Suuçtu şelalesi de bu şirin köye bağlıdır.Auch der Domherr muss das schöne Land verlassen.
Ve Şirineye aşıktır.Zum Verlieben schön.
Kilolu ve şirindir.Süßes und Pikantes.
Bunun üzerine bu köyün güvenliği artık Şirinler'in ellerindedir.Dieser Brauch liegt ganz in den Händen der männlichen Dorfjugend.
Her zaman Şirinleri yemek ister.Auch Süßigkeiten frisst sie gerne.
Kerden Antlaşması (II. Kasr-ı Şirin Antlaşması)2; siehe Schenkungsvertrag).
Hüsrev ü Şirin daha önce Farsca edebiyatında da şiir olarak işlenmiştir.Der Vöslauer Schaumwein fand sogar Eingang in die Literatur.
Ferhad, çalışırken Şirin'i görür ve ona âşık olur.Kazek lernt bei der Arbeit das Mädchen Hanka kennen und verliebt sich in sie.
Dünya şirin dünyadır.Verdammte schöne Welt.
Poil: Şirin bir hayalet pek korkutmaz, çileden çıkartıcak kadar çok konuşur.Das kleine Gespenst tut eigentlich niemandem etwas zuleide, außer es wird geärgert.
Şirin Ziyal ile evlidir.Er war mit Ljubka Šorli verheiratet.
Şirin bir köy...Un adorable petit patelin.
Sevimli şirin bir tavşandır.C’est un beau lapin vivant.
Wurm Kont'a bu şirin Rodolfo tarafından da bilindiğini söyler.C'est la preuve que le comte Rodolfo avait raison.
Gözlüklü Şirin: Şirinler içinde tek gözlüklü olanı.Les seins des copines Trop belles mes lunettes Y'a des matins !
Şirin Ebâdî (Farsça: شیرین عبادی) (d.Al-dunyâ (arabe : دُنْيا , littéralement : la vie - d'ici-bas - .
Salzburg-Şehir - S Salzburg genel olarak küçük, etrafı dağlarla çevrili şirin bir şehirdir.Salzbourg quant à elle est représentée comme une ville paisible voire figée.
Şirinevler Mah.Chers Pâquis.
Eski Şirinyer (Paradiso/Kızılçullu) Tren İstasyonu binası artık kullanılmamaktadır.L'ancienne aérogare (appelée Terminal Sud) n'est plus en service.
4 Adil Şirin.Tessera frumentaria.
Belçikalı karikatüristin en çok bilinen eseri Şirinlerdir.Il est l'un des auteurs les plus connus de la bande dessinée belge.
Şirin Babanın yardımcısıdır.Clara est une collaboratrice de son père.
Türkiye bu tip şarapların üretimi Selçuk ilçesi Şirince köyü ile özdeşleşmiştir.Pendant cette période, le vin produit dans cette partie de l'Égypte était réputé.
Şirinyer, İzmir'in Buca ilçesinin bir semtidir.Il faut dire qu’Isaac est le boulet par excellence.
Güneyde Kasr-ı Şirin sınırı değişmedi.Au sud de la ligne, la desserte de la partie sud est restée inchangée.
Beşikteki bebek çok şirindir.El bebé que está en la cuna es muy rico.
Erkek kardeşim bana şirin bir bebek verdi.Mi hermano me dio un muñeco adorable.
Ne şirin bir bebek!¡Qué bebé más adorable!
Sevimli şirin bir tavşandır.Es un bonito conejo albino.
Cont Fabulous adında bir yarasası vardır ve ona küçük, şirin elbiseler giydirmeyi çok sever.Rebecca tiene un hermano mayor y le gusta vestirse de color rosa.
Narlı mahallesi, Balıkesir ili ile Çanakkale ili sınırı olan Mıhlı çayının doğusunda bulunan şirin bir yerdir.Viven preferentemente junto a la orilla, donde se pescan con anzuelo o con arpón.
