Şimdi bu sorunla ilgilenmek zorunda olmamalıyız.We shouldn't have to be dealing with this problem now.
20 öğrenciyle başladık. Şimdi 200'den fazla var.We started with 20 students. Now we have more than 200.
Şimdiye kadar bir filmde yendiğini gördüğünüz en iğrenç şey nedir?What's the grossest thing you've ever seen eaten in a movie?
Şimdiye kadar yediğin en iğrenç yemek nedir?What's the most disgusting food you have ever eaten?
Şimdiye dek beni ziyarete gelen tek kişi sensin.You're the only person who ever comes to visit me.
Saatimi kaybettim, bu yüzden şimdi başka bir tane satın almak zorundayım.I have lost my watch, so now I have to buy another one.
Eskiden çok kola içerdim ama şimdi sadece su içiyorum.I used to drink a lot of cola, but now I drink only water.
Şimdi mutlu musun?Are you happy now?
Şimdi özgür demokrasi.Free democracy now!
O şimdi Amerikan büyükelçisi olarak Japonya'ya atandı.He was just appointed as the American ambassador to Japan.
Şimdi gerçeği söylemeni istiyorum. Söyle onu.I want you to tell the truth now! Tell it!
Şimdi zamanım yok.I don't have time now.
Dün çok fazla yedim ve şimdi midem bulanıyorYesterday I ate too much and now I feel sick.
Tom şimdi evde olmalı, ama hâlâ ofisinde bulunuyor.Tom should be home by now, but he's still at his office.
Tom şimdi TV izlemiyor. O uyuyor.Tom isn't watching TV now. He's sleeping.
Tom şimdi yalnız değil.Tom isn't lonely now.
Tom şimdi burada değil.Tom isn't here now.
Tom şimdi evde değil.Tom isn't at home now.
Tom şimdi bir roman yazıyor.Tom is writing a novel now.
Patron şimdiye kadar hiç pazar günleri çalışmanı istedi mi?Has the boss ever asked you to work on Sundays?
Bu şimdiye kadar yaşadığımız en hafif kış.This is the mildest winter that we have ever experienced.
Ben şimdi onun adını hatırlayamıyorum.I can't think of his name just now.
Şimdi bir soğuk algınlığım var.I have a cold now.
Şimdi okumuyorum.I am not studying now.
Şimdi çalışıyorum.I am studying now.
Ben şimdi meşgul değilim.I'm not busy now.
Şimdi bir kitap yazmakla meşgulüm.I'm now busy writing a book.
Şimdi bir kitap okuyorum.I am reading a book now.
Şimdi söyleyecek özel bir şeyim yok.I have nothing particular to say now.
Doktor şimdi müsait değil.The doctor is not available now.
Acı şimdi hafiflemeye başladı.The pain has started to ease now.
Şimdilik onunla oynamalısın.You should play along with him for the time being.
O bir trafik kazasında yaralandığı için şimdi yürüyemiyor.He can't walk now because he got injured in a traffic accident.
O, şimdi hastanede ve onun hayatı kritik.He is now in the hospital and his life is in the balance.
O, şimdi odasındaki şeyleri düzenliyor.He is now setting things in order in his room.
O şimdi bir kitap yazıyor.He's writing a book now.
O şimdi kendi başına.He is now on his own.
Oğlunun şimdi yüze kadar sayabildiğini söylüyor.He says his son can count up to 100 now.
Şimdilik arkadaşı ile birlikte yaşıyor.He is living with his friend for the time being.
Ona yapabileceğin herhangi bir yardım için şimdiden size teşekkür etmek istiyorum.I would like to thank you in advance for any help that you are able to give her.
Şimdiye kadar büroda olması gerekir.She ought to be at the office by now.
O şimdi tehlikeyi atlattı.She was now out of danger.
Eğer öyle yapmak gerekli ise, borcumu şimdi geri ödeyeceğim.If it's necessary to do so, I'll pay back my loan now.
Rüzgar şimdi sert esiyor.The wind is blowing hard now.
Unutmadan önce onu hemen şimdi yap.Do it right now, before you forget.
Şimdi onun için hiç zamanım yok.I've got no time for that now.
Arkadaşım Güneş şimdi ve her zaman üzerimde parlar.My friend Sun shine on me now and ever.
Tren saat onda hareket etti, bu yüzden şimdiye kadar varmış olmalı.The train left at ten, so it should have arrived in Osaka by now.
O şimdi seksen bir yaşındadır.She is now eighty-one years old.
Hemşire sandığım kadının doktor olduğunu şimdi öğrendim.I now understand that the woman I thought was a nurse is a doctor.
Hemşire sandığım kadının doktor olduğunu şimdi anlıyorum.I now understand that the woman I thought was a nurse is a doctor.
Kısa eteklerin modası şimdiden bitti.Short skirts have already gone out of fashion.
Onlar şimdi nereye gidiyor?Where are they going to right now?
Karım şimdi yemek pişiriyor.My wife is cooking right now.
Şimdi sıra sizde.It's now your turn.
Onu şimdi yap.Do it now.
Kafam karıştı. Ben şimdi ne yapıyorum?I'm confused. What do I do now?
Dün bavulumu bagaj odasına koydum ama şimdi kayıp gibi görünüyor.I put my suitcase in the baggage room yesterday, but now it seems to be missing.
O şimdi iyi; ne çok ağır ne de çok hafif.It's good now; neither too heavy nor too light.
Babam şimdi bahçede.My father is in the garden now.