şikâyet ile cümle
şikâyet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom Mary'nin şikayetlerinden bıktı.Tom is fed up with Mary's complaining.
Tom şikayetçi olacak.Tom is going to make a complaint.
Tom Mary'nin şikayet ettiğini duymaya alışkın.Tom is used to hearing Mary complain.
Bu defa şikayetiniz nedir?What's your complaint this time?
Tom şikayette bulundu mu?Has Tom filed a complaint?
Koşullardan şikâyet etmeyin!Do not complain about the conditions!
Hey, şikayet etmekten vazgeç.Hey, quit complaining.
Tom olanlar hakkında şikayet etmemeye karar verdi.Tom has decided not to complain about what happened.
Tom her zaman yemekten şikayet eder.Tom always complains about the food.
Sanırım bu kadar çok şikayet etmekten vazgeçmelisin.I think you should stop complaining so much.
Bu konuda tekrar şikâyet etmeyeceğim.I'm never going to complain about that again.
Tom her zaman işleri yapma tarzım hakkında şikayet eder.Tom always complains about the way I do things.
Tom senin hakkında şikayet ediyor.Tom has been complaining about you.
"Nasıl gidiyor?" "Bir şikayetim yok.""How have you been doing?" "I can't complain."
Şikayet etmeni dinlemek istemiyorum.I don't want to listen to you complain.
Tom'un şikayetlerinden biri yiyecektir.One of Tom's complaints is the food.
Hayatımda bu kadar çok şikayet hiç duymadım.I've never heard so much complaining in my life.
Tom senin içmen hakkında şikayetler aldığını söylüyor.Tom says he's gotten complaints about you drinking.
Ben herhangi bir müşterinin şikayet ettiğini görmüyorum.I don't see any customers complaining.
Şikayetin nedir?What's your beef?
Bugün dilek şikayet kutusunu kontrol ettin mi?Have you checked the suggestions box today?
Tom asla şikayet etmedi.Tom never complained.
Tom sürekli yeterli boş zamanı olmadığından şikayet ediyor.Tom is always complaining that he doesn't have enough free time.
Artık şikayet etmeyeceğim.I'm not going to complain anymore.
Tom asla bir şey hakkında şikayet etmedi.Tom never complained about anything.
Tom karısının aşçılığı hakkında sürekli şikayet ediyor.Tom is always complaining about his wife's cooking.
Şikayetinden usandım.I've had enough of your complaining.
İnsanlar her zaman hava hakkında şikayet ediyor.People always complain about the weather.
Şikayet etmedin, değil mi?You didn't complain, did you?
Uzun süredir bu sorun hakkında şikayet ediyorum.I've been complaining about this problem for a long time.
Kimse şimdiye kadar onun hakkında şikayet etmedi.No one has ever complained about that.
Lütfen bu kadar çok şikayet etme.Please don't complain so much.
Çok fazla şikayet ediyorsun.You complain too much.
Tom ısı hakkında şikayet etti.Tom complained about the heat.
Hiç şikayetim yok.I have no complaints.
Neden her zaman şikayet ediyorsun?Why are you always complaining?
Neden hâlâ şikayet ediyorsun?Why are you still complaining?
Kim şikayet etti?Who complained?
Şikayet etmemeliydik.We shouldn't have complained.
Şikayet etmek istiyor musun?Do you wish to complain?
Şikayet etmemeliyiz.We shouldn't complain.
Biz şikayet etmemeliyiz.We shouldn't complain.
Şikayet edemiyoruz.We can't complain.
Tom neredeyse hiçbir şey hakkında şikayet etmezdi.Tom hardly ever complains about anything.
Yeni komşularınız gürültülü partileriniz hakkında şikayet ettiler.Your neighbors have complained about your noisy parties.
Müşterilerim asla şikayet etmez.My customers never complain.
Onun şikayet ettiğini hiç duymadım.I've never heard you complain.
Onların şikayet ettiğini hiç duymadım.I've never heard them complain.
Odasının ne kadar küçük olduğu konusunda daima şikayetçidir.He is always complaining about how small his room is.
Hiç kimse onun hakkında şikayet etmedi.No one complained about it.
Onun hakkında şikayet ettin mi?Did you complain about it?
Tom buraya geldiğinden beri şikayet etmekten başka bir şey yapmadı.Tom has done nothing but complain ever since he got here.
Tom Mary'nin aşçılığı hakkında şikayet etmekten başka bütün hafta bir şey yapmadı.Tom has done nothing all week but complain about Mary's cooking.
Tom neredeyse hiç şikayet etmez.Tom hardly ever complains.
Hakkında şikayet ettiğin bu değil mi?Isn't that what you complained about?
Bir şikayette bulunmak istiyorum.I wish to make a complaint.
Ev sahibesi bugünlerde onu çok nadiren ziyaret ettiğimden şikayet etti.The hostess complained that I visit her so rarely these days.
Şikayet ediyormuşum gibi algılanabilir, ama etmiyorum.It might sound like I'm complaining, but I'm not.
Eğer bir şikayetiniz varsa neden doğrudan Tom'a söylemiyorsunuz?If you have a complaint, why don't you tell Tom directly?
Bir menopozlu lanet yaşlı fahişe, hiç neden yokken benim hakkımda şikayetçi oldu.A fucking menopausal old bitch was complaining about me for no reason.