şoku ile cümle

şoku kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu rotalar üzerinde, kokain ticari uçaklar veya deniz yoluyla gizlice sokulmaktadır.Na týchto trasách sa kokaín pašuje prostredníctvom komerčných letov alebo po mori.
Bu rotalar üzerinde, kokain ticari uçaklar veya deniz yoluyla gizlice sokulmaktadır.Nestas rotas, a cocaína é contrabandeada através de voos comerciais ou por via marítima.
Bu rotalar üzerinde, kokain ticari uçaklar veya deniz yoluyla gizlice sokulmaktadır.Op deze routes wordt de cocaïne gesmokkeld via commerciële vluchten of per schip.
Bu rotalar üzerinde, kokain ticari uçaklar veya deniz yoluyla gizlice sokulmaktadır.På dessa rutter smugglas kokainet med hjälp av kommersiellt flyg eller fartyg.
Bu rotalar üzerinde, kokain ticari uçaklar veya deniz yoluyla gizlice sokulmaktadır.Pe aceste rute, cocaina este introdusă clandestin prin zboruri comerciale sau pe cale maritimă.
Bu rotalar üzerinde, kokain ticari uçaklar veya deniz yoluyla gizlice sokulmaktadır.Su queste rotte, il traffico di cocaina avviene tramite voli commerciali o via mare.
Bu rotalar üzerinde, kokain ticari uçaklar veya deniz yoluyla gizlice sokulmaktadır.Sur ces itinéraires, la cocaïne est introduite clandestinement sur des vols commerciaux ou par voie maritime.
Bu şekle sokulurken uygulanan yöntem, renklerin ve malzemelerin bir araya gelmesidir.È solo un modo di utilizzare quella cornice per sperimentare combinazioni di colori e materiali.
Bu şekle sokulurken uygulanan yöntem, renklerin ve malzemelerin bir araya gelmesidir.ES SOLO UNA MANERA DE USAR ESA ESTRUCTURA. AL EXPERIMENTAR COMBINANDO COLORES Y MATERIALES.
Bu şekle sokulurken uygulanan yöntem, renklerin ve malzemelerin bir araya gelmesidir.Het is een manier om een frame te maken en te experimenten met kleuren en materialen.
Bu şekle sokulurken uygulanan yöntem, renklerin ve malzemelerin bir araya gelmesidir.이 틀을 이용해서 색상이나 재료를 혼합하여 실험하죠.
Bu şekle sokulurken uygulanan yöntem, renklerin ve malzemelerin bir araya gelmesidir.Είναι απλώς ένας τρόπος να χρησιμοποιήσω αυτό το πλαίσιο για να πειραματιστώ συνδυάζοντας χρώματα και υλικά.
Bu şekle sokulurken uygulanan yöntem, renklerin ve malzemelerin bir araya gelmesidir.Просто использую их в качестве рамок чтобы поэкспериментировать с цветами и материалами
Bu şekle sokulurken uygulanan yöntem, renklerin ve malzemelerin bir araya gelmesidir.هي مجرد وسيله لاستخدام هذا الإطار لتجربة مزيج الالوان مع المواد
Bu tablolarda gördüklerimi ne kafamdan ne de yüreğimden söküp atabilmiş değilim.Azóta sem tudtam kiverni azokat a képeket a fejemből, sem a szívemből.
Bu tablolarda gördüklerimi ne kafamdan ne de yüreğimden söküp atabilmiş değilim.Det er ikke lykkedes mig at få de billeder ud af mit hoved eller mit hjerte.
Bu tablolarda gördüklerimi ne kafamdan ne de yüreğimden söküp atabilmiş değilim.Ich konnte diese Bilder nicht aus meinem Kopf bekommen oder aus meinem Herzen.
Bu tablolarda gördüklerimi ne kafamdan ne de yüreğimden söküp atabilmiş değilim.Ik kan die beelden niet meer uit mijn hoofd krijgen of uit mijn hart.
