Ana içeriğe geç
Sözlük

şiddetle ile cümle

şiddetle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Güzel gidin ve size şiddetle tavsiye göreceksiniz shrink.Snart vil du være min udskiftning.
Güzel gidin ve size şiddetle tavsiye göreceksiniz shrink.Wkrótce będziecie moimi wymiany.
Güzel gidin ve size şiddetle tavsiye göreceksiniz shrink.Πρόστιμο Θα πάω και να δείτε ανεπιφύλακτα σας συρρικνωθεί.
Güzel gidin ve size şiddetle tavsiye göreceksiniz shrink.Тя няма да промени нищо.
Güzel gidin ve size şiddetle tavsiye göreceksiniz shrink.Это ничего не изменит.
"Hapşırmak için bir an için durdu şiddetle."Ele parou por um momento de espirrar violentamente.
"Hapşırmak için bir an için durdu şiddetle."Er hielt einen Augenblick inne zu niesen heftig.
"Hapşırmak için bir an için durdu şiddetle."Hän pysähtyi hetkeksi aivastus väkivaltaisesti.
"Hapşırmak için bir an için durdu şiddetle."Han stannade för ett ögonblick att nysa våldsamt.
"Hapşırmak için bir an için durdu şiddetle."Hij stopte een moment om te niezen heftig.
"Hapşırmak için bir an için durdu şiddetle."Il s'arrêta un moment d'éternuer violemment.
"Hapşırmak için bir an için durdu şiddetle."Megállt egy pillanatra, hogy tüsszentés Hevesen.
"Hapşırmak için bir an için durdu şiddetle."Odmlčal sa na chvíľu kýchnuť násilne.
"Hapşırmak için bir an için durdu şiddetle."Odmlčel se na chvíli kýchnout násilně.
"Hapşırmak için bir an için durdu şiddetle."On je ustavil za trenutek, da kihanje nasilno.
"Hapşırmak için bir an için durdu şiddetle."Se detuvo por un momento de estornudar violentamente.
"Hapşırmak için bir an için durdu şiddetle."Si fermò un attimo per starnutire violentemente.
"Hapşırmak için bir an için durdu şiddetle."Zatrzymał się na chwilę do kichania gwałtownie.
"Hapşırmak için bir an için durdu şiddetle.Он остановился на мгновение, чтобы чихнуть яростно.
Her Şeye Egemen RAB, ‹‹Siyon için büyük kıskançlık duyuyorum›› diyor, ‹‹Evet, onu şiddetle kıskanıyorum."Así ha dicho Jehovah de los Ejércitos: 'Yo tuve un gran celo por Sion; con gran enojo tuve celo por ella.
Her Şeye Egemen RAB, ‹‹Siyon için büyük kıskançlık duyuyorum›› diyor, ‹‹Evet, onu şiddetle kıskanıyorum.«Così dice il Signore degli eserciti: un grande ardore m'infiamma per lei
Her Şeye Egemen RAB, ‹‹Siyon için büyük kıskançlık duyuyorum›› diyor, ‹‹Evet, onu şiddetle kıskanıyorum.Ezt mondja a Seregeknek Ura: Nagy gerjedezéssel gerjedeztem a Sionért, és nagy haragra gerjedtem ellene.
Her Şeye Egemen RAB, ‹‹Siyon için büyük kıskançlık duyuyorum›› diyor, ‹‹Evet, onu şiddetle kıskanıyorum."Ik ben zeer verontrust (zelfs ziedend van toorn) over wat Jeruzalems vijanden haar hebben aangedaan.
Her Şeye Egemen RAB, ‹‹Siyon için büyük kıskançlık duyuyorum›› diyor, ‹‹Evet, onu şiddetle kıskanıyorum.만군의 여호와가 말하노라 내가 시온을 위하여 크게 질투하며 그를 위하여 크게 분노함으로 질투하노라
Her Şeye Egemen RAB, ‹‹Siyon için büyük kıskançlık duyuyorum›› diyor, ‹‹Evet, onu şiddetle kıskanıyorum.Så säger HERREN Sebaot: Jag har stor nitälskan för Sion, ja, med stor vrede nitälskar jag för henne.
