şikâyet ile cümle

şikâyet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom yapmasını istediğimiz her şeyi şikâyet etmeden yaptı.Tom has done everything we've asked him to do without complaining.
Çok şikayet etmem gerektiğini düşünmüyorum.I don't think I should complain so much.
Tom bir şikâyette bulundu.Tom filed a complaint.
Şikayet etmeye devam edersen, gerçekten delireceğim.If you keep on complaining, I will get mad for real.
Şikâyetiniz nedir?What's your complaint?
Tom'un şikâyetlerinin hepsinden bıktım.I'm fed up with all of Tom's complaints.
Burada oturmayacağım ve bütün gün şikâyet etmeni dinlemeyeceğim.I'm not going to sit here and listen to you complaining all day.
Tüm şikâyetinden bıktım.I'm tired of all your complaining.
Tom'un davranışı hakkında bazı şikâyetler aldık.We've gotten some complaints about Tom's behavior.
Bazı ebeveynlerden bazı şikâyetler aldık.We've gotten some complaints from some parents.
Senin aleyhinde bir şikâyet aldık, Tom.We've had a complaint against you, Tom.
Bu hafta şimdiye kadar on üç şikâyet aldık.We've received thirteen complaints so far this week.
Çok fazla şikâyet ediyorsun, değil mi?You complain a lot, don't you?
Tom'un tüm şikâyetinden usanmış olmalısın.You must be tired of all Tom's complaining.
Çin yemeği yememizi öneren sensin, bu yüzden şikâyet etme.You're the one who suggested we eat Chinese food, so don't complain.
Daha önce hiç şikâyet etmedin.You've never complained before.
Tom sürekli şikâyetleri ile herkesi rahatsız etti.Tom annoyed everyone with his constant complaints.
Tom kendisine adaletsiz şekilde davranılmasından şikâyet etti.Tom complained that he had been treated unfairly.
Tom işinden şikayetçi olmaktan başka hiçbir şey yapmadı.Tom did nothing but complain about his job.
Tom herhangi bir rahatsızlıktan şikayetçi değil.Tom hasn't complained of any discomfort.
Tom tüm şikâyetlerinden bıktı.Tom is tired of all your complaining.
Tom'un çok şikâyet etmeye bir eğilimi var.Tom has a tendency to complain a lot.
Tom öğretmene şikâyet etti.Tom complained to the teacher.
Şikayetinin doğası nedir?What's the nature of your complaint?
Başka herhangi birinin şikayeti var mı?Does anybody else have a complaint?
Tom işler zor olsa bile asla şikâyet etmez.Tom never complains, even when things get tough.
Diğer kulüp üyelerinden herhangi biri Tom hakkında şikayetçi oldu mu?Did any of the other club members complain about Tom?
Gürültüden şikayetçi olacağım.I'm going to go complain about the noise.
Ben yönetime şikayette bulunmak istiyorum.I want to make a complaint to the management.
Bütün yaptığın şikayet etmek.All you do is complain.
İş ne kadar zor olursa olsun Tom asla şikayet etmez.Tom never complains, no matter how hard the work is.
İnsanlar genellikle yüksek fiyatlar hakkında şikayet ederler.People often complain about high prices.
Senin komşularından biri şikayet etti.One of your neighbors complained.
Komşularından biri ön bahçesindeki tüm ıvır zıvırdan şikayet etti.One of your neighbors complained about all the junk in your front yard.
Komşularım dün gece yaptığımız gürültü için şikayetçi oldu.My neighbors complained about the noise we made last night.
Şikayet etme yerine, belki Tom sadece bunu doğru olarak yapmamıza yardım etmeli.Instead of complaining, maybe Tom should just help us do it correctly.
Bana şikayet etmekten vazgeçeceğini söyledin.You told me you were going to stop complaining.
Ne şikayet ne de gözyaşları, problemi çözmeye katkıda bulunabilir.To solve the problem neither complaints nor tears can contribute.
O, şikayetleri ile her zaman benim canımı sıkıyor.He is always annoying me with his complaints.
Ne hakkında şikayet ediyorsunuz?What are you complaining about?
Onun şikayetleri hiç bitmez.Her complaints never cease.
Onun şikayetleri asla bitmez.His complaints never cease.
O hep şikayetleri ile benim canımı sıkar.She is always annoying me with her complaints.
O asla şikayet etmeyi durdurmaz.She never stops complaining.
Şikayet etmek için hiçbir neden yok.There's no reason to complain.
Tom sana karşı bir şikayette bulunmak istiyor.Tom wants to press charges against you.
Tom her zaman Mary'nin çok hızlı araba sürmesinden şikayet eder.Tom always complains that Mary drives too fast.
Tom Mary'nin yeterince hızlı sürmediğinden sürekli şikayet ediyor.Tom always complains that Mary doesn't drive fast enough.
Aslında, ufak bir şikayetim var.Actually, I do have one small complaint.
Şikayet etmeyi durdurabilir misin?Can you stop with the complaining?
Keşke Tom sürekli şikayet etmeyi bıraksa.I wish Tom would stop complaining all the time.
Tom yeni telefonunun çok büyük olduğundan ve pantolonuna sığmadığından şikayet ediyor.Tom complains that his new phone is too big and that it won't fit in his pants.
Benim şikayet ettiğimi duymuyorsun, değil mi?You don't hear me complaining, do you?
Savaşçılar asla şikayet etmez!Warriors never complain!
Tom'un neden her zaman şikayet ettiğini bilmiyorum.I don't know why Tom is always complaining.
Tom yeterli zamanı olmadığına dair şikayet etmeyi sürdürüyor.Tom keeps complaining that he doesn't have enough time.
Şimdi bu konuda şikayet etmenin hiçbir faydası olmazdı.It wouldn't do any good to complain about it now.
Neden şimdi bu konuda şikayet ediyorsun?Why complain about it now?
Tom her zaman şikayet ediyor.Tom is always complaining.
Tom sürekli şikayet ediyor.Tom is constantly complaining.
İlgili Sayfalar