Ben şimdi vombatlar hakkındaki altı yeni gerçeği öğrendim.I just learned six new facts about wombats.
Şimdi sıra sizde.It's now your turn.
Onu şimdi yap.Do it now.
Pekala. Şimdi gidiyorum.All right. I'm leaving.
Şimdi saat kaç?What time is it now?
Kafam karıştı. Ben şimdi ne yapıyorum?I'm confused. What do I do now?
O şimdi iyi mi?Is that OK now?
Ah, şimdi anlıyorum.Oh, now I understand.
Şimdi adresim yok.I don't have the address now.
O cüzdanını düşürdü ve şimdi o benim.He dropped his wallet, and now it's mine.
Şimdi gidelim.Let's go now.
Annem şimdi tenis için deli oluyor.My mother is now crazy about tennis.
Şimdi sonbahar.It's fall now.
Kız kardeşin şimdi ne yapıyor?What is your sister doing now?
Ben şimdi iki yıldır Uygurca eğitimi alıyorum.I've been studying Uighur for two years now.
Şimdilik Tatoeba'da Moğolca altı cümle var.There are six sentences in Mongolian in Tatoeba as of now.
Şimdi hatırlayamıyorum.I can't remember now.
Şimdi o konuda bir şey yapmak için çok geç.It's too late to do anything about that now.
Şimdi ödevinizi yapın.Do your homework now.
O şimdi burada değil.He isn't here now.
Ben 2 yıl boyunca Japonya'da yaşadım ama şimdi Kaliforniya'da yaşıyorum.I lived in Japan for 2 years, but now I'm living in California.
O şimdi eğitim görüyor.He's now studying.
Başlangıçta ben ondan hoşlanmadım ama şimdi hoşlanıyorum.In the beginning I did not like him, but now I do.
Sabah 6.00'da kalkmak ilk başta zordu, ama şimdi buna alıştım.Getting up at 6 a.m. was hard at first, but now I'm used to it.
Şimdi nereye gidelim? Tiyatroya mı yoksa sinemaya mı?Where shall we go now? To the theatre or cinema?
Şimdiye kadar geçirmiş olduğum en soğuk kış San Francisco'daki bir yazdı.The coldest winter I ever spent was a summer in San Francisco.
Hayır, o şimdiye kadar aşık olmamıştı.No, until now she has never fallen in love.
Şimdi neredesin?Where are you now?
Mary sınıfın alt seviyesindeydi. Şimdi üst seviyesinde.Mary was at the bottom of the class. Now she's at the top.
Şimdi bana ana konulardan bahsedin.Give me the main points now.
Elektrik kesildi fakat şimdi geri geldi.The electricity went out, but it's back on now.
Ekonomik durum şimdi iyi değil.The economic situation isn't good right now.
Sanık hırsız şimdi mahkeme huzurunda.The accused thief is on trial now.
Senin ülkende şimdi hava durumu nasıl?What's the weather in your country now?
Şimdi kimle çıkıyorsun?Whom are you going out with now?
Şimdi eve gitme zamanı.It's time to go home.
O, hayatımda şimdiye kadar gördüğüm en ufak hamam böceğiydi.That was the tiniest cockroach I've ever seen in my life.
Şimdi çalışmalıyım ama Tatoeba'da kalmayı tercih ediyorum.I should study now, but I prefer staying on Tatoeba.
Lütfen evraklarını şimdi teslim et.Please hand your papers in now.
Şimdi ne kadar çok yaparsan, yarın o kadar az yaparsın.The more you do now, the less you'll do tomorrow.
Şimdi hasarlı lastiğimi tamir edebilir misin?Can you fix my broken tire now?
Her neyse, o şimdi Paris'te olabilir.Anyhow, he may now be in Paris.
Şimdi yemek yapacağım, daha sonra dönerim.Now I'm going to cook, I'll be back later.
Yeni politikayı benimsemek, bu şirketin şimdiye kadar yaptığı en iyi şeydi.Adopting the new policy was the best thing this company ever did.
Şimdi özgürüm.Now I am free.
Bilgisayarınızı kapatmanız ve bir kitap okumanız şimdi güvenlidir.It is now safe to turn off your computer and read a book.
Şimdi bile zaman zaman artçı şoklar var.Even now there are occasional aftershocks.
Kadın şimdi su içiyor.The woman is drinking water now.
Bana şimdi söylesen iyi olur.You had better tell me now.
O şimdi altmış sekiz yaşındaydı ve hasta bir adamdı.He now was sixty-eight years old and a sick man.
Avrupa'da savaşın sonu şimdi ufuktaydı.The end of the war in Europe was now in sight.
Şu insanların şimdi işleri yoktu.Those people now had no jobs.
Şimdi anlıyorum.I understand now.
Şimdiki öncelik bu.This takes top priority.
Ve şimdi: İnternet olmadan on üç saat.And now: thirteen hours without internet.
Şimdi iki tane nişanlım var.Now I have two fiancées.
Hava şimdi soğuk.The weather is cold now.
O şimdi bir doktor.She’s a doctor now.
O, şimdi araba sürebiliyor.He can drive a car now.
Oğlum şimdi tarlada sıkı çalışıyor.My son is working hard on the field right now.