Sabahleyin şiltelerimizi toparladık.In the morning, we put away our futons.
Ben şiltenin üzerinde uyurum.I'll sleep on the futon.
Benim Japon şiltemi haftada en az iki kez havalandırmaya çalışırım.I try to air my futon at least twice a week.
Şilte kaya gibi hissettirdi.The mattress felt like rocks.
Günümüzde tüyleri şilte ve yastık içi malzemesi olarak kullanılmaktadır.Today, the soft fibres are still used as kapok for pillows.
Köpükle dolu bir şilte üstünde yüzmeyi öğrenip daha sonra suya giremezsiniz.You cannot learn swimming on a foam mattress and enter into water.
Eğer şiltesi olan bir sandalyede oturuyorsan, daha açık olursun', demişti.If you're sitting on a cushioned chair, you'll be more open."
İsa ona, ‹‹Kalk, şilteni topla ve yürü›› dedi.Jesus said to him, "Arise, take up your mat, and walk."
‹‹Sana, ‹Şilteni topla ve yürü› diyen adam kim?›› diye sordular.Then they asked him, "Who is the man who said to you, 'Take up your mat, and walk'?"
Azalan sırada, bu parçacıklar kum, silt ve kildir.In decreasing order, these particles are sand, silt and clay.
Taban 5 kalınlığına ulaşan silt ile kaplıdır.The bottom is covered with silt up to 5 m (16 ft) thick.
Bunları koyu deniz şeylleri, silttaşları ve Millstone Grit'in kaba kumtaşları izledi.These were followed by dark marine shales, siltstones, and coarse sandstones of the Millstone Grit.
Oluşumun, tip kesitinin %72'sini oluşturan çoğunlukla kalkerli kırmızımsı-kahverengi silttaşıdır.The formation is mostly calcareous reddish-brown siltstone, which makes up 72% of the type section.
Geri kalan kısım çoğunlukla çakıltaşıdır ve sadece küçük siltli çamurtaşı içerir .The remainder is mostly conglomerate with only minor silty mudstone.
Kumtaşı/silttaşı tabakaları, dönüşümlü olarak masif ve çapraz tabakalı olma eğilimindedir.Sandstone/siltstone layers tend to be alternatingly massive and cross-bedded.
Genellikle silttaşı, siltli torf veya balçıktan oluşurlar.They are usually composed of siltstone, silty peat or loam.
Şiltenler dağlarda yaşar ve canlıları da korurlar.Sie leben in Bergen und dienen ebenfalls den Moredhel.
Bunun için de ortaya, 10 yıllık bir şilt koymuştu.A raíz de esto, obtuvo un contrato de diez años.
"Dünkü şilt maçları: Fener - Vefa takımları sahada dövüştüler".«"Coches de época: joyas sobre ruedas en 'El Caso.
Şiltler ve İgnudi'ler ile birlikte içerik e(restorasyondan önce) .Они спрашивают тебя об опьяняющих напитках и азартных играх.
Taşıyabileceği iri ve ince malzemeleri (süprüntü-kum, kil silt, çakıl) dağdan aşağı taşır.قوڭۇر تاغ, Қоңур Тағ — «коричневая гора», кит. упр.
Şiltenler de denir.Также именуются киликранами.
Karyola yerine halı üzerine şilte seriyor, yorgan yerine paltolarımızı kullanıyorduk."Даже ремень от брюк отняли, и я должен был собственными руками держать брюки».
Bu süre zarfında mağarada 25 m (82 ft) kadar kum, silt ve kil depolanmıştır.على مدار تلك الفترة تراكمت في الكهف طبقات رسوبية من الرمال والطمي والصلصال يصل ارتفاعها إلى 25 مترًا.
Bu süre zarfında mağarada 25 m (82 ft) kadar kum, silt ve kil depolanmıştır.No decorrer deste período, depósitos de areia, silte e argila de até 25 m (82 pé) acumularam na caverna.
Kupa, şilt ve vazoların bir kısmı diğer odalara ve alt kattaki büyük salona konmaya başlandı.A partir da audiência foram atiradas garrafas, lixo, entre outras coisas no palco, enquanto se divertiam.
Şiltler ve İgnudi'ler ile birlikte içerik (restore edilmiş) .Se även Fuling (drink) och fulhet.
1916 yılında İmparatoriçe I. Zewditu onu Balemulu Silt'an Enderase (Tam yetkili naip) makamına atadı.У 1916 році Імператриця Zewditu призначила його на посаду Balemulu Silt'an Enderase (Повноважного Регента).
8 Mayıs 1935. s. 8. |erişim-tarihi= kullanmak için |url= gerekiyor (yardım) ^ "Şilt maçının finali".15.08.1985; Матвієнко А. Що повідало серце. // Шлях перемоги.
Şiltenler de denir.Se mai numesc și „canoanele”.
Karyola yerine halı üzerine şilte seriyor, yorgan yerine paltolarımızı kullanıyorduk."Haját fiúsan rövidre vágatta, szívesebben járt nadrágban, mint szoknyában.”
Şiltenler dağlarda yaşar ve canlıları da korurlar.Vuoret toisaalta eristävät, toisaalta suojelevat.
Bunun için de ortaya, 10 yıllık bir şilt koymuştu.Στη συνέχεια γνώρισε μια δεκαετία κάμψης.
Bunlar en küçükten büyüğe doğru olmak üzere; kil, silt, kum ve çakıl olarak belirlenmiştir.Kemudian, nafas menjadi pendek, dada sakit, juga pembekakan (edema), dan kesadaran berkurang (confusion).