Şirinler yeniden başlatma işlemiyle ilgisi yoktur.Queridos padres, no puedo hacer otra cosa.
Şirince' de hiçbir ev diğerinin manzarasını kapatmaz.En la casa de Cenicienta, la zapatilla no le ajusta a ninguna de las damas.
Çok şirin ve şirin olduğu kadar da zeki bir kızdır.Ella es tan inteligente como hermosa.
4 Adil Şirin.4 gol Amoroso.
Şirinler karakteri Şirine bunlardan biridir.Questo è il bello del suo personaggio.
Ayrıca yumuşak tüyleri, şirin ve sakin mizacı ile çok sevilen bir hayvandır.È anche un ottimo cane da compagnia dal temperamento dolce e tranquillo.
Şirinler, Samsun tribünlerinde birçok ilki gerçekleştirmiştir.Adorano molti Dei e allo stesso modo i loro antenati.
Köyün ek gelirleri yoktur ama çalışılabilirse çok gelir sağlanabileceküçük ve şirin bir köydür.Non sembra molto coraggioso ma è pronto a dare il suo contributo per salvare la foresta e i suoi abitanti.
Dünya şirin dünyadır.L'universo elegante.
Wurm Kont'a bu şirin Rodolfo tarafından da bilindiğini söyler.È la prova che il conte Rodolfo aveva ragione.
Gözlüklü Şirin: Şirinler içinde tek gözlüklü olanı.Negli incubi è la “pecora con gli occhiali da sole”.
Hüsrev ü Şirin daha önce Farsca edebiyatında da şiir olarak işlenmiştir.Come letterato raggiunse buona fama nella Poesia gnomica.
(Tavşanlar herkesin sandığı gibi şirin değildirler.Не все из них равноодобряемы религией.
Şirinyer, İzmir'in Buca ilçesinin bir semtidir.Очень мил с Принцессой Истала.
Şirin bir köy...Славная — деревня.
Genç ve şirin görüntüsü sayesinde kendisine "Küçük Latin Prenses" denmektedir.За свой скромный и целомудренный образ девушка получила прозвище «Яшмовая королева».
Demo sonrası Mazhar Şiringöz hariç tüm elemanlar gruptan koptu.Все гонщики кроме Массы отправились в боксы.
Dizinin ismi daha sonra "Bir Ferhat ile Şirin Hikayesi" olarak deişmiştir.Результатом впоследствии стала «Священная история на шорском наречии…».
Şirin bir köydür.Красино — деревня.
Bunun üzerine bu köyün güvenliği artık Şirinler'in ellerindedir.Сейчас территория села входит в состав района Хорошёво-Мнёвники.
Şirince' de hiçbir ev diğerinin manzarasını kapatmaz.В стране Sylvanian Families вы не найдете ни одного похожего дома.
Küçük ve şirin bir köydür.Маленькая и чистая деревенька.
Ferhad'ın ölüm haberini alan Şirin de bir hançerle kendini öldürür.В качестве доказательства своей невиновности принц Дастан убивает себя кинжалом.
Şirin bir sokak köpeğidir.Малая Гончарная улица.
Şirin Babanın yardımcısıdır.كان رائعاً، والد ابنتي.
Şirin bir köy...قرية عالي...
Ancak gönümüze bilinen tek eseri Şirin ile Hüsrev'dir. ^إلا سعد بن عبادة الأنصارى، الذي أبى أن يبايع أبا بكر، وأن يبايع عمر.
Ayrıca 2003 yılında Nobel Barış Ödülü'nü alan avukat Şirin Ebadi de Hamedanlı'dır.ويمثله عدد من المحامين ومن ضمنهم الحائزة على جائزة نوبل للسلام في العام 2003 “شيرين عبادي”.
Orman kenarında içinde iki derenin birleştiği vadi içinde yer alan çok şirin bir mahalledir.توجد عند مدخلها غابة جميلة على جانبي الطريق.