şimşek gibi ile cümle

şimşek gibi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.A gdy się modlił, stał się inakszy kształt oblicza jego, i szaty jego stały się białe i świetne.
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.A když se modlil, učiněna jest tvář jeho proměněná, a oděv jeho bílý a stkvoucí.
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.A v tom, čo sa modlil, vzhľad jeho tvári bol razom iný, a jeho rúcho stalo sa bielym, skvejúcim sa jako blesk.
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.Ðương khi cầu nguyện, diện mạo Ngài khác thường, áo Ngài trở nên sắc trắng chói lòa.
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.Ðương khi cầu_nguyện , diện_mạo Ngài khác_thường , áo Ngài trở_nên sắc trắng chói_lòa .
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.E, mentre pregava, il suo volto cambiò d'aspetto e la sua veste divenne candida e sfolgorante
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.Enquanto ele orava, mudou-se a aparência do seu rosto, e a sua roupa tornou-se branca e resplandecente.
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.imádkozása közben az õ orczájának ábrázata elváltozék, és az õ ruhája fehér [és] fénylõ lõn.
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.In ko moli, postane podoba obličja njegovega drugačna in oblačilo njegovo belo in svetlo.
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.Ja hänen rukoillessaan hänen kasvojensa näkö muuttui, ja hänen vaatteensa tulivat säteilevän valkoisiksi.
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.기도하실 때에 용모가 변화되고 그 옷이 희어져 광채가 나더라
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.Och under det att han bad, blev hans ansikte förvandlat, och hans kläder blevo skinande vita.
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.Og mens han bad, blev hans åsyn anderledes å se til, og hans klædning blev hvit og skinte som lynet.
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.Pe cînd Se ruga, I s'a schimbat înfăţişarea feţei, şi îmbrăcămintea I s'a făcut albă strălucitoare.
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.Pendant qu`il priait, l`aspect de son visage changea, et son vêtement devint d`une éclatante blancheur.
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.Sementara Yesus berdoa di situ, muka-Nya berubah dan pakaian-Nya menjadi putih berkilauan
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.Terwijl Hij aan het bidden was, begon Zijn gezicht te glanzen.
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.Und da er betete, ward die Gestalt seines Angesichts anders, und sein Kleid ward weiß und glänzte.
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.Και ενω προσηυχετο, ηλλοιωθη η οψις του προσωπου αυτου και τα ιματια αυτου εγειναν λευκα εξαστραπτοντα.
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.И като се молеше, видът на лицето Му се измени, и облеклото Му стана бяло и бляскаво.
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.И когда молился, вид лица Его изменился, и одежда Его сделалась белою, блистающею.
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.І, як молив ся Він вид лиця Його став инший, і одежа Його біла, блискуча.
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.ויהי בהתפללו נשתנה מראה פניו ולבושו הלבין והבריק׃
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.وفيما هو يصلّي صارت هيئة وجهه متغيرة ولباسه مبيضا لامعا.
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.正 禱 告 的 時 候 、 他 的 面 貌 就 改 變 了 、 衣 服 潔 白 放 光
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.正 禱告 的 時候 、 他 的 面貌 就 改變 了 、 衣服 潔白 放光
RABbin sesi şimşek gibi çakar,(28:7) Глас Господа высекает пламень огня.
RABbin sesi şimşek gibi çakar,A voz do Senhor lança labaredas de fogo.
RABbin sesi şimşek gibi çakar,Az Úr szava tûzlángokat szór.
RABbin sesi şimşek gibi çakar,De stem van de HERE splijt de vlammen.
RABbin sesi şimşek gibi çakar,Die Stimme des HERRN sprüht Feuerflammen.
RABbin sesi şimşek gibi çakar,Glas GOSPODOV šviga plamene ognjene.
RABbin sesi şimşek gibi çakar,Glasul Domnului face să ţîşnească flăcări de foc,
RABbin sesi şimşek gibi çakar,Głos Pański krzesze płomieó ognisty.
RABbin sesi şimşek gibi çakar,Herran ääni halkoo tulen liekit.
RABbin sesi şimşek gibi çakar,Herrens røst slynger ut kløvede ildsluer.
RABbin sesi şimşek gibi çakar,HERRENS röst sprider ljungeldslågor.
RABbin sesi şimşek gibi çakar,HERRENs Røst udslynger Luer.
RABbin sesi şimşek gibi çakar,Hlas Hospodinov kreše plamene ohňa.
RABbin sesi şimşek gibi çakar,Hlas Hospodinův rozkřesává plamen ohně.
RABbin sesi şimşek gibi çakar,Il tuono saetta fiamme di fuoco
RABbin sesi şimşek gibi çakar,여호와의 소리가 화염을 가르시도다
RABbin sesi şimşek gibi çakar,La voix de l`Éternel fait jaillir des flammes de feu.
RABbin sesi şimşek gibi çakar,Suara TUHAN membuat kilat menyambar
RABbin sesi şimşek gibi çakar,Tiếng Ðức Giê-hô-va khiến những lằn lửa văng ra.
RABbin sesi şimşek gibi çakar,Tiếng_Ðức_Giê - hô-va khiến những lằn lửa văng ra .
RABbin sesi şimşek gibi çakar,Voz de Jehovah que aviva las llamas de fuego
RABbin sesi şimşek gibi çakar,Η φωνη του Κυριου καταδιαιρει τας φλογας του πυρος.
RABbin sesi şimşek gibi çakar,Гласът Господен разцепва огнените пламъци.
RABbin sesi şimşek gibi çakar,קול יהוה חצב להבות אש׃
RABbin sesi şimşek gibi çakar,‎صوت الرب يقدح لهب نار
RABbin sesi şimşek gibi çakar,耶 和 華 的 聲 音 使 火 焰 分 岔
RABbin sesi şimşek gibi çakar,耶和華 的 聲音 使 火焰 分岔
Ve gercekten simsek gibiydi; calisma bicimi neredeyse inanilmazdi.Byla prostě bleskově rychlá, způsob, jakým pracovala byl až neuvěřitelný.
Ve gercekten simsek gibiydi; calisma bicimi neredeyse inanilmazdi.Elle était rapide comme l'éclair, je n'arrivais pas à en croire mes yeux.
Ve gercekten simsek gibiydi; calisma bicimi neredeyse inanilmazdi.Era un fulmine, lavorava in un modo quasi incredibile.
Ve gercekten simsek gibiydi; calisma bicimi neredeyse inanilmazdi.Het ging bliksemsnel. Haar werkwijze was bijna ongelooflijk.
Ve gercekten simsek gibiydi; calisma bicimi neredeyse inanilmazdi.Iba a la velocidad del rayo, la forma en la que trabajaba era algo increíble.
Ve gercekten simsek gibiydi; calisma bicimi neredeyse inanilmazdi.Jej tempo było piorunujące - sposób pracy niewiarygodny.
Ve gercekten simsek gibiydi; calisma bicimi neredeyse inanilmazdi.이건 거의 번개같은 속도입니다. 그녀가 일하는 방식은 도저히 믿기지가 않았죠.

İlgili Sayfalar