şikâyet ile cümle
şikâyet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Şikâyet ederdim.I would complain.
Şikayetçi olurdum.I would lodge a complaint.
"Nasılsın?" "Şikayet edemem.""How are you?" "I can't complain."
"Nasılsın?" "Bir şikayetim yok.""How are you?" "I can't complain."
Her şey hakkında ona şikâyette bulundu.She complained to him about everything.
O, yiyecek hakkında ona şikâyette bulundu.She complained to him about the food.
O, gürültü hakkında ona şikayetçi oldu.She complained to him about the noise.
Değiştiremediğin şeyler hakkında şikâyet ederek çok fazla zaman harcamaya çalışma.Try not to spend so much time complaining about things you can't change.
Şikâyet ederek daha az üretken bir şey yaparak daha fazla zaman harcamalısın.You should spend less time complaining and more time doing something productive.
Hiç şikâyetiniz var mı?Do you have any complaints?
Keşke ona verdiğimi şikayet etmeden yese.I wish she would eat what I give her without complaining.
Benim IPhone hakkında büyük şikayetlerimden biri de Flash desteği olmamasıdır.One of my major complaints about the iPhone is that it doesn't support Flash.
Senin davranışın hakkında bir sürü şikayetler olmaktadır.There have been a lot of complaints about your behavior.
Okulun önünde kaykay yapan çocuklar hakkında bir sürü şikayet oldu.There have been a lot of complaints about kids skateboarding in front of the school.
O politika hakkında bir sürü şikayet vardı.There have been a lot of complaints about that policy.
Topuklu ayakkabılarda yüksek fiyatlar hakkında bir sürü şikayetler vardı.There have been a lot of complaints about the high prices at the pumps.
Polis koruması eksikliği ile ilgili bir sürü şikayetler vardı.There have been a lot of complaints about the lack of police protection.
Bizim sınıf arkadaşlarınıza nasıl davrandığınız hakkında bir sürü şikayetlerimiz vardı.We've had a lot of complaints about how you treat your classmates.
Ne hakkında şikâyet etmeniz gerekiyor?What do you have to complain about?
Bütün bu şikayetten ne kadar usandığım konusunda bir fikrin yok.You have no idea how tired I am of all this complaining.
Sen, buradaki yemeklerden şikayet etmeyen bildiğim tek insansın.You're the only person I know that never complains about the food here.
Değiştirilemeyen şeyler hakkında sürekli şikayet etmekten vazgeçmelisin.You need to stop complaining all the time about things that can't be changed.
Tom eşi şikayetçi olmadan önce üç hafta boyunca tıraş olmadan gitti.Tom went for three weeks without shaving before his wife complained.
Tom her zaman bir şey hakkında şikayet eder.Tom is always complaining about one thing or another.
Tom her zaman işinden şikâyet ediyor.Tom is always complaining about his wife.
Tom'un şikâyet edecek bir şeyi yok.Tom has nothing to complain about.
Tom patronuna neredeyse hiç şikayet etmez.Tom hardly ever complains to the boss.
Tom şikâyet etmekten başka bir şey yapmadı.Tom did nothing but complain.
Tom çorbanın yeterince sıcak olmadığını şikâyet etti.Tom complained that the soup was not hot enough.
Tom o şarkıyı kafasından atamamaktan şikâyet etti.Tom complained that he couldn't get that song out of his head.
Tom hava durumu hakkında şikâyette bulundu.Tom complained about the weather.
Tom odanın çok küçük olması konusunda şikâyette bulundu.Tom complained about the room being too small.
Tom gürültü hakkında şikâyette bulundu.Tom complained about the noise.
Tom düşük maaşı hakkında şikâyette bulundu.Tom complained about his low salary.
Tom her zaman şikâyet ediyor gibi görünüyor.Tom always seems to be complaining.
Tom'un davranış şekli ile ilgili çok sayıda şikâyetler olmuştur.There have been a lot of complaints about the way Tom behaves.
Tom Mary'nin yaptıkları hakkında her zaman şikâyet ediyor.Tom is always complaining about what Mary does.
Tom her zaman Mary hakkında şikâyette bulunuyor.Tom is always complaining about Mary.
Tom her zaman Mary'nin ne kadar harcadığı hakkında şikayet ediyor.Tom is always complaining about how much Mary spends.
Tom kapıdan içeriye girer girmez Mary şikayet etmeye başladı.Tom had no sooner walked in the door than Mary started to complain.
Tom Mary'ye yemek hakkında şikâyette bulundu.Tom complained to Mary about the food.
Tom, Mary'nin yaptıkları hakkında her zaman şikayetçi olur.Tom always complains about what Mary does.
Dünyadaki birçok insan okumak için vakitleri olmadığından şikayet eder.Many people in the world complain that they don't have time to read.
Tom Mary'nin yaptığı her şey hakkında şikâyet ediyor gibi görünüyor.Tom seems to complain about everything Mary does.
Tom Mary'nin şikâyetlerinden bıktı.Tom has had enough of Mary's complaints.
Tom şikâyet etmekten başka bir şey yapmaz.Tom does nothing but complain.
Tom ön masada gürültü ile ilgili şikâyet etti.Tom complained at the front desk about the noise.
Tom kesinlikle çok şikâyet ediyor.Tom certainly complains a lot.
Tom neredeyse herhangi bir şey hakkında şikâyet etmez.Tom almost never complains about anything.
Ne yaparsam yapayım, Tom her zaman şikâyet eder.No matter what I do, Tom always complains.
Tüm şikayetlerinden bıkıp usanıyorum.I'm getting sick and tired of all your complaints.
Tom şikayet etmeyi seven kişi türüdür.Tom is the type of person who likes to complain.
Tom yazılı olarak şikâyette bulunmak istiyor.Tom wants to file a complaint.
Şikayet etmeyi bırak.Put a lid on it!
Her zaman bir şey hakkında şikayet ediyorsun.You're always complaining about something.
Tüm yapabileceğin şikâyet etmektir.All you do is complain!
Şikâyet edemiyorum.I can't complain.
Oğlan üç gündür baş ağrısından şikayet ediyor.The boy has complained of headache for three days.
Şikayet etmeyi kes!Stop complaining!
Ben sadece senin şikayetini duyuyorum! Belki de başka bir şey yapamaz mısın?I only hear you complain! Perhaps you can't do anything else?