Lütfen, bana biraz şifa verebilir misiniz diye sormaya geldim.[Д:] Я пришла спросить, мог бы ты мне дать немного исцеления, пожалуйста?
Lütfet bana, ya RAB, bitkinim; Şifa ver bana, ya RAB, kemiklerim sızlıyor,(6:3) Aie pitié de moi, Éternel! car je suis sans force; Guéris-moi, Éternel! car mes os sont tremblants.
Lütfet bana, ya RAB, bitkinim; Şifa ver bana, ya RAB, kemiklerim sızlıyor,(6:3) Помилуй меня, Господи, ибо я немощен; исцели меня, Господи, ибокости мои потрясены;
Lütfet bana, ya RAB, bitkinim; Şifa ver bana, ya RAB, kemiklerim sızlıyor,Ai milă de mine, Doamne, căci mă ofilesc! Vindecă-mă, Doamne, căci îmi tremură oasele.
Lütfet bana, ya RAB, bitkinim; Şifa ver bana, ya RAB, kemiklerim sızlıyor,Herra, älä rankaise minua vihassasi, älä kiivastuksessasi minua kurita.
Lütfet bana, ya RAB, bitkinim; Şifa ver bana, ya RAB, kemiklerim sızlıyor,HERRE, straffa mig icke i din vrede, och tukta mig icke i din förtörnelse.
Lütfet bana, ya RAB, bitkinim; Şifa ver bana, ya RAB, kemiklerim sızlıyor,Herre, straff mig ikke i din vrede og tukt mig ikke i din harme!
Lütfet bana, ya RAB, bitkinim; Şifa ver bana, ya RAB, kemiklerim sızlıyor,HERR, sei mir gnädig, denn ich bin schwach; heile mich, HERR, denn meine Gebeine sind erschrocken,
Lütfet bana, ya RAB, bitkinim; Şifa ver bana, ya RAB, kemiklerim sızlıyor,Hospodine, nekáraj ma vo svojom hneve a netresci ma vo svojej prchlivosti!
Lütfet bana, ya RAB, bitkinim; Şifa ver bana, ya RAB, kemiklerim sızlıyor,Hospodine, netresci mne v hněvě svém, ani v prchlivosti své kárej mne.
Lütfet bana, ya RAB, bitkinim; Şifa ver bana, ya RAB, kemiklerim sızlıyor,Kasihanilah aku ya TUHAN, sebab aku kehabisan tenaga, kuatkanlah aku sebab aku kepayahan
Lütfet bana, ya RAB, bitkinim; Şifa ver bana, ya RAB, kemiklerim sızlıyor,여호와여 내가 수척하였사오니 긍휼히 여기소서 여호와여 나의 뼈가 떨리오니 나를 고치소서
Lütfet bana, ya RAB, bitkinim; Şifa ver bana, ya RAB, kemiklerim sızlıyor,Milosten mi bodi, GOSPOD, ker opešal sem, ozdravi me, GOSPOD, ker preplašene so kosti moje
Lütfet bana, ya RAB, bitkinim; Şifa ver bana, ya RAB, kemiklerim sızlıyor,O HERE, nee, straf mij niet in het vuur van Uw toorn!
Lütfet bana, ya RAB, bitkinim; Şifa ver bana, ya RAB, kemiklerim sızlıyor,Panie! w popędliwości twojej nie nacieraj na mię, a w gniewie twoim nie karz mię.
Lütfet bana, ya RAB, bitkinim; Şifa ver bana, ya RAB, kemiklerim sızlıyor,Signore, non punirmi nel tuo sdegno, non castigarmi nel tuo furore
Lütfet bana, ya RAB, bitkinim; Şifa ver bana, ya RAB, kemiklerim sızlıyor,Tem compaixão de mim, Senhor, porque sou fraco; sara-me, Senhor, porque os meus ossos estão perturbados.
Lütfet bana, ya RAB, bitkinim; Şifa ver bana, ya RAB, kemiklerim sızlıyor,Ten misericordia de mí, oh Jehovah, porque desfallezco. Sáname, oh Jehovah, porque mis huesos están abatidos
Lütfet bana, ya RAB, bitkinim; Şifa ver bana, ya RAB, kemiklerim sızlıyor,Uram, ne feddj meg engem haragodban, és ne ostorozz engem búsulásodban.
Lütfet bana, ya RAB, bitkinim; Şifa ver bana, ya RAB, kemiklerim sızlıyor,vær mig nådig Herre, jeg sygner hen, mine Ledmod skælver, læg mig, Herre!
Lütfet bana, ya RAB, bitkinim; Şifa ver bana, ya RAB, kemiklerim sızlıyor,Ελεησον με, Κυριε, διοτι ειμαι αδυνατος ιατρευσον με, Κυριε, διοτι εταραχθησαν τα οστα μου.
Lütfet bana, ya RAB, bitkinim; Şifa ver bana, ya RAB, kemiklerim sızlıyor,Смили се за мене, Господи, защото изнемощях; Изцели ме, Господи, защото ме болят костите ми.
Lütfet bana, ya RAB, bitkinim; Şifa ver bana, ya RAB, kemiklerim sızlıyor,חנני יהוה כי אמלל אני רפאני יהוה כי נבהלו עצמי׃
Lütfet bana, ya RAB, bitkinim; Şifa ver bana, ya RAB, kemiklerim sızlıyor,ارحمني يا رب لاني ضعيف . اشفني يا رب لان عظامي قد رجفت
Lütfet bana, ya RAB, bitkinim; Şifa ver bana, ya RAB, kemiklerim sızlıyor,耶 和 華 阿 、 求 你 可 憐 我 . 因 為 我 軟 弱 。 耶 和 華 阿 、 求 你 醫 治 我 . 因 為 我 的 骨 頭 發 戰
Lütfet bana, ya RAB, bitkinim; Şifa ver bana, ya RAB, kemiklerim sızlıyor,耶和華 阿 、 求 你 可憐 我 . 因為 我 軟弱 。 耶和華 阿 、 求 你 醫治 我 . 因為 我 的 骨頭發戰
[M:] Biraz şifa?[M:] ¿Alguna curación?
[M:] Biraz şifa?[Mooji]
[M:] Biraz şifa? [S:]Извини, немного исцеления?
[M:] Biraz şifa? [S:]どこか悪いのかい?
Öldürmenin zamanı var, şifa vermenin zamanı var. Yıkmanın zamanı var, yapmanın zamanı var.å drepe har sin tid og å læge har sin tid; å rive ned har sin tid og å bygge op har sin tid;
Öldürmenin zamanı var, şifa vermenin zamanı var. Yıkmanın zamanı var, yapmanın zamanı var.Aika on surmata ja aika parantaa. Aika on purkaa ja aika rakentaa.
Öldürmenin zamanı var, şifa vermenin zamanı var. Yıkmanın zamanı var, yapmanın zamanı var.Čas mordování a čas hojení, čas boření a čas stavení;
Öldürmenin zamanı var, şifa vermenin zamanı var. Yıkmanın zamanı var, yapmanın zamanı var.čas zabíjaniu a čas hojeniu, čas boreniu a čas staväniu,
Öldürmenin zamanı var, şifa vermenin zamanı var. Yıkmanın zamanı var, yapmanın zamanı var.Có kỳ giết , và có kỳ chữa lành ; có kỳ phá dỡ , và có kỳ xây_cất ;
Öldürmenin zamanı var, şifa vermenin zamanı var. Yıkmanın zamanı var, yapmanın zamanı var.Có kỳ giết, và có kỳ chữa lành; có kỳ phá dỡ, và có kỳ xây cất;
Öldürmenin zamanı var, şifa vermenin zamanı var. Yıkmanın zamanı var, yapmanın zamanı var.Czas zabijania, i czas leczenia; czas rozwalania, i czas budowania;
Öldürmenin zamanı var, şifa vermenin zamanı var. Yıkmanın zamanı var, yapmanın zamanı var.Dräpa har sin tid, och läka har sin tid. Bryta ned har sin tid, och bygga upp har sin tid.
