şikâyet ile cümle

şikâyet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
"Bir dakika, herkes çok fazla özellik eklediğimizden şikayetçi.Mọi người phàn nàn rằng chúng ta đang thêm vào quá nhiều tính năng.
"Bir dakika, herkes çok fazla özellik eklediğimizden şikayetçi."Poczekajcie chwilę. Wszyscy narzekają, że dodajemy tak wiele funkcji.
"Bir dakika, herkes çok fazla özellik eklediğimizden şikayetçi."Várjunk egy percet. Mindenki azon panaszkodik, hogy túl sokat tud a program.
"Bir dakika, herkes çok fazla özellik eklediğimizden şikayetçi."Warte mal, jeder beklagt, dass wir so viele Funktionen hinzufügen.
"Bir dakika, herkes çok fazla özellik eklediğimizden şikayetçi."Ε, για ένα λεπτό. Όλοι παραπονιούνται ότι προσθέτουμε τόσο πολλά στοιχεία.
"Bir dakika, herkes çok fazla özellik eklediğimizden şikayetçi."Добре, момент. Всеки се оплаква, че добавяме още толкова функции.
"Bir dakika, herkes çok fazla özellik eklediğimizden şikayetçi.Они решили: "Минуточку, нас ругают за то, что мы добавляем слишком много опций.
"Bir dakika, herkes çok fazla özellik eklediğimizden şikayetçi."רגע. כולם מתלוננים שאנחנו מוסיפים כל-כך הרבה תכונות לתוכנה.
"Bir dakika, herkes çok fazla özellik eklediğimizden şikayetçi."لحظة، الجميع يشتكي من أننا نضيف الكثير من المزايا."
"Bir dakika, herkes çok fazla özellik eklediğimizden şikayetçi.ワープロだけのソフトを作ってやろうじゃないか
Bir okur Weibo adlı sitede şikayetini şöyle dile getirmekte:L'un d'entre eux s'en est plaint sur Weibo :
Bir okur Weibo adlı sitede şikayetini şöyle dile getirmekte:Uno se quejó en Weibo:
• Bir vatandaş, işsizlik sigortası ödemelerini idare eden Fransız bir kuruluş hakkında şikayette bulundu.• às actividades dos tribunais dos Estados-Membros ou dos Provedores de Justiça nacionais.
• Bir vatandaş, işsizlik sigortası ödemelerini idare eden Fransız bir kuruluş hakkında şikayette bulundu.• de activiteiten van nationale hoven en rechtbanken of Ombudsmannen.
• Bir vatandaş, işsizlik sigortası ödemelerini idare eden Fransız bir kuruluş hakkında şikayette bulundu.• Kansalaista, joka kanteli Ranskan työttömyysvakuutusmaksuja hallinnoivasta organisaatiosta.
• Bir vatandaş, işsizlik sigortası ödemelerini idare eden Fransız bir kuruluş hakkında şikayette bulundu.• pritožb zoper pravne ali fizične osebe.
• Bir vatandaş, işsizlik sigortası ödemelerini idare eden Fransız bir kuruluş hakkında şikayette bulundu.• stížností na podniky nebo soukromé osoby.
• Bir vatandaş, işsizlik sigortası ödemelerini idare eden Fransız bir kuruluş hakkında şikayette bulundu.• Un cetăţean care a adresat o plângere privind instituţia franceză care gestionează alocaţiile de şomaj.
• Bir vatandaş, işsizlik sigortası ödemelerini idare eden Fransız bir kuruluş hakkında şikayette bulundu.• un citoyen se plaignant de l’organisme français chargé du paiement des allocations de chômage.
• Bir vatandaş, işsizlik sigortası ödemelerini idare eden Fransız bir kuruluş hakkında şikayette bulundu.• Un cittadino ha presentato denuncia contro l’istituzione francese che gestisce i sussidi di disoccupazione.