Her Şeye Egemen RAB, ‹‹Siyon için büyük kıskançlık duyuyorum›› diyor, ‹‹Evet, onu şiddetle kıskanıyorum.Så sier Herren, hærskarenes Gud: Jeg er såre nidkjær for Sion, ja, med stor harme er jeg nidkjær for det.
Her Şeye Egemen RAB, ‹‹Siyon için büyük kıskançlık duyuyorum›› diyor, ‹‹Evet, onu şiddetle kıskanıyorum.Så siger Hærskarers HERRE: Jeg er fuld af Nidkærhed for Zion, ja i stor Vrede er jeg nidkær for det.
Her Şeye Egemen RAB, ‹‹Siyon için büyük kıskançlık duyuyorum›› diyor, ‹‹Evet, onu şiddetle kıskanıyorum.So spricht der HERR Zebaoth: Ich eifere um Zion mit großem Eifer und eifere um sie in großem Zorn.
Her Şeye Egemen RAB, ‹‹Siyon için büyük kıskançlık duyuyorum›› diyor, ‹‹Evet, onu şiddetle kıskanıyorum.Tako pravi GOSPOD nad vojskami: Vnet sem za Sion z veliko gorečnostjo in z velikim srdom gorim zanj.
Her Şeye Egemen RAB, ‹‹Siyon için büyük kıskançlık duyuyorum›› diyor, ‹‹Evet, onu şiddetle kıskanıyorum.Takto hovorí Hospodin Zástupov: Žiarlim za Sion veľkou žiarlivosťou a veľkým hnevom prudkým žiarlim zaň.
Her Şeye Egemen RAB, ‹‹Siyon için büyük kıskançlık duyuyorum›› diyor, ‹‹Evet, onu şiddetle kıskanıyorum.Така казва Господ на Силите: Ревнувам много силно за Сион, дори ревнувам за него с голяма ярост.
Her Şeye Egemen RAB, ‹‹Siyon için büyük kıskançlık duyuyorum›› diyor, ‹‹Evet, onu şiddetle kıskanıyorum.так говорит Господь Саваоф: возревновал Я о Сионе ревностью великою, и с великим гневом возревновал Я о нем.
Her Şeye Egemen RAB, ‹‹Siyon için büyük kıskançlık duyuyorum›› diyor, ‹‹Evet, onu şiddetle kıskanıyorum.כה אמר יהוה צבאות קנאתי לציון קנאה גדולה וחמה גדולה קנאתי לה׃
Her Şeye Egemen RAB, ‹‹Siyon için büyük kıskançlık duyuyorum›› diyor, ‹‹Evet, onu şiddetle kıskanıyorum.هكذا قال رب الجنود. غرت على صهيون غيرة عظيمة وبسخط عظيم غرت عليها.
Her Şeye Egemen RAB, ‹‹Siyon için büyük kıskançlık duyuyorum›› diyor, ‹‹Evet, onu şiddetle kıskanıyorum.萬 軍 之 耶 和 華 如 此 說 、 我 為 錫 安 心 裡 極 其 火 熱 . 我 為 他 火 熱 、 向 他 的 仇 敵 發 烈 怒
Her Şeye Egemen RAB, ‹‹Siyon için büyük kıskançlık duyuyorum›› diyor, ‹‹Evet, onu şiddetle kıskanıyorum.萬軍 之 耶和華 如此 說 、 我為錫 安心 裡極 其 火熱 . 我 為 他 火熱 、 向 他 的 仇敵 發烈怒
Hiçbir şey değişmeyecek. Sadece acı daha şiddetlenecek..דבר לא ישתנה .רק הכאב יחמיר
İlyas Ahavın huzuruna çıkmaya gitti. Samiriyede kıtlık şiddetlenmişti.Da gav Elias sig på Vej for at træde frem for Akab. Da Hungersnøden blev trykkende i Samaria,
İlyas Ahavın huzuruna çıkmaya gitti. Samiriyede kıtlık şiddetlenmişti.Då gick Elia åstad för att träda fram för Ahab. Men hungersnöden var då stor i Samaria.
İlyas Ahavın huzuruna çıkmaya gitti. Samiriyede kıtlık şiddetlenmişti.Elia andò a farsi vedere da Acab. In Samaria c'era una grande carestia
İlyas Ahavın huzuruna çıkmaya gitti. Samiriyede kıtlık şiddetlenmişti.Elia ging de boodschap overbrengen. Ondertussen was de hongersnood in Samaria nijpend geworden.