Öldürmenin zamanı var, şifa vermenin zamanı var. Yıkmanın zamanı var, yapmanın zamanı var.een tijd om te doden en een tijd om te genezen; een tijd om te verwoesten en een tijd om te herbouwen;
Öldürmenin zamanı var, şifa vermenin zamanı var. Yıkmanın zamanı var, yapmanın zamanı var.eje [van] a megölésnek és ideje a meggyógyításnak; ideje a rontásnak és ideje az építésnek.
Öldürmenin zamanı var, şifa vermenin zamanı var. Yıkmanın zamanı var, yapmanın zamanı var.je čas morjenja in čas ozdravljanja, čas podiranja in čas zidanja,
Öldürmenin zamanı var, şifa vermenin zamanı var. Yıkmanın zamanı var, yapmanın zamanı var.죽일 때가 있고 치료시킬 때가 있으며 헐 때가 있고 세울 때가 있으며
Öldürmenin zamanı var, şifa vermenin zamanı var. Yıkmanın zamanı var, yapmanın zamanı var.tempo de matar, e tempo de curar; tempo de derribar, e tempo de edificar;
Öldürmenin zamanı var, şifa vermenin zamanı var. Yıkmanın zamanı var, yapmanın zamanı var.Tid til at dræbe og Tid til at læge, Tid til at nedrive og Tid til at opbygge,
Öldürmenin zamanı var, şifa vermenin zamanı var. Yıkmanın zamanı var, yapmanın zamanı var.tiempo de matar y tiempo de sanar; tiempo de destruir y tiempo de construir
Öldürmenin zamanı var, şifa vermenin zamanı var. Yıkmanın zamanı var, yapmanın zamanı var.Un tempo per uccidere e un tempo per guarire, un tempo per demolire e un tempo per costruire
Öldürmenin zamanı var, şifa vermenin zamanı var. Yıkmanın zamanı var, yapmanın zamanı var.un temps pour tuer, et un temps pour guérir; un temps pour abattre, et un temps pour bâtir;
Öldürmenin zamanı var, şifa vermenin zamanı var. Yıkmanın zamanı var, yapmanın zamanı var.waktu untuk membunuh dan waktu untuk menyembuhkan, waktu untuk merombak dan waktu untuk membangun
Öldürmenin zamanı var, şifa vermenin zamanı var. Yıkmanın zamanı var, yapmanın zamanı var.würgen und heilen, brechen und bauen,
Öldürmenin zamanı var, şifa vermenin zamanı var. Yıkmanın zamanı var, yapmanın zamanı var.καιρος του αποκτεινειν και καιρος του ιατρευειν καιρος του καταστρεφειν και καιρος του οικοδομειν
Öldürmenin zamanı var, şifa vermenin zamanı var. Yıkmanın zamanı var, yapmanın zamanı var.Време за убиване, и време за изцеляване; Време за събаряне, и време за градене;
Öldürmenin zamanı var, şifa vermenin zamanı var. Yıkmanın zamanı var, yapmanın zamanı var.время убивать, и время врачевать; время разрушать, и время строить;
Öldürmenin zamanı var, şifa vermenin zamanı var. Yıkmanın zamanı var, yapmanın zamanı var.עת להרוג ועת לרפוא עת לפרוץ ועת לבנות׃
Öldürmenin zamanı var, şifa vermenin zamanı var. Yıkmanın zamanı var, yapmanın zamanı var.للقتل وقت وللشفاء وقت. للهدم وقت وللبناء وقت.
Öldürmenin zamanı var, şifa vermenin zamanı var. Yıkmanın zamanı var, yapmanın zamanı var.殺 戮 有 時 、 醫 治 有 時 . 拆 毀 有 時 、 建 造 有 時
Öldürmenin zamanı var, şifa vermenin zamanı var. Yıkmanın zamanı var, yapmanın zamanı var.殺戮 有時 、 醫治 有 時 . 拆毀有時 、 建造 有 時
Onun şifa verici (düzeltici) olduğunu düşünüyorum.Eu penso que ele é corretivo
Onun şifa verici (düzeltici) olduğunu düşünüyorum.Ich denke, dass es korrektiv ist.
Onun şifa verici (düzeltici) olduğunu düşünüyorum.Jag tror det är ...
Onun şifa verici (düzeltici) olduğunu düşünüyorum.Je n'ai pas le sentiment que cet univers soit punitif, mais correctif.