şikâyet ile cümle
şikâyet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu girişimi başlatmamızın başlıca nedeni politikacılar hakkındaki şikayetlerden bıkmış olmamız.Chúng tôi làm thế này bởi vì chúng tôi mệt mỏi phàn nàn về các chính trị gia.
Bu girişimi başlatmamızın başlıca nedeni politikacılar hakkındaki şikayetlerden bıkmış olmamız.Et en fait on a commencé ce site car on en avait marre de se plaindre de nos politiciens
Bu girişimi başlatmamızın başlıca nedeni politikacılar hakkındaki şikayetlerden bıkmış olmamız.In pratica, abbiamo iniziato questa cosa perché stanchi di lamentarci dei nostri politici.
Bu girişimi başlatmamızın başlıca nedeni politikacılar hakkındaki şikayetlerden bıkmış olmamız.기본적으로, 우리는 정치가들에 대한 고질적인 불평불만들을 토대로 이 일을 시작하게 되었습니다.
Bu girişimi başlatmamızın başlıca nedeni politikacılar hakkındaki şikayetlerden bıkmış olmamız.Şi practic am iniţiat acest proiect pentru că obosisem să ne plângem de politicienii noştri.
Bu girişimi başlatmamızın başlıca nedeni politikacılar hakkındaki şikayetlerden bıkmış olmamız.Ten projekt powstał ze zmęczenia ciągłym narzekaniem na polityków.
Bu girişimi başlatmamızın başlıca nedeni politikacılar hakkındaki şikayetlerden bıkmış olmamız.We startten dit, omdat we het beu waren te klagen over politici.
Bu girişimi başlatmamızın başlıca nedeni politikacılar hakkındaki şikayetlerden bıkmış olmamız.Y empezamos esto porque básicamente estábamos cansados de quejarnos de nuestros políticos.
Bu girişimi başlatmamızın başlıca nedeni politikacılar hakkındaki şikayetlerden bıkmış olmamız.И всъщност започнахме това, защото ни бяха омръзнали оплакванията от нашите политици.
Bu girişimi başlatmamızın başlıca nedeni politikacılar hakkındaki şikayetlerden bıkmış olmamız.По сути, мы начали работу над проектом потому, что мы устали слышать жалобы о наших политиках.
Bu girişimi başlatmamızın başlıca nedeni politikacılar hakkındaki şikayetlerden bıkmış olmamız.בעקרון התחלנו את זה כי היה נמאס לנו להתלונן על הפוליטיקאים שלנו.
Bu girişimi başlatmamızın başlıca nedeni politikacılar hakkındaki şikayetlerden bıkmış olmamız.وقد بدأنا أساساً في هذا الأمر ، لأننا قد سئمنا من الشكوى عن ساستنا .
Bu girişimi başlatmamızın başlıca nedeni politikacılar hakkındaki şikayetlerden bıkmış olmamız.国民は疲れきっていました 国民が要求しなければ政治家は説明しません
Bugüne kadar hiç şikâyet etmedim.Do sedaj se nisem nikoli pritoževala.
Bugüne kadar hiç şikâyet etmedim.Eu nunca reclamei até agora.
Bugüne kadar hiç şikâyet etmedim.Finora non mi sono mai lamentata, vero?
Bugüne kadar hiç şikâyet etmedim.Je ne me suis jamais plainte, jusqu'à maintenant.
Bugüne kadar hiç şikâyet etmedim.Nu m-am plâns niciodată, până acum.
Bugüne kadar hiç şikâyet etmedim.Nunca antes me he quejado.
Bugüne kadar hiç şikâyet etmedim.Tot nu heb ik nog nooit geklaagd.
Bugüne kadar hiç şikâyet etmedim.Ποτέ δεν παραπονέθηκα μέχρι σήμερα.
Bugüne kadar hiç şikâyet etmedim.Я ведь до сегодняшнего дня ни разу не возражала.
Bugüne kadar hiç şikâyet etmedim.أنا لم اشتكي إليك حتى الآن
- Bu konuda şikayet ederlerse ya da sorun çıkarırlarsa... ...o zaman mahkemeye çıkıp ödeşiriz.Ki a fene adná beleegyezését egy ilyen dolog nyilvánosságra hozásához?
- Bu konuda şikayet ederlerse ya da sorun çıkarırlarsa... ...o zaman mahkemeye çıkıp ödeşiriz.Qui pourrait prévoir ce genre d'épreuve ?
- Bu konuda şikayet ederlerse ya da sorun çıkarırlarsa... ...o zaman mahkemeye çıkıp ödeşiriz.Ποιος στον κόσμο θα έδινε έγκριση για να αποκαλυφθούν τέτοιες πληροφορίες;
- Bu konuda şikayet ederlerse ya da sorun çıkarırlarsa... ...o zaman mahkemeye çıkıp ödeşiriz.من في هذا العالم قد يعطي موافقته لكشف شيء كهذا؟
Bu mücadelesi ile ilgili hiç şikayet etmedi.저는 아버지가 단 한번도 투병생활에 대하여 불평하시는걸 들어본 적이 없습니다.
Bu mücadelesi ile ilgili hiç şikayet etmedi.l-am vazut chinuindu-se din ce in ce mai mult - tatal meu nu s-a plans niciodata de chinul sau.
Bu mücadelesi ile ilgili hiç şikayet etmedi.láttam rajta, hogy egyre jobban szenved -- de az édesapám soha nem panaszkodott a nehézségeiről.
