şoku ile cümle

şoku kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
70'lerde ise petrol şoku yaşanır.Nos anos 70 houve um pico do petróleo nos EUA.
70'lerde ise petrol şoku yaşanır.W latach 70-tych ma miejsce kryzys naftowy.
Afganlar Twitter'da #GrowingUpAfghan'ı Gündeme SokuyorAfghanen überbieten sich auf Twitter gegenseitig mit dem Hashtag #GrowingUpAfghan
Afganlar Twitter'da #GrowingUpAfghan'ı Gündeme SokuyorLa etiqueta "Creciendo como afgano", todo un suceso en Twitter
Afganlar Twitter'da #GrowingUpAfghan'ı Gündeme SokuyorLes Afghans en famille : "Grandir à l'Afghane" sur Twitter
Afganlar Twitter'da #GrowingUpAfghan'ı Gündeme SokuyorКаково это — вырасти в афганской семье? Забавные истории в Twitter
Ama hava tabancamı götünüze sokuşturacağım eğer korsan grubumla uğraşırsanız.Mas eu enfio a minha zarabatana pelo teu rabo acima Se te meteres com a minha banda de piratas.
Ama iç içe sokup-- sokuştur ve karıştır -- ve sonra kes.Dar dacă le aduni -- adună-le şi amestecă-le -- şi apoi taie.
Ama iç içe sokup-- sokuştur ve karıştır -- ve sonra kes.정리하고 섞어주세요 그다음에 나누어주시구요
Ama iç içe sokup-- sokuştur ve karıştır -- ve sonra kes.Maar als je netjes op elkaar doet en schudt. Netjes op elkaar doen en schudden. En dan delen.
Ama iç içe sokup-- sokuştur ve karıştır -- ve sonra kes.Mais si vous les réunissez -- les réunissez et les battez -- et puis ensuite coupez.
Ama iç içe sokup-- sokuştur ve karıştır -- ve sonra kes.Ma se lo raddrizzi -- Raddrizzalo e mischia -- e poi tagli il mazzo.
Ama iç içe sokup-- sokuştur ve karıştır -- ve sonra kes.Men om du fixar till... fixar till och blandar och sen en kupering.
Ama iç içe sokup-- sokuştur ve karıştır -- ve sonra kes.Mutta jos tasaat -- tasaat ja sekoitat -- ja sitten leikkaat.
Ama iç içe sokup-- sokuştur ve karıştır -- ve sonra kes.Pero si las arreglas... las arreglas y barajas... y después cortas.
Ama iç içe sokup-- sokuştur ve karıştır -- ve sonra kes.Wenn du sie nun teilst - teilst und mischst - und dann abhebst.
Ama iç içe sokup-- sokuştur ve karıştır -- ve sonra kes.Wyrównaj i przetasuj i przełóż.
Ama iç içe sokup-- sokuştur ve karıştır -- ve sonra kes.Но ако съберете... съберете и разбъркате... а после цепене.
Ama iç içe sokup-- sokuştur ve karıştır -- ve sonra kes.Но если вы сложите их сложите, и перетасуйте, а потом снимите.
Ama iç içe sokup-- sokuştur ve karıştır -- ve sonra kes.מסדרים ומערבבים - ואז חותכים.
Ama iç içe sokup-- sokuştur ve karıştır -- ve sonra kes.قومي بتسويتها واخلطي-- ثم قصي مجموعة.
Ama iç içe sokup-- sokuştur ve karıştır -- ve sonra kes.カットしてください カードを追いかけるには
Ama kulak asmayan her ulusu kökünden söküp atacak, yok edeceğim›› diyor RAB.Ako pa ne bodo poslušali, tedaj izpulim tisti narod, izpulim ga in pokončam, govori GOSPOD.
Ama kulak asmayan her ulusu kökünden söküp atacak, yok edeceğim›› diyor RAB.Ale ak nebudú poslúchať, vyplienim ten národ, vyplienim a zahubím, hovorí Hospodin.
Ama kulak asmayan her ulusu kökünden söküp atacak, yok edeceğim›› diyor RAB.Ale jeźliby nie usłuchali, tedy wykorzenię ten naród, wyplenię i wytracę go, mówi Pan.
Ama kulak asmayan her ulusu kökünden söküp atacak, yok edeceğim›› diyor RAB.Ha pedig nem hallgatnak meg, akkor bizony kigyomlálom azt a népet, és elvesztem, azt mondja az Úr.
Ama kulak asmayan her ulusu kökünden söküp atacak, yok edeceğim›› diyor RAB.Jestliže by pak neposlouchali, tedy pléniti budu národ ten ustavičně a hubiti, dí Hospodin.
Ama kulak asmayan her ulusu kökünden söküp atacak, yok edeceğim›› diyor RAB.그들이 그리하지 아니하면 내가 반드시 그 나라를 뽑으리라 뽑아 멸하리라 여호와의 말이니라
Ama kulak asmayan her ulusu kökünden söküp atacak, yok edeceğim›› diyor RAB.Maar ieder volk dat weigert Mij te gehoorzamen, zal weer worden weggejaagd en vernietigd", zegt de HERE.
Ama kulak asmayan her ulusu kökünden söküp atacak, yok edeceğim›› diyor RAB.Mais s`ils n`écoutent rien, Je détruirai une telle nation, Je la détruirai, je la ferai périr, dit l`Éternel.
