Ana içeriğe geç
Sözlük

şimşekler ile cümle

şimşekler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Kafamı çarptım, gözümde şimşekler çaktı.I hit my head and saw stars.
Göklerin, şimşeklerin ve gök gürültülerinin tanrısıdır.The chiefgod and the god of the sky and light.
Bilgin bu cihazla yıldızlarla birlikte bulutu ve şimşekleri de inceliyordu.When the moon had climbed the mountain and the stars were shining too.
Şimşeklerle dolu fırtınalı bir gecede büyükbaba ölür.On a terrible night of storm Klara is frightened.
Şimşek, Şimşekler'in akıntısı.Only upon the compass, shafts of light.
Herhalde, evimize yakın örnek vermek gerekirse, şimşeklerde bulunur.Well, probably closest to home, it exists in lightning.
Zihnimizde şimşekler çaktıThis blew our mind.
Şimşekleri çevresine nasıl yaydığına, Denizin dibine dek nasıl ulaştırdığına bakın.Behold, he spreads his light around him. He covers the bottom of the sea.
Varıp da, ‹Buradayız› desinler diye, Şimşekleri gönderebilir misin?Can you send forth lightnings, that they may go? Do they report to you, 'Here we are?'
Şimşekleri dünyayı aydınlatır, Yeryüzü görüp titrer.His lightning lights up the world. The earth sees, and trembles.
Dolu yağdırdı yağmur yerine, Şimşekler çaktırdı ülkelerinde.He gave them hail for rain, with lightning in their land.
Hera ve Zeus şimşekleriyle onu öldürmeye çalışırlar ama geri yansır ve Hera öldürülür.Hera and Zeus try to kill him with their lightning but it is reflected back and Hera is killed.
Gökgürültüsü ve şimşeklerin efendisidir.Bei Grubenlicht und Sonnenschein.
Raiden şimşekler çıkartarak onları yenince Liu Kang, Raiden'e inanmaya başlar.Croyant que c’est Liu Kang qui doit gagner, Raiden l'encourage davantage.
Bu ulvî ruhun sesi gök gürültüleri, ayaklarından çıkan alevler ise şimşekler olarak algılanmaktaydı.Cependant des arbres épais, violemment agités par l'orage, prirent feu par suite du frottement des branches.
Yıldırımlar ve şimşekler onun silahıdır.Les incendies et les explosions sont sa spécialité.
Şimşek, Şimşekler'in akıntısı.El cristal y la vía de la luz.
Şimşekler çaktırır.Sentir Las Luces.
Yıldırımlar ve şimşekler onun silahıdır.Il fulmine e il tuono sono le sue armi.
Ardından şimşekler çaktı.Poi calano le luci.
Gökgürültüsü ve şimşeklerin efendisidir.Относятся к стихии огня и молнии.
Gökgürültüsü ve şimşeklerin efendisidir.O Navegante dos infernos e das luzes.
Fırlattığı şimşekler onun mızraklarıdır.A luz que emitem é contínua.
Şu an da BAL'da mücadele etmekte olan kulüp, il içersinde Mavi Şimşekler olarak da bilinmektedir.Later verschijnt het Beest tijdens het diner ook in het blauw.
Fırlattığı şimşekler onun mızraklarıdır.Leegheid is alles wat zij uitstralen.
Yıldırımlar ve şimşekler onun silahıdır.Schuimblokken zijn licht en knapperig.
Göklerin, şimşeklerin ve gök gürültülerinin tanrısıdır.Pełne są niebiosa i ziemia chwały Twojej.
Şimşekler ve yıldırımlar çaktırır.Władają ogniem i błyskawicami.
Şimşeklerle dolu fırtınalı bir gecede büyükbaba ölür.W czasie podróży dziadek umiera.
Gökgürültüsü ve şimşeklerin efendisidir.Jest władcą wiatru oraz piorunów.
Ardından şimşekler çaktı.Tågen luktade därefter.
Şimşekler çaktırır.Det ljusnar igen.
O anda şimşekler çaktı, uğultular, gök gürlemeleri işitildi.Небо яснішало, лункішали голоси.
Bu ulvî ruhun sesi gök gürültüleri, ayaklarından çıkan alevler ise şimşekler olarak algılanmaktaydı.Patří sem oheň (svíčka, lampa), v němž září: rozžhavené částice (nejčastěji uhlíku), slabě i žhavé plyny.
Yıldırımlar ve şimşekler onun silahıdır.Hrom byl jeho hlas a blesk jeho oštěp.
Şimşekler "ateş" olarak yorumlanmış olabilir.Varujte ostatní třeba voláním „hoří“.
Şimşekler "ateş" olarak yorumlanmış olabilir.Luminile văzute pe munte au fost interpretate ca incendii.
Hekatonheirler ve kykloplar Zeus'a minnettar kalırlar ve ona yakıcı şimşekleri ve ateşi hediye ederler.Ca rasplată, ciclopii i-au oferit lui Zeus ca arme fulgerul și tunetul.
Şimşekler çaktırır.Kaikki mikä kiiltää.
Ortaya çıktığında gök gürler, şimşekler çakar.Kun illat pimenevät, nahkiaiset ilmestyvät koskeen.
Ardından şimşekler çaktı.Derefter så han gnisterne.
Astrafobi, gök gürültüsü ve şimşeklere karşı duyulan anormal korkudur.Brontofobi er en overdreven frygt for lyn og tordenvejr.
Bu esnada Zeus da şimşekleri ile Titanlara saldırır.Zevs skal etter tradisjonen ha beseiret titanerne med sin lynstråle.
Gökgürültüsü ve şimşeklerin efendisidir.Yaitu pembiasan cahaya dan pemantulan cahaya.
Araştırmalar aynı zamanda kedilerin de gök gürültüsünden ve şimşeklerden korkabildiğini göstermektedir.Các nghiên cứu cũng chỉ ra rằng mèo có thể sợ giông bão.
Gökgürültüsü ve şimşeklerin efendisidir.結華と光の先輩。
Atmosfer güçlerini de o yönetir; şimşekler fırtınalar, onun buyruğundadır.空界,指由虛空構成的界,是色聚之間的間隙與界線,其特徵為無障礙。
Şimşekler "ateş" olarak yorumlanmış olabilir.能力是操縱「火」。
Yıldırımlar ve şimşekler onun silahıdır.빛이 그녀의 무기로 쓰인다.
O anda şimşekler çaktı, uğultular, gök gürlemeleri işitildi.באותו רגע, ברק הכה והשמיים החשיכו.
Yıldırımlar ve şimşekler onun silahıdır.Luk i strijela njihovo je glavno oružje.
Şimşekler çaktırır.Säravad tähed.
Ardından bir ses gümbürder, Görkemli sesiyle gürler. Sesi duyulunca şimşekleri alıkoymaz.Apoi se aude un bubuit, tună cu glasul Lui măreţ; şi nu mai opreşte fulgerul, de îndată ce răsună glasul Lui.
Ardından bir ses gümbürder, Görkemli sesiyle gürler. Sesi duyulunca şimşekleri alıkoymaz.Bůh silný hřímá hlasem svým předivně, činí veliké věci, a však nemůžeme rozuměti, jak.
Ardından bir ses gümbürder, Görkemli sesiyle gürler. Sesi duyulunca şimşekleri alıkoymaz.Después de él ruge el trueno; truena con su majestuosa voz. Cuando se oye su sonido, él no lo detiene
Ardından bir ses gümbürder, Görkemli sesiyle gürler. Sesi duyulunca şimşekleri alıkoymaz.efter det brøler hans Røst, med Højhed brager hans Torden; han sparer ikke på Lyn, imedens hans Stemme høres.
Ardından bir ses gümbürder, Görkemli sesiyle gürler. Sesi duyulunca şimşekleri alıkoymaz.Isten az õ szavával csudálatosan mennydörög, és nagy dolgokat cselekszik, úgy hogy nem érthetjük.
Ardından bir ses gümbürder, Görkemli sesiyle gürler. Sesi duyulunca şimşekleri alıkoymaz.그 후에 음성을 발하시며 위엄의 울리는 음성을 내시고는 그 음성이 들릴 때에 번개 빛을 금치 아니하시느니라
Ardından bir ses gümbürder, Görkemli sesiyle gürler. Sesi duyulunca şimşekleri alıkoymaz.Za bliskom rjove grom; On grmi z veličastnim glasom svojim in ne zadržuje bliskov, ko se čuje glas Njegov.
Ardından bir ses gümbürder, Görkemli sesiyle gürler. Sesi duyulunca şimşekleri alıkoymaz.Za ním reve hlas; hrmí hlasom svojej velebnosti a nezdŕža toho, keď sa čuje jeho hlas.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod