Ana içeriğe geç
Sözlük

şifa ile cümle

şifa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu Yahudilerin sıfatıdır.It is the attribute of the Jews.
En Büyük ŞifaThe Greatest Healing
Lütfen, bana biraz şifa verebilir misiniz diye sormaya geldim.I just came to ask if you would give me some healing, please?
[S:] lütfen, bana biraz şifa[Q:] If you would give me
Özür dilerim, biraz şifa.Sorry, some healing.
Biraz şifa?Some healing?
'Bu oda şifa içindir.' veya buna benzer bir şey düzenlemişlerdi.'This room is for healing,' or something like this.
Daha önce birçok şifa seanslarına katılmıştı.And she'd been going to many healings.
Eğer bir şifaya ihtiyaç varsa, o şifa uyanmak olacaktır.If there is a healing to be made, the healing will be to wake up.
En büyük şifa budur.This is the greatest healing.
En büyük şifa bu olurdu.That would be the greatest healing.
Ve bu huzurun şifaya ihtiyacı yoktur.And this peace does not need healing.
Lütfet bana, ya RAB, bitkinim; Şifa ver bana, ya RAB, kemiklerim sızlıyor,Have mercy on me, Yahweh, for I am faint. Yahweh, heal me, for my bones are troubled.
Ya RAB Tanrım, Sana yakardım, bana şifa verdin.Yahweh my God, I cried to you, and you have healed me.
‹‹Acı bana, ya RAB!›› dedim, ‹‹Şifa ver bana, çünkü sana karşı günah işledim!››I said, "Yahweh, have mercy on me! Heal me, for I have sinned against you."
Çünkü onları bulan için yaşam, Bedeni için şifadır bunlar.For they are life to those who find them, and health to their whole body.
Düşünmeden söylenen sözler kılıç gibi keser, Bilgelerin diliyse şifa verir.There is one who speaks rashly like the piercing of a sword, but the tongue of the wise heals.
Kötü ulak belaya düşer, Güvenilir elçiyse şifa getirir.A wicked messenger falls into trouble, but a trustworthy envoy gains healing.
Hoş sözler petek balı gibidir, Cana tatlı ve bedene şifadır.Pleasant words are a honeycomb, sweet to the soul, and health to the bones.
Öldürmenin zamanı var, şifa vermenin zamanı var. Yıkmanın zamanı var, yapmanın zamanı var.a time to kill, and a time to heal; a time to break down, and a time to build up;
Esenlik bekledik, iyilik gelmedi. Şifa umduk, yılgınlık bulduk.We looked for peace, but no good came; and for a time of healing, and behold, dismay!
‹‹RAB diyor ki, ‹Senin yaran şifa bulmaz, Beren iyileşmez.For thus says Yahweh, Your hurt is incurable, and your wound grievous.
Davanı görecek kimse yok, Yaran umarsız, şifa bulmaz.There is none to plead your cause, that you may be bound up: you have no healing medicines.
Sonra onları Tanrının Egemenliğini duyurmaya ve hastalara şifa vermeye gönderdi.He sent them forth to preach the Kingdom of God, and to heal the sick.
Onun karınlarından, renkleri çeşit çeşit bir içecek çıkar ki onda insanlara şifa vardır.A drink of various hues comes out of their bellies which contains medicine for men.
Hastalandığım zaman bana şifa veren O'dur.And heals me when I am sick,
Haşa Allah, onların taktıkları sıfatlardan (münezzehtir), yücedir.God is too glorious for what they ascribe to Him
Öyleyse büyük Rabbinin adını tesbih et (O'nu, kendisine layık olmayan sıfatlardan tenzih eyle).Then praise your Lord, the most supreme.
Onların karınlarından türlü renklerde şerbetler çıkar, onda insanlar için bir şifa vardır.A drink of various hues comes out of their bellies which contains medicine for men.
"Hastalandığım zaman bana şifa veren O'dur;"And heals me when I am sick,
Göklerde ve yerde olan en üstün sıfatlar O'nundur.His semblance is of the most sublime in the heavens and the earth.
Karınlarından çeşitli renkte ballar çıkar, onlarda şifa var insanlara.A drink of various hues comes out of their bellies which contains medicine for men.
Evlat edinmesi, layık değildir Allah'a, noksan sıfatlardan münezzehtir o.It does not behove God to have a son. Too immaculate is He!
Hiç durmadan gecegündüz onu noksan sıfatlardan tenzih ederler.Nor cease to endeavour praising Him night and day.
Ve hastalandığım zaman o şifa verir bana.And heals me when I am sick,
Onun karıncıklarından, renkleri çeşit çeşit bir içecek çıkar ki, insanlar için onda şifa vardır.A drink of various hues comes out of their bellies which contains medicine for men.
"Hastalandığımda O'dur bana şifa ulaştıran."And heals me when I am sick,
Senin Rabbinin, o ululuk ve kudretin Rabbinin şanı yücedir onların verdiği sıfatlardan...Too glorious is your Lord, the Lord of power, for what they ascribe to Him.
De ki: "O, iman edenler için bir kılavuz, bir şifadır.A foreign tongue and an Arab (audience)?"
Onların karınlarından renkleri çeşitli bir şerbet (bal) çıkar ki, onda insanlar için şifa vardır.A drink of various hues comes out of their bellies which contains medicine for men.
(Allah'a) yakıştırdığınız sıfatlardan dolayı yazıklar olsun size!Woe to you for what you attribute (to Him)!
Demek ki Arş'ın Rabbi olan Allah, onların yakıştırdıkları sıfatlardan münezzehtir.Much too glorious is God, the Lord of the mighty throne, for things they assert!
Göklerde ve yerde (tecelli eden) en yüce sıfat O'nundur.His semblance is of the most sublime in the heavens and the earth.
O'nun şânı onların uydurdukları sıfatlardan münezzeh ve yücedir.He is much too exalted for things they associate (with Him).
Onların karınlarından renkleri çeşitli bir bal çıkar ki, onda insanlar için şifâ vardır.A drink of various hues comes out of their bellies which contains medicine for men.
"Hastalandığım zaman bana O, şifâ verir."And heals me when I am sick,
Hastalandığımda O'dur bana şifa veren.And heals me when I am sick,
Karınlarından, insanlar için şifa içeren çeşitli renklerden bir içecek çıkar.A drink of various hues comes out of their bellies which contains medicine for men.
"Hastalandığım zaman bana şifa veren O'dur."And heals me when I am sick,
De ki: "O, inananlar için bir yol gösterici ve (gönüllere) şifadır.The Book in a foreign language, and the Prophet an Arab?!
De ki: "O, iman edenler için bir hidayet ve bir şifadır.The Book in a foreign language, and the Prophet an Arab?!
Demişlerdi ki: Noksan sıfatlardan seni arı biliriz, bize bildirdiğin şeylerden başka bilgimiz yok.They said, “Purity is to You! We do not have any knowledge except what You have taught us!
Seni noksan sıfatlardan tenzih ederiz, senin bize öğrettiklerinden başka bizim bilgimiz yoktur.We do not have any knowledge except what You have taught us!
Ayılınca dedi ki: Seni noksan sıfatlardan tenzih ederim, sana tevbe ettim. Ben inananların ilkiyim.I incline towards You, and I am the first Muslim.”
De ki: O, inananlar için doğru yolu gösteren bir kılavuzdur ve şifadır.The Book in a foreign language, and the Prophet an Arab?!
Allah'ı noksan sıfatlardan tenzih ederim.To God be glory!
Göklerde ve yerde olan en üstün sıfatlar O'nundur. O, güçlüdür, Hakim'dir.His is the loftiest likeness in the heavens and the earth; He is the All-mighty, the All-wise.
Çok an Rabbini, akşam ve sabah çağlarında, onun noksan sıfatlardan arı olduğunu söyle demişti.And mention thy Lord oft, and give glory at evening and dawn.'
Ayılınca dedi ki: Seni noksan sıfatlardan tenzih ederim, sana tevbe ettim.So when he awoke, he said, 'Glory be to Thee!
Onların oradaki duası: "Allah'ım! Seni noksan sıfatlardan tenzih ederiz!" (sözleridir).Their cry therein will be: hallowed be Thou!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod