Aslında, varlığına şiddetle karşı çıkarlar çünkü onların dünyasında ve yaşamlarında yeri yoktur.بل إنها تنكر وجوده إنكارا شديدا لأنه ببساطة ليس جزءً من عالمها أو تجاربها.
Aslında, varlığına şiddetle karşı çıkarlar çünkü onların dünyasında ve yaşamlarında yeri yoktur.それはただ彼らの世界ではなく 彼らの経験にはないからです でも彼らに必要なのは
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.(39:24) Il creuse le sol et se réjouit de sa force, Il s`élance au-devant des armes;
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.( 39 : 24 ) Nó đào đất trong trũng , vui_mừng về sức_lực mình ; Nó xông tới đón quân cầm binh_khí .
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.(39:24) Nó đào đất trong trũng, vui mừng về sức lực mình; Nó xông tới đón quân cầm binh khí.
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.De hogyha néki ereszkedik, kineveti a lovat és lovagját.
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.Escarba en el valle y se regocija con fuerza; sale al encuentro de las armas
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.Escarva no vale, e folga na sua força, e sai ao encontro dos armados.
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.Es stampft auf den Boden und ist freudig mit Kraft und zieht aus, den Geharnischten entgegen.
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.Grebe tla s kopiti, veseli se moči svoje, dirja oborožencem naproti.
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.Ia menggaruk tanah di lembah dengan gembira, dan penuh semangat ia menyerbu ke medan laga
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.Jeho nohy hrabú na doline, a plesá vo svojej sile; ide von v ústrety zbrani.
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.그것이 골짜기에서 허위고 힘 있음을 기뻐하며 앞으로 나아가서 군사들을 맞되
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.Kopá důl, a pléše v síle své, vycházeje vstříc i zbroji.
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.Kopie dół, a weseli się w mocy swej, i bieży przeciwko zbrojnym.
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.Kun se kiitää ilmaa piesten, nauraa se hevoselle ja ratsumiehelle.
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.Maar als zij opspringt om weg te rennen, verslaat zij het snelste paard met zijn berijder!
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.Men når den flakser i været, ler den av hesten og dens rytter.
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.Men när det gäller, piskar hon sig själv upp till språng; då ler hon åt både häst och man.
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.Når Skytterne kommer, farer den bort, den ler ad Hest og Rytter.
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.Scalpita nella valle giulivo e con impeto va incontro alle armi
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.Scurmă pămîntul, şi, mîndru de puterea lui, se aruncă asupra celor înarmaţi;
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.ανασκαπτει εν τη κοιλαδι και αγαλλεται εις την δυναμιν αυτου εξερχεται εις απαντησιν των οπλων
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.Копае с крак в долината, и се радва на силата си; Излиза срещу оръжията.
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.роет ногою землю и восхищается силою; идет навстречу оружию;
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.יחפרו בעמק וישיש בכח יצא לקראת נשק׃
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.يبحث في الوادي وينفز ببأس. يخرج للقاء الاسلحة.
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.他 在 谷 中 刨 地 、 自 喜 其 力 . 他 出 去 迎 接 佩 帶 兵 器 的 人
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.他 在 谷中 刨地 、 自喜 其 力 . 他 出去 迎接 佩帶 兵器 的 人
Ayrıca, bu yöntemin nasıl işlediğini irdelemenizi şiddetle öneririm.E eu o encorajo a testar o porquê isso funciona, mas isso funciona!
Ayrıca, bu yöntemin nasıl işlediğini irdelemenizi şiddetle öneririm.И аз ви препоръчвам да експериментирате с това, защо той работи, но той наистина работи.
Ayrıca, bu yöntemin nasıl işlediğini irdelemenizi şiddetle öneririm.وانا احفزكم على تجربة سبب نجاحها، لكنها تصلح
Bana yaklaşan kâhinler de kendilerini kutsasınlar, yoksa onları şiddetle cezalandırırım.››Áno, i sami kňazi, ktorí sa majú blížiť k Hospodinovi, nech sa posvätia, aby sa neoboril na nich Hospodin.
Bana yaklaşan kâhinler de kendilerini kutsasınlar, yoksa onları şiddetle cezalandırırım.››Bahkan imam-imam yang mau mendekati Aku, harus menyucikan diri; kalau tidak, mereka akan Kuhukum.
Bana yaklaşan kâhinler de kendilerini kutsasınlar, yoksa onları şiddetle cezalandırırım.››Dầu những thầy tế lễ đến gần Ðức Giê-hô-va cũng phải giữ mình thánh sạch, kẻo Ngài hại họ chăng.
Bana yaklaşan kâhinler de kendilerini kutsasınlar, yoksa onları şiddetle cezalandırırım.››Dầu những thầy tế_lễ đến gần Ðức_Giê - hô-va cũng phải giữ_mình thánh sạch , kẻo Ngài hại họ chăng .