Bu tablolarda gördüklerimi ne kafamdan ne de yüreğimden söküp atabilmiş değilim.Jag har inte lyckats få dessa bilder ur mitt huvud, eller mitt hjärta.
Bu tablolarda gördüklerimi ne kafamdan ne de yüreğimden söküp atabilmiş değilim.Je n'ai pas pu évacuer ces images de mon esprit et de mon coeur.
Bu tablolarda gördüklerimi ne kafamdan ne de yüreğimden söküp atabilmiş değilim.저는 아직도 그 그림의 형상들을 제 머리 속에서, 제 가슴에서 지울 수가 없습니다.
Bu tablolarda gördüklerimi ne kafamdan ne de yüreğimden söküp atabilmiş değilim.Não consegui tirar aquelas imagens da minha mente nem do meu coração.
Bu tablolarda gördüklerimi ne kafamdan ne de yüreğimden söküp atabilmiş değilim.Nedokázala som dostať tie obrazy v mojej mysle ani z môjho srdca.
Bu tablolarda gördüklerimi ne kafamdan ne de yüreğimden söküp atabilmiş değilim.Nemohla jsem na ně přestat myslet ani je dostat ze svého srdce.
Bu tablolarda gördüklerimi ne kafamdan ne de yüreğimden söküp atabilmiş değilim.Nie jestem w stanie pozbyć się tych obrazów z głowy i mojego serca.
Bu tablolarda gördüklerimi ne kafamdan ne de yüreğimden söküp atabilmiş değilim.No he podido quitarme esas imágenes de la cabeza o de mi corazón.
Bu tablolarda gördüklerimi ne kafamdan ne de yüreğimden söküp atabilmiş değilim.Non ho potuto togliermi quelle immagini dalla mente o dal cuore.
Bu tablolarda gördüklerimi ne kafamdan ne de yüreğimden söküp atabilmiş değilim.Nu am putut sa imi sterg imaginile din minte sau din inima.
Bu tablolarda gördüklerimi ne kafamdan ne de yüreğimden söküp atabilmiş değilim.Tôi không thể loại bỏ những bức ảnh đó ra khỏi tâm trí và trái tim của mình.
Bu tablolarda gördüklerimi ne kafamdan ne de yüreğimden söküp atabilmiş değilim.Δεν έχω καταφέρει να βγάλω αυτές τις εικόνες από το μυαλό μου ή την καρδιά μου.
Bu tablolarda gördüklerimi ne kafamdan ne de yüreğimden söküp atabilmiş değilim.Все още не мога да си ги изкарам от ума, нито от сърцето.
Bu tablolarda gördüklerimi ne kafamdan ne de yüreğimden söküp atabilmiş değilim.Ці образи так і залишились у моїй свідомості та в моєму серці.
Bu tablolarda gördüklerimi ne kafamdan ne de yüreğimden söküp atabilmiş değilim.Я никогда не смогу забыть эти картины.
Bu tablolarda gördüklerimi ne kafamdan ne de yüreğimden söküp atabilmiş değilim.אינני מסוגלת להוציא תמונות אלה מראשי או מתוך ליבי.
Bu tablolarda gördüklerimi ne kafamdan ne de yüreğimden söküp atabilmiş değilim.لم استطع أن أخرج هذه الصور من عقلي أو من قلبي
Bu tablolarda gördüklerimi ne kafamdan ne de yüreğimden söküp atabilmiş değilim.離れません
Bu yüzden sizi büsbütün unutacağım, sizi de size ve atalarınıza verdiğim kenti de önümden söküp atacağım.내가 너희를 온전히 잊어버리며 내가 너희와 너희 열조에게 준 이 성읍을 내 앞에서 내어버려
Bu yüzden sizi büsbütün unutacağım, sizi de size ve atalarınıza verdiğim kenti de önümden söküp atacağım.se, derfor vil jeg løfte eder op og kaste eder og den By, jeg gav eder og eders Fædre, bort fra mit Åsyn
Bu yüzden sizi büsbütün unutacağım, sizi de size ve atalarınıza verdiğim kenti de önümden söküp atacağım.לכן הנני ונשיתי אתכם נשא ונטשתי אתכם ואת העיר אשר נתתי לכם ולאבותיכם מעל פני׃
Bu yüzden sizi büsbütün unutacağım, sizi de size ve atalarınıza verdiğim kenti de önümden söküp atacağım.لذلك هانذا انساكم نسيانا وارفضكم من امام وجهي انتم والمدينة التي اعطيتكم وآباءكم اياها.