Bu mücadelesi ile ilgili hiç şikayet etmedi.lo vi luchar más y más-- mi padre nunca se quejó de su lucha.
Bu mücadelesi ile ilgili hiç şikayet etmedi.-- näin hänen kärsivän yhä enemmän -- hän ei koskaan valittanut ongelmistaan.
Bu mücadelesi ile ilgili hiç şikayet etmedi.O meu pai nunca se queixou da sua luta.
Bu mücadelesi ile ilgili hiç şikayet etmedi.Tôi nhìn thấy bố tôi vật lộn hơn từng ngày nhưng bố tôi không bao giờ than phiền về khó khăn của ông.
Bu mücadelesi ile ilgili hiç şikayet etmedi.אבי מעולם לא התלונן על מאבקו.
Bu mücadelesi ile ilgili hiç şikayet etmedi.لم يشكو والدي بتاتاً من معاناته.
Bu mücadelesi ile ilgili hiç şikayet etmedi.ただ自分が持っているものに感謝していました
Bunun, rekabeti farkedilir bir biçimde etkileyen sonuçları olduğunudüşünüyorsanız şikayette bulunabilirsiniz.Če se vam zdi, da je zaradi tega bistveno prizadeta konkurenca,lahko vložite pritožbo.
Bunun, rekabeti farkedilir bir biçimde etkileyen sonuçları olduğunudüşünüyorsanız şikayette bulunabilirsiniz.Cuando el ciudadano constata que la competencia es afectada de manera sensible, puede presentar una denuncia.
Bunun, rekabeti farkedilir bir biçimde etkileyen sonuçları olduğunudüşünüyorsanız şikayette bulunabilirsiniz.Jos tällainen käytäntö vaikuttaa olennaisesti kilpailuun,siitä voidaan tehdä kantelu.
Bunun, rekabeti farkedilir bir biçimde etkileyen sonuçları olduğunudüşünüyorsanız şikayette bulunabilirsiniz.Nesses casos pode apresentar uma denúncia.
Bunun, rekabeti farkedilir bir biçimde etkileyen sonuçları olduğunudüşünüyorsanız şikayette bulunabilirsiniz.Pokud zjistíte, že soutěž je následkem toho zjevně ovlivněna, můžete podat stížnost.
Bunun, rekabeti farkedilir bir biçimde etkileyen sonuçları olduğunudüşünüyorsanız şikayette bulunabilirsiniz.∆ιαpiιστώνει τι η λειτυργία τυ ανταγωνισµύ εpiηρεά(εται αισθητά.Μpiρεί ττε να υ p i A ά λ ε ι καταγγελία.
Bunun, rekabeti farkedilir bir biçimde etkileyen sonuçları olduğunudüşünüyorsanız şikayette bulunabilirsiniz.Ако сметнете, че в резултат на тях конкуренцията е сериозно нарушена,можете да подадете оплакване.
Bunun yerine, yoldaşlarının önerilerini... ...ve şikayetlerini dikkatlice dinlemelidir.Nasprotno, pazljivo mora poslušati... ...predloge in pritožbe tovarišic. Ti greš z vlakom.
Bunun yerine, yoldaşlarının önerilerini... ...ve şikayetlerini dikkatlice dinlemelidir.Raczej musi skupić się na słuchaniu... ...wszelkich sugestii i uwag swoich towarzyszek. Pojedziesz pociągiem.
Bunun yerine, yoldaşlarının önerilerini... ...ve şikayetlerini dikkatlice dinlemelidir.Spíše musí pozorně naslouchat návrhům a stížnostem svých soudružek.
Bunun yerine, yoldaşlarının önerilerini... ...ve şikayetlerini dikkatlice dinlemelidir.Тя по-скоро трябва да се вслушва внимателно... ...в предложенията и оплакванията на нейните другари.
Bu olağanüstü lig karşı herhangi bir şikayet var.이 특별한 리그에 대해 어떤 불만이 있습니다.
Bu olağanüstü lig karşı herhangi bir şikayet var.Per qualsiasi lamentela contro questo campionato straordinario.
Bu olağanüstü lig karşı herhangi bir şikayet var.יש לך תלונה נגד הליגה יוצאת דופן זו.
Bu olağanüstü lig karşı herhangi bir şikayet var.لديك أي شكوى ضد هذا الدوري غير عادية.
Bu olağanüstü lig karşı herhangi bir şikayet var.それどころか、あなたが言うに、約30ポンドの豊かな、私が理解する、です。
Bu oldukça genel bir şikayet.Es una queja muy común.
Bu oldukça genel bir şikayet.Ez egy elég gyakori panasz.
Bu oldukça genel bir şikayet.Genoeg met de introducties, laten we direct beginnen.
Bu oldukça genel bir şikayet. Hepimiz oyunlarımızı seviyoruz, ama merak etmeden de duramıyoruz:Über die Jahre haben Videospiele einige schmerzhaft schlechte Geschichten erzählt.
Bu oldukça genel bir şikayet.Είναι ένα πολύ κοινό παράπονο.
Bu oldukça genel bir şikayet.Это очень частая жалоба.
Bu sana yeni bir araba vermem gibi bir şey sense park edecek yer bulamamaktan şikayetçisin.E ca și cum ți-aș fi dat o mașină nouă și vii să te plângi că nu-i găsești parcare.