Ama kulak asmayan her ulusu kökünden söküp atacak, yok edeceğim›› diyor RAB.Mas, se não quiserem ouvir, totalmente arrancarei a tal nação, e a farei perecer, diz o Senhor.
Ama kulak asmayan her ulusu kökünden söküp atacak, yok edeceğim›› diyor RAB.Men hører de ikke, rykker jeg et sådant Folk helt op og tilintetgør det, lyder det fra HERREN.
Ama kulak asmayan her ulusu kökünden söküp atacak, yok edeceğim›› diyor RAB.Men om de icke vilja höra, så skall jag alldeles bortrycka och förgöra det folket, säger HERREN.
Ama kulak asmayan her ulusu kökünden söküp atacak, yok edeceğim›› diyor RAB.Men vil de ikke høre, da vil jeg rykke det folk op og tilintetgjøre det, sier Herren.
Ama kulak asmayan her ulusu kökünden söküp atacak, yok edeceğim›› diyor RAB.Mutta jos he eivät kuule, niin minä tempaan pois ja hukutan sen kansan, sanoo Herra."
Ama kulak asmayan her ulusu kökünden söküp atacak, yok edeceğim›› diyor RAB.Nhưng nếu chúng nó không nghe, ta sẽ nhổ dân tộc đó đi, nhổ đi và làm cho diệt mất, Ðức Giê-hô-va phán vậy.
Ama kulak asmayan her ulusu kökünden söküp atacak, yok edeceğim›› diyor RAB.Pero si no escuchan, yo arrancaré a tal nación. La arrancaré y la destruiré, dice Jehovah
Ama kulak asmayan her ulusu kökünden söküp atacak, yok edeceğim›› diyor RAB.Se invece non ascoltano, estirperò tutto questo popolo ed esso perirà». Oracolo del Signore
Ama kulak asmayan her ulusu kökünden söküp atacak, yok edeceğim›› diyor RAB.Wo sie aber nicht hören wollen, so will ich solches Volk ausreißen und umbringen, spricht der HERR.
Ama kulak asmayan her ulusu kökünden söküp atacak, yok edeceğim›› diyor RAB.Αλλ' εαν δεν υπακουσωσι, θελω αποσπασει ολοτελως και εξολοθρευσει το εθνος εκεινο, λεγει Κυριος.
Ama kulak asmayan her ulusu kökünden söküp atacak, yok edeceğim›› diyor RAB.Если же не послушаются, то Я искореню и совершенно истреблю такой народ, говорит Господь.
Ama kulak asmayan her ulusu kökünden söküp atacak, yok edeceğim›› diyor RAB.Но ако не послушат, Съвсем ще изтръгна и ще изтребя оня народ, Казва Господ.
Ama kulak asmayan her ulusu kökünden söküp atacak, yok edeceğim›› diyor RAB.ואם לא ישמעו ונתשתי את הגוי ההוא נתוש ואבד נאם יהוה׃
Ama kulak asmayan her ulusu kökünden söküp atacak, yok edeceğim›› diyor RAB.وان لم يسمعوا فاني اقتلع تلك الامة اقتلاعا وابيدها يقول الرب
Ama kulak asmayan her ulusu kökünden söküp atacak, yok edeceğim›› diyor RAB.他 們 若 是 不 聽 、 我 必 拔 出 那 國 、 拔 出 而 且 毀 滅 . 這 是 耶 和 華 說 的
Ama kulak asmayan her ulusu kökünden söküp atacak, yok edeceğim›› diyor RAB.他 們 若 是 不 聽 、 我 必 拔出 那 國 、 拔出 而且 毀滅 . 這是 耶和華 說的
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.Ale ak ho pohltia z jeho miesta, vtedy ho zaprie a povie: Nevidelo som ťa.
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.Ale gdy go wytną z miejsca jego, tedy się go miejsce zaprze, mówiąc: Niewidziałem cię.
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.Ámha kiirtják helyérõl, megtagadja ez õt: Nem láttalak!
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.A však bývá-li zachvácen z místa svého, až by se ho i odečtlo, řka: Nevidělo jsem tě:
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.그 곳에서 뽑히면 그 자리도 모르는 체하고 이르기를 내가 너를 보지 못하였다 하리니
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.Ko ga pa iztrebi Gospodar, kraj njegov ga zataji: Nisem te videl nikdar!
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.L`arrache-t-on du lieu qu`il occupe, Ce lieu le renie: Je ne t`ai point connu!
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.Maar als de plant van zijn plaats wordt weggerukt, wordt hij daar niet eens gemist.
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.Mas quando for arrancado do seu lugar, então este o negará, dizendo: Nunca te vi.
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.Men när så Gud rycker bort honom från hans plats, då förnekar den honom: 'Aldrig har jag sett dig.'
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.men rives han bort fra sit Sted, fornægter det ham: "Jeg har ikke set dig!"
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.Mutta kun Jumala hävittää hänet hänen paikastansa, niin se kieltää hänet: En ole sinua koskaan nähnyt.
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.Nếu nó bị nhổ khỏi chỗ nó , Thì chỗ ấy bèn từ_chối nó , mà rằng : Ta chẳng hề thấy ngươi !
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.Nếu nó bị nhổ khỏi chỗ nó, Thì chỗ ấy bèn từ chối nó, mà rằng: Ta chẳng hề thấy ngươi!

İlgili Sayfalar