Tom bir İtalyan şirketi için çalışır.Tom works for an Italian company.
Mary bir Kanada şirketi için çalışıyor.Mary works for a Canadian company.
Şirket, önümüzdeki aydan itibaren yeni yönetim sistemini uygulamaya başlıyor.The company is starting to implement the new management system from next month.
Tom'un şirketi Cayman Adalarında kurulmuştur.Tom's company is incorporated in the Cayman Islands.
Tom'un şirketi, Federal Ticaret Komisyonu tarafından soruşturma altındadır.Tom's company is under investigation by the Federal Trade Commission.
Bu şirket FTC tarafından soruşturma altında bulunuyor.This company is under investigation by the FTC.
Şirket tarafından koyulan kurallar çok serttir.The rules established by the company are very strict.
Telefon şirketiyle 2 yıllık arama planı için sözleşme imzaladım.I signed up for the 2-year calling plan with the phone company.
Ben bir şirkette çalışmak istiyorum.I want to work in a company.
Şirket için canım bir şey yapmak istemiyor.I'm not in the mood for company.
Bu şirket iflas etti.This company has filed for bankruptcy.
Bir Çin şirketi New York'taki en ünlü otellerden birini satın aldı.A Chinese company has bought one of the most famous hotels in New York.
Tom hademe olarak başladı ama o şimdi şirketin başkanıdır.Tom started as a janitor, but he's now the president of the company.
Denetçi, şirketin hesaplarında bazı anormallikler algıladı.The auditor picked up some anomalies in the company's accounts.
Bu şirketin bir kadın CEO'su var.This company has a female CEO.
Bu şirketin CEO'su bir kadın.This company's CEO is a woman.
"Dazhong" taksi şirketinin numarası nedir?What's the number of the taxi company "Dazhong"?
Şirket yirmi kişiyi işe almak istiyor.The company want to employ twenty people.
Şirktimizin yapılacak birçok projesi vardır.Our company has many projects to do.
Şirketin nakit rezervinden ödünç para aldım.I borrowed money from the company's cash reserve.
Sirk kasabada.The circus is in town.
Tom'a şirketimizin logosu olan bir kahve kupası verdim.I gave Tom a coffee mug with our company logo.
Tom şirketine çok para kazandırdı.Tom made his company lots of money.
Çok iyi bir şirket olacağımı sanmıyorum.I don't think I'd be very good company.
Tom şirketteki çoğunluk hissedarıdır.Tom is the majority shareholder in the company.
Tom bizim şirketimize katılıyor.Tom is joining our company.
Ben bir çocukken Tom beni bir sirke götürdü.Tom took me to the circus when I was a kid.
Tom'un çalıştığı şirket zarar ediyor.The company where Tom works is losing money.
Tom şirketimizde bir iş için müracaat ettiğini söylediğinde şaşırdım.I was surprised when Tom said he was applying for a job at our company.
Bana bu şirkete başlayan kişinin sen olduğu söylendi.I was told you were the one who started this company.
Bu şirketin bir müşteri sadakat programı var.This company has a customer loyalty program.
Tom küçük bir şirket için çalışıyor.Tom works for a small company.
Şirketimde seni istihdam edebilirim.I can employ you in my company.
Seni şirketimde işe alabilirim.I can hire you in my company.
Tom Mary'nin çalıştığı şirkette bir müdür yardımcısı.Tom is an assistant manager at the company where Mary works.
Şirketine geleceğim.I'll come to your company.
Muhtemelen şirketimizde bir iş bulabileceğini düşünüyorum.I think you could probably get a job at our company.
Sen iyi bir şirkettesin.You're in good company.
Şirket, ürünlerini kullanan tüketicilerin geri bildirimlerini memnuniyetle karşılıyor.The company welcomes feedback from consumers who use their products.
O özel bir güvenlik şirketi için bir mali kontrolör olarak çalışır.He works as a financial controller for a private security company.
Bu, Boston'un en saygın inşaat şirketlerinden biridir.This is one of Boston's most respected construction companies.
Şirketimizde resmi dil Japonca.In our company, the official language is Japanese.
Tom Mary'nin şirkette saygı duyduğu tek adamdı.Tom was the only man at the company that Mary respected.
Şirket önümüzdeki ay yeni bir ilaç çıkartacak.The company will release the new drug next month.
Tom, Mary'ye şirketinde bir pozisyon teklif etti.Tom offered Mary a position at his company.
Tom bir petrol şirketi için çalıştı.Tom worked for an oil company.
Bu laboratuvar saygın ilaç şirketine aittir.This laboratory belongs to a respected pharmaceutical company.
Tom şirkette mevcut mali krizi tartışmak üzere Mary ile bir araya geldi.Tom met with Mary to discuss the current financial crisis at the company.
Tom para çalmaya çalışmak için şirketin sistemine girdi.Tom hacked into the company's system to try to steal money.
Dan şirketini sıfırdan yarattı.Dan created his company from scratch.
Amerika Birleşik Devletleri'ndeki en genç otomobil şirketi doksan yaşından fazladır.The youngest car company in the United States is more than ninety years old.
Dan su şirketindeki işinden kovuldu.Dan was fired from his job at the water company.
Bu şirket çalışanlarının e postalarını inceler.This company monitors its employees' e-mail.
Dan'in şirketi kepenk kapatacak.Dan's company will go out of business.
Samsung büyük bir şirket.Samsung is a big company.
Hangi şirket için çalışıyorsun?What company do you work for?
Tom şirketimize üç yıl önce katıldı.Tom joined our company three years ago.
Şirket zarar etmesine rağmen CEO kendi maaşını artırdı.The CEO raised his salary even though the company was losing money.
Şirket politikası, farklı mevkilerdeki meslektaşları arkadaşlık etmekten men ediyor.Company policy precludes fraternization between co-workers.
Tom Boston'da bir bilgisayar şirketinde çalışıyor.Tom works at a computer company in Boston.