Bu adamın gömleğinde " Şikayet etmeyi bırak, devrimi başlat" yazıyor.A srác polójára az van írva, "Hagyd a nyavajgást, kezdj forradalmat!"
Bu adamın gömleğinde " Şikayet etmeyi bırak, devrimi başlat" yazıyor.Baju orang ini bertuliskan, "Berhenti mengeluh, mulailah revolusi."
Bu adamın gömleğinde " Şikayet etmeyi bırak, devrimi başlat" yazıyor.Chiếc áo của anh bạn này ghi "Dừng chê bai, bắt đầu một cuộc cách mạng."
Bu adamın gömleğinde " Şikayet etmeyi bırak, devrimi başlat" yazıyor.Das T-Shirt dieses Typen sagt, "Hör auf zu jammern, beginne eine Revolution."
Bu adamın gömleğinde " Şikayet etmeyi bırak, devrimi başlat" yazıyor.Denne fyrs T-shirt siger: "Stop ævlet, start en revolution"
Bu adamın gömleğinde " Şikayet etmeyi bırak, devrimi başlat" yazıyor.Het shirt van deze man zegt: "Stop met klagen, begin een revolutie."
Bu adamın gömleğinde " Şikayet etmeyi bırak, devrimi başlat" yazıyor.이 남자의 셔츠에 쓰인 말처럼요. "불평은 그만두고 혁명을 일으켜라."
Bu adamın gömleğinde " Şikayet etmeyi bırak, devrimi başlat" yazıyor.Koszulka tego mężczyzny mówi, "Skończcie z narzekaniem, czas na rewolucję."
Bu adamın gömleğinde " Şikayet etmeyi bırak, devrimi başlat" yazıyor.La camiseta de este tipo dice, "Para de quejarte, empieza una revolución."
Bu adamın gömleğinde " Şikayet etmeyi bırak, devrimi başlat" yazıyor.La maglietta di uno dice: "Basta lamentarsi, facciamo la rivoluzione".
Bu adamın gömleğinde " Şikayet etmeyi bırak, devrimi başlat" yazıyor.Le T-shirt de cet homme dit, " Arrête de te plaindre, commence une révolution."
Bu adamın gömleğinde " Şikayet etmeyi bırak, devrimi başlat" yazıyor.Sloganul de pe tricoul liberalului spune: "Nu te mai plânge, pornește revoluția".
Bu adamın gömleğinde " Şikayet etmeyi bırak, devrimi başlat" yazıyor.Tämän kaverin t-paidassa lukee: "Lopeta nalkuttaminen, aloita vallankumous."
Bu adamın gömleğinde " Şikayet etmeyi bırak, devrimi başlat" yazıyor.Το μπλουζάκι αυτού του τύπου λέει: "Σταματήστε να τσακώνεστε, αρχίστε μια επανάσταση".
Bu adamın gömleğinde " Şikayet etmeyi bırak, devrimi başlat" yazıyor.На ризата на този мъж пише: "Спрете да се оплаквате, започнете революция."
Bu adamın gömleğinde " Şikayet etmeyi bırak, devrimi başlat" yazıyor.У парня на рубашке написано: "Кончай ныть, начинай революцию".
Bu adamın gömleğinde " Şikayet etmeyi bırak, devrimi başlat" yazıyor.הם רוצים שינוי וצדק, גם במחיר של כאוס.
Bu adamın gömleğinde " Şikayet etmeyi bırak, devrimi başlat" yazıyor.فانلة هذا الولد مكتوب عليها , " أوقف التذمر , إبدأ الثورة . "
Bu adamın gömleğinde " Şikayet etmeyi bırak, devrimi başlat" yazıyor.開放性が高いと 革命は歓迎です
Bu benim tanıttığım bir kavram şikayetleri dinlemek için, sorunları dinlemek için.Ăsta e un concept pe care l-am introdus pentru a asculta plângerile și revendicările.
