Şirket için teşekkürler.Thanks for the company.
Bu küresel şirket genel olarak kabul görmüş muhasebe ilkelerini izliyor.This global company follows generally accepted accounting principles.
O büyük bir şirket için çalışır.He works for a large corporation.
Hayat büyük bir sirk.Life is one big circus.
Şehre sirk geldi.The circus has come to town.
Bir sirk, kenti ziyaret ediyor.A circus is visiting the town.
Sirke almamız gerekiyor.We need to buy vinegar.
Yöneticilerden bazısı onun şirketin başkanı olmasından yakındı.Some of the managers complained about him becoming the president of the company.
Onun şirketin başkanı olmasından yakınan bazı yöneticiler vardı.There were some managers who complained about him becoming the president of the company.
Bu, insanlardan yararlanan kötü bir şirkettir.This is an evil company that takes advantage of people.
Bu şirket özel bilgilerinizi üçüncü şahıslara satarak para kazanır.This company makes money by selling your private information to third-parties.
Onun maaşı düşük olsa bile, o, o şirket için çok çalışır.Even though her salary is low, she works hard for that company.
Bugün şirketten bir e-posta almayı bekliyorum.I expect to receive an email from the company today.
Tom aile şirketini miras olarak aldı.Tom inherited the family business.
Tom aile şirketini devraldı.Tom took over the family business.
Bana sirke ve yağ getirin lütfen.Bring me vinegar and oil, please.
Şirketimiz istikrarlı ücretler için karar verdi.Our company decided for consistent fees.
Onların şirketlerini ben işletmiyorum.I don't manage their company.
Şirkette içmeyen birisi ya bir hırsızdır ya da bir casus.Someone who doesn't drink in company is either a thief or a spy.
Emily büyük bir şirkette çalışmak istiyor.Emily wants to work in a major company.
Sirke gidebilir miyiz?Can we go to the circus?
Bu şirket, yüksek kaliteli üretimi ile ünlüdür.This company is famous for its high-quality production.
Şirkette kimse beni sevmiyor. Bunu çok iyi biliyorum.No one likes me in the company; I know that well.
Tom ne kadar süredir şirketinizde?How long's Tom been at your company?
Senin yüzünü sevmiyorum ve ben artık şirketinize dayanamıyorum.I don't like your face and I can't bear your company any longer.
Sirke yerine limon suyu kullan.Use lemon juice instead of vinegar.
Tom'un şirketimize ne zaman katıldığını hatırlayabiliyor musun?Can you remember when Tom joined our company?
Tom şirketimizle ilgili bir işe başvurdu.Tom applied for a job with our company.
Tom üç yıl önce bizim şirket için çalışmaya başladı.Tom began to work for our company three years ago.
Tom bir yazılım şirketi için bölge satış müdürüdür.Tom is the district sales manager for a software company.
Tom şirketinde çalışan çok sayıda kadın olduğunu asla fark etmedi.Tom never realized there were so many women working at his company.
Tom'un küçük bir reklam şirketi var.Tom owns a small advertising company.
Tom çok kârlı bir şirkete sahiptir.Tom owns a very profitable company.
Şirketimizi bütünleştirmek için yeni bir müdüre ihtiyacımız var.We need a new director to unify our company.
Şirketimizi toplamak için yeni bir yöneticiye ihtiyacımız var.We need a new director to bring our company together.
Tom ve Mary aynı şirkette çalışıyorlar.Tom and Mary work together at the same company.
Eğer ilgileniyorsan bizim şirkette açılacak bir iş olduğunu düşünüyorum.I think there's a job opening up at our company, if you're interested.
Tom bu şirkette bir işle ilgilenebilip ilgilenemeyeceğimi bilmek istiyordu.Tom wanted to know if I might be interested in a job at his company.
Tom dans şirketindeki tek erkek.Tom is the only male in the dance company.
Boston'da küçük bir şirket için çalışırdım.I used to work for a small company in Boston.
Bir hava yolu şirketinde uçuş görevlisi olarak çalışıyorum.I work for an airline company as a flight attendant.
Tom üç yıldır şirketimizle birlikte.Tom has been with our company for three years.
Bu gazete geniş bir sirkülasyona sahip.This newspaper has a wide circulation.
Sen balla sirkeyle yakaladığından daha fazla sinekler yakalarsın.You catch more flies with honey than with vinegar.
Şirkete annesiyle birlikte geldi.He came in company with his mother.
Bu şirket çevresel kaplama alanını azaltmak için yeni teknolojiler kullanıyor.This company is using new technologies to reduce its environmental footprint.
Bu şirketten olsun.This one's on the house.
Bu şirket, Londra Borsasında işlem görüyor.This company is listed on the London Stock Exchange.
Bu şirket, New York Borsasında işlem görüyor.This company is listed on the New York Stock Exchange.
Bu şirket beş yıl içinde karbon nötr olmayı planlıyor.This company plans to become carbon neutral within five years.
Küçük bir şirket ister misin?Do you want a little company?
Ben şirketinizden hoşlandım.I've enjoyed your company.
Tom şirketinizi seviyor.Tom enjoys your company.
Bizim yine şirketimiz var.We've got company again.
Benim şirketim var.I've got company.
Ben bu şirkette bir hisse sahibiyim.I'm a stockholder in this company.
O büyük bir şirkettir.It's a big company.
Bu bir şirket için tuhaf bir isim.That's a strange name for a company.
Bu bir şirket arabası.This is a company car.
Bu bir şirket kentidir.This is a company town.