İlyas Ahavın huzuruna çıkmaya gitti. Samiriyede kıtlık şiddetlenmişti.Elías fue para presentarse ante Acab. Había gran hambre en Samaria
İlyas Ahavın huzuruna çıkmaya gitti. Samiriyede kıtlık şiddetlenmişti.Então Elias foi apresentar-se a Acabe. E a fome era extrema em Samária.
İlyas Ahavın huzuruna çıkmaya gitti. Samiriyede kıtlık şiddetlenmişti.És elméne Illés, hogy megmutassa magát Akhábnak. Nagy éhség volt pedig Samariában.
İlyas Ahavın huzuruna çıkmaya gitti. Samiriyede kıtlık şiddetlenmişti.Et Élie alla, pour se présenter devant Achab. La famine était grande à Samarie.
İlyas Ahavın huzuruna çıkmaya gitti. Samiriyede kıtlık şiddetlenmişti.엘리야가 아합에게 보이려고 가니 그 때에 사마리아에 기근이 심하였더라
İlyas Ahavın huzuruna çıkmaya gitti. Samiriyede kıtlık şiddetlenmişti.Maka berangkatlah Elia. Pada waktu itu bencana kelaparan sudah sangat parah di Samaria
İlyas Ahavın huzuruna çıkmaya gitti. Samiriyede kıtlık şiddetlenmişti.Niin Elia meni näyttäytymään Ahabille. Mutta Samariassa oli kova nälänhätä.
İlyas Ahavın huzuruna çıkmaya gitti. Samiriyede kıtlık şiddetlenmişti.Odšel tedy Eliáš, aby se ukázal Achabovi. Byl pak hlad veliký v Samaří.
İlyas Ahavın huzuruna çıkmaya gitti. Samiriyede kıtlık şiddetlenmişti.Og Elias gikk avsted for å trede frem for Akab. Men hungersnøden var stor i Samaria.
İlyas Ahavın huzuruna çıkmaya gitti. Samiriyede kıtlık şiddetlenmişti.Šel je torej Elija, da se pokaže Ahabu. Bila je pa velika lakota v Samariji.
İlyas Ahavın huzuruna çıkmaya gitti. Samiriyede kıtlık şiddetlenmişti.Şi Ilie s'a dus să se înfăţişeze înaintea lui Ahab. Era mare foamete în Samaria.
İlyas Ahavın huzuruna çıkmaya gitti. Samiriyede kıtlık şiddetlenmişti.Szedł tedy Elijasz, aby się ukazał Achabowi; a był głód gwałtowny w Samaryi.
İlyas Ahavın huzuruna çıkmaya gitti. Samiriyede kıtlık şiddetlenmişti.Und Elia ging hin, daß er sich Ahab zeigte. Es war aber eine große Teuerung zu Samaria.
İlyas Ahavın huzuruna çıkmaya gitti. Samiriyede kıtlık şiddetlenmişti.Vậy , Ê - li đi ra_mắt A-háp . Vả , tại Sa-ma-ri có cơn đói_kém quá_đỗi .
İlyas Ahavın huzuruna çıkmaya gitti. Samiriyede kıtlık şiddetlenmişti.Vậy, Ê-li đi ra mắt A-háp. Vả, tại Sa-ma-ri có cơn đói kém quá đỗi.
İlyas Ahavın huzuruna çıkmaya gitti. Samiriyede kıtlık şiddetlenmişti.Vtedy išiel Eliáš, aby sa ukázal Achabovi. A hlad bol veľký v Samárii.
İlyas Ahavın huzuruna çıkmaya gitti. Samiriyede kıtlık şiddetlenmişti.Και υπηγεν ο Ηλιας να φανερωθη εις τον Αχααβ. Η δε πεινα επεβαρυνεν εις την Σαμαρειαν.
İlyas Ahavın huzuruna çıkmaya gitti. Samiriyede kıtlık şiddetlenmişti.Илия, прочее, отиде да се яви на Ахава. А гладът бе тежък в Самария.
İlyas Ahavın huzuruna çıkmaya gitti. Samiriyede kıtlık şiddetlenmişti.И пошел Илия, чтобы показаться Ахаву. Голод же сильный был в Самарии.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod