağınıza bakmıyoruz?""Stwórzmy odpowiednią sytuację i zobaczmy, co zrobisz".
Dedi ki, "Neden sizi o duruma sokup ne yapacağınıza bakmıyoruz?""Warum bringen wir Sie nicht in so eine Situation und geben Ihnen die Chance, zu sehen, was Sie tun würden?"
Dedi ki, "Neden sizi o duruma sokup ne yapacağınıza bakmıyoruz?""Γιατί να μη σας βάλουμε σε μια τέτοια κατάσταση και να σας δώσουμε την ευκαιρία να δείτε τι θα κάνατε;".
Dedi ki, "Neden sizi o duruma sokup ne yapacağınıza bakmıyoruz?""Поместим тебя в такую ситуацию и дадим тебе шанс увидеть, что ты сделаешь".
Dedi ki, "Neden sizi o duruma sokup ne yapacağınıza bakmıyoruz?""Створимо вам таку ситуацію, і побачимо, що ви зробите".
Dedi ki, "Neden sizi o duruma sokup ne yapacağınıza bakmıyoruz?"Той казва, "Защо не поставим теб в тази ситуация и да ти дадем шанса да видим какво би направил ти?"

İlgili Sayfalar