Sıltaşe isminde bir mezar vardır.山名宗全の墓がある。
Adam o anda iyileşti. Şiltesini toplayıp yürümeye başladı. O gün Şabat Günüydü.A človek hneď ozdravel a vzal svoje ležisko a chodil. A bolo to v sobotu.
Adam o anda iyileşti. Şiltesini toplayıp yürümeye başladı. O gün Şabat Günüydü.A hned zdráv jest učiněn člověk ten, a vzav lože své, i chodil. A byla sobota v ten den.
Adam o anda iyileşti. Şiltesini toplayıp yürümeye başladı. O gün Şabat Günüydü.Aussitôt cet homme fut guéri; il prit son lit, et marcha.
Adam o anda iyileşti. Şiltesini toplayıp yürümeye başladı. O gün Şabat Günüydü.A zarazem stał się zdrowym on człowiek, i wziął łoże swoje, i chodził. A był sabat onego dnia.
Adam o anda iyileşti. Şiltesini toplayıp yürümeye başladı. O gün Şabat Günüydü.De man werd direct gezond. Hij pakte zijn matras op en liep!
Adam o anda iyileşti. Şiltesini toplayıp yürümeye başladı. O gün Şabat Günüydü.És azonnal meggyógyula az ember, és felvevé nyoszolyáját, és jár vala. Aznap pedig szombat vala.
Adam o anda iyileşti. Şiltesini toplayıp yürümeye başladı. O gün Şabat Günüydü.Imediatamente o homem ficou são; e, tomando o seu leito, começou a andar. Ora, aquele dia era sábado.
Adam o anda iyileşti. Şiltesini toplayıp yürümeye başladı. O gün Şabat Günüydü.Îndată omul acela s'a făcut sănătos, şi -a luat patul, şi umbla. Ziua aceea era o zi de Sabat.
Adam o anda iyileşti. Şiltesini toplayıp yürümeye başladı. O gün Şabat Günüydü.In precej je mož ozdravel, in vzame posteljo svojo in hodi. Bila pa je tisti dan sobota.
Adam o anda iyileşti. Şiltesini toplayıp yürümeye başladı. O gün Şabat Günüydü.Ja mies tuli kohta terveeksi ja otti vuoteensa ja kävi. Mutta se päivä oli sapatti.
Adam o anda iyileşti. Şiltesini toplayıp yürümeye başladı. O gün Şabat Günüydü.그 사람이 곧 나아서 자리를 들고 걸어 가니라 이 날은 안식일이니
Adam o anda iyileşti. Şiltesini toplayıp yürümeye başladı. O gün Şabat Günüydü.Och strax blev mannen frisk och tog sin säng och gick. Men det var sabbat den dagen.
Adam o anda iyileşti. Şiltesini toplayıp yürümeye başladı. O gün Şabat Günüydü.Og straks blev Manden rask, og han tog sin Seng og gik. Men det var Sabbat på den Dag;
Adam o anda iyileşti. Şiltesini toplayıp yürümeye başladı. O gün Şabat Günüydü.Og straks blev mannen frisk og han tok sin seng og gikk. Men det var sabbat den dag.
Adam o anda iyileşti. Şiltesini toplayıp yürümeye başladı. O gün Şabat Günüydü.Pada saat itu juga orang itu sembuh. Ia mengangkat tikarnya dan berjalan. Hal itu terjadi pada hari Sabat
Adam o anda iyileşti. Şiltesini toplayıp yürümeye başladı. O gün Şabat Günüydü.Tức thì người ấy được lành, vác giường mình và đi. Vả, bấy giờ là ngày Sa-bát.
Adam o anda iyileşti. Şiltesini toplayıp yürümeye başladı. O gün Şabat Günüydü.Tức_thì người ấy được lành , vác giường mình và đi . Vả , bấy_giờ là ngày Sa-bát .
Adam o anda iyileşti. Şiltesini toplayıp yürümeye başladı. O gün Şabat Günüydü.Und alsbald ward der Mensch gesund und nahm sein Bett und ging hin. Es war aber desselben Tages der Sabbat.
Adam o anda iyileşti. Şiltesini toplayıp yürümeye başladı. O gün Şabat Günüydü.Y en seguida el hombre fue sanado, tomó su cama y anduvo. Y aquel día era sábado
Adam o anda iyileşti. Şiltesini toplayıp yürümeye başladı. O gün Şabat Günüydü.зараз одужав чоловік, і взяв постїль свою, та й ходив; була ж субота того дня.
Adam o anda iyileşti. Şiltesini toplayıp yürümeye başladı. O gün Şabat Günüydü.Затова юдеите казаха на изцеления: Събота е, и не ти е позволено да дигнеш постелката си.
Adam o anda iyileşti. Şiltesini toplayıp yürümeye başladı. O gün Şabat Günüydü.И он тотчас выздоровел, и взял постель свою и пошел. Было же это в день субботний.
Adam o anda iyileşti. Şiltesini toplayıp yürümeye başladı. O gün Şabat Günüydü.וכרגע שב האיש לאיתנו וישא את משכבו ויתהלך והיום ההוא יום שבת היה׃
Adam o anda iyileşti. Şiltesini toplayıp yürümeye başladı. O gün Şabat Günüydü.فحالا برئ الانسان وحمل سريره ومشى. وكان في ذلك اليوم سبت
Adam o anda iyileşti. Şiltesini toplayıp yürümeye başladı. O gün Şabat Günüydü.那 人 立 刻 痊 愈 、 就 拿 起 褥 子 來 走 了