Bu yüzden sizi büsbütün unutacağım, sizi de size ve atalarınıza verdiğim kenti de önümden söküp atacağım.所 以 我 必 全 然 忘 記 你 們 、 將 你 們 和 我 所 賜 給 你 們 並 你 們 列 祖 的 城 、 撇 棄 了
Bu yüzden sizi büsbütün unutacağım, sizi de size ve atalarınıza verdiğim kenti de önümden söküp atacağım.所以 我 必 全然 忘記 你 們 、 將 你 們 和 我 所 賜給 你 們並 你 們列祖 的 城 、 撇棄了
Çalıların arasında anırır, Çalı altında birbirine sokulurlardı.A bokrok között ordítanak, a csalánok alatt gyülekeznek.
Çalıların arasında anırır, Çalı altında birbirine sokulurlardı.Bland snåren häva de upp sitt tjut, under nässlor ligga de skockade,
Çalıların arasında anırır, Çalı altında birbirine sokulurlardı.Bramam entre os arbustos, ajuntam-se debaixo das urtigas.
Çalıların arasında anırır, Çalı altında birbirine sokulurlardı.Chillan entre los arbustos y se apiñan debajo de los espinos
Çalıların arasında anırır, Çalı altında birbirine sokulurlardı.Chúng tru thét giữa bụi cây , Nằm lộn_lạo nhau dưới các lùm gai .
Çalıların arasında anırır, Çalı altında birbirine sokulurlardı.Chúng tru thét giữa bụi cây, Nằm lộn lạo nhau dưới các lùm gai.
Çalıların arasında anırır, Çalı altında birbirine sokulurlardı.De brøler imellem Buske, i Tornekrat kommer de sammen,
Çalıların arasında anırır, Çalı altında birbirine sokulurlardı.Di rimba mereka meraung-raung seperti binatang, berkelompok di bawah semak belukar di hutan
Çalıların arasında anırır, Çalı altında birbirine sokulurlardı.Ils hurlent parmi les buissons, Ils se rassemblent sous les ronces.
Çalıların arasında anırır, Çalı altında birbirine sokulurlardı.In mezzo alle macchie urlano e sotto i roveti si adunano
Çalıların arasında anırır, Çalı altında birbirine sokulurlardı.Izza grmovja vreščijo, med koprivami se zbirajo –
Çalıların arasında anırır, Çalı altında birbirine sokulurlardı.떨기나무 가운데서 나귀처럼 부르짖으며 가시나무 아래 모여 있느니라
Çalıların arasında anırır, Çalı altında birbirine sokulurlardı.Mellem buskene skriker de, i neslekratt samler de sig,
Çalıların arasında anırır, Çalı altında birbirine sokulurlardı.Między chróstami ryczeli, pod pokrzywy zgromadzali się.
Çalıların arasında anırır, Çalı altında birbirine sokulurlardı.Pensaiden keskellä he ulisevat, nokkospehkojen suojaan he sulloutuvat -
Çalıların arasında anırır, Çalı altında birbirine sokulurlardı.Revali medzi chrastinami; boli sobraní pod tŕne,
Çalıların arasında anırır, Çalı altında birbirine sokulurlardı.Urlă printre stufişuri, şi se adună supt mărăcini.
Çalıların arasında anırır, Çalı altında birbirine sokulurlardı.V chrastinách řvali, pod trní se shromažďovali,

İlgili Sayfalar