Bu benim tanıttığım bir kavram şikayetleri dinlemek için, sorunları dinlemek için.Bevezettem azt az elgondolást, hogy odafigyelünk a panaszokra, a sérelmekre.
Bu benim tanıttığım bir kavram şikayetleri dinlemek için, sorunları dinlemek için.C'est un concept que j'ai introduit pour écouter les réclamations et les plaintes.
Bu benim tanıttığım bir kavram şikayetleri dinlemek için, sorunları dinlemek için.Das ist ein Konzept, das ich eingeführt habe, den Beschwerden zuhören, dem Kummer zuhören.
Bu benim tanıttığım bir kavram şikayetleri dinlemek için, sorunları dinlemek için.Đây là ý tưởng tôi đưa ra để lắng nghe những phàn nàn, kêu ca.
Bu benim tanıttığım bir kavram şikayetleri dinlemek için, sorunları dinlemek için.Este es un concepto que introduje para escuchar los reclamos, las quejas.
Bu benim tanıttığım bir kavram şikayetleri dinlemek için, sorunları dinlemek için.E' un concetto che ho introdotto per ascoltare i reclami, per ascoltare le lagnanze,
Bu benim tanıttığım bir kavram şikayetleri dinlemek için, sorunları dinlemek için.Foi um conceito que introduzi para ouvir reclamações, ouvir queixas.
Bu benim tanıttığım bir kavram şikayetleri dinlemek için, sorunları dinlemek için.Ik voerde deze idee in om naar klachten en verzuchtingen te luisteren.
Bu benim tanıttığım bir kavram şikayetleri dinlemek için, sorunları dinlemek için.제가 소개했던 개념으로 불평과 불만을 듣는 것입니다.
Bu benim tanıttığım bir kavram şikayetleri dinlemek için, sorunları dinlemek için.Sebuah konsep yang saya perkenalkan untuk mendengarkan pengaduan dan keluhan.
Bu benim tanıttığım bir kavram şikayetleri dinlemek için, sorunları dinlemek için.Tento koncept jsem zavedla, abychom vyslyšeli stížnosti a mrzutosti.
Bu benim tanıttığım bir kavram şikayetleri dinlemek için, sorunları dinlemek için.Tento koncept som zaviedla, aby sme vypočuli sťažnosti a mrzutosti.
Bu benim tanıttığım bir kavram şikayetleri dinlemek için, sorunları dinlemek için.To koncept przedstawiony przeze mnie by słuchać zażaleń, skarg.
Bu benim tanıttığım bir kavram şikayetleri dinlemek için, sorunları dinlemek için.Είναι μια έννοια την οποία εισήγαγα να ακούω τα παράπονα, να ακούω τις αδικίες.
Bu benim tanıttığım bir kavram şikayetleri dinlemek için, sorunları dinlemek için.Това е концепция, която представих, за да слушам оплакванията, за да чуя тъжбите.
Bu benim tanıttığım bir kavram şikayetleri dinlemek için, sorunları dinlemek için.Ця ідея яку я запропонувала, щоб вислуховувати скарги, і дізнаватись про невдоволення.
Bu benim tanıttığım bir kavram şikayetleri dinlemek için, sorunları dinlemek için.Это новшество я ввела, чтобы слышать жалобы и узнавать о конфликтах.
Bu benim tanıttığım bir kavram şikayetleri dinlemek için, sorunları dinlemek için.הכנסתי אותה כדי להקשיב לתלונות, להקשיב למצוקות.
Bu benim tanıttığım bir kavram şikayetleri dinlemek için, sorunları dinlemek için.هذا هو المفهوم الذي عرضته للاستماع الى الإنتقادات ، والاستماع إلى الشكاوي.
Bu benim tanıttığım bir kavram şikayetleri dinlemek için, sorunları dinlemek için.不平不満を聞き入れる為でした これは魔法の箱でした
İlgili Sayfalar