Bana yaklaşan kâhinler de kendilerini kutsasınlar, yoksa onları şiddetle cezalandırırım.››Dazu die Priester, die zum HERRN nahen, sollen sich heiligen, daß sie der HERR nicht zerschmettere.
Bana yaklaşan kâhinler de kendilerini kutsasınlar, yoksa onları şiddetle cezalandırırım.››És a papok is, a kik az Úr eleibe járulnak, szenteljék meg magokat, hogy reájok ne rontson az Úr.
Bana yaklaşan kâhinler de kendilerini kutsasınlar, yoksa onları şiddetle cezalandırırım.››Jämväl prästerna, som få nalkas HERREN, skola helga sig, för att HERREN icke må låta dem drabbas av fördärv.»
Bana yaklaşan kâhinler de kendilerini kutsasınlar, yoksa onları şiddetle cezalandırırım.››또 여호와께 가까이 하는 제사장들로 그 몸을 성결히 하게 하라 나 여호와가 그들을 돌격할까 하노라
Bana yaklaşan kâhinler de kendilerini kutsasınlar, yoksa onları şiddetle cezalandırırım.››Nawet i kapłani, którzy przystępują do Pana, niech się poświęcą, by ich snać nie potracił Pan.
Bana yaklaşan kâhinler de kendilerini kutsasınlar, yoksa onları şiddetle cezalandırırım.››Nýbrž ani sami kněží, kteříž, majíce přistupovati k Hospodinu, posvěcují se, aby se neobořil na ně Hospodin.
Bana yaklaşan kâhinler de kendilerini kutsasınlar, yoksa onları şiddetle cezalandırırım.››Også prestene, de som treder Herren nær, skal hellige sig, forat Herren ikke skal bryte inn blandt dem.
Bana yaklaşan kâhinler de kendilerini kutsasınlar, yoksa onları şiddetle cezalandırırım.››Ora, santifiquem-se também os sacerdotes, que se chegam ao Senhor, para que o Senhor não se lance sobre eles.
Bana yaklaşan kâhinler de kendilerini kutsasınlar, yoksa onları şiddetle cezalandırırım.››Papitkin, jotka saavat lähestyä Herraa, pyhittäkööt itsensä, ettei Herra heitä tuhoaisi."
Bana yaklaşan kâhinler de kendilerini kutsasınlar, yoksa onları şiddetle cezalandırırım.››Pa tudi duhovniki, ki pristopajo h GOSPODU, naj se posveté, da se GOSPOD ne zažene vanje.
Bana yaklaşan kâhinler de kendilerini kutsasınlar, yoksa onları şiddetle cezalandırırım.››Preoţii, cari se apropie de Domnul, să se sfinţească şi ei, ca nu cumva să -i lovească Domnul cu moartea.``
Bana yaklaşan kâhinler de kendilerini kutsasınlar, yoksa onları şiddetle cezalandırırım.››Santifíquense también los sacerdotes que se acercan a Jehovah, no sea que Jehovah acometa contra ellos
Bana yaklaşan kâhinler de kendilerini kutsasınlar, yoksa onları şiddetle cezalandırırım.››και οι ιερεις δε οι πλησιαζοντες προς τον Κυριον ας αγιασθωσι, δια να μη εξορμηση ο Κυριος επ' αυτους.
Bana yaklaşan kâhinler de kendilerini kutsasınlar, yoksa onları şiddetle cezalandırırım.››священники же, приближающиеся к Господу, должны освятить себя, чтобы не поразил их Господь.
Bana yaklaşan kâhinler de kendilerini kutsasınlar, yoksa onları şiddetle cezalandırırım.››Така и свещениците, които се приближават при Господа, нека се осветят, за да не нападне Господ на тях.
Bana yaklaşan kâhinler de kendilerini kutsasınlar, yoksa onları şiddetle cezalandırırım.››וגם הכהנים הנגשים אל יהוה יתקדשו פן יפרץ בהם יהוה׃
Bana yaklaşan kâhinler de kendilerini kutsasınlar, yoksa onları şiddetle cezalandırırım.››وليتقدس ايضا الكهنة الذين يقتربون الى الرب لئلا يبطش بهم الرب.
Bana yaklaşan kâhinler de kendilerini kutsasınlar, yoksa onları şiddetle cezalandırırım.››又 叫 親 近 我 的 祭 司 自 潔 、 恐 怕 我 忽 然 出 來 擊 殺 他 們
Bana yaklaşan kâhinler de kendilerini kutsasınlar, yoksa onları şiddetle cezalandırırım.››又 叫 親近 我 的 祭司 自潔 、 恐怕 我 忽然 出 來擊殺 他 們
Bazen şiddetlenen hafif kar veya yağmur yağışıweather forecastBrisas às vezes pesadas ou aguaceirosweather forecast
Bazen şiddetlenen hafif kar veya yağmur yağışıweather forecastByar tidvis kraftiga eller regnskurarweather forecast
Bazen şiddetlenen hafif kar veya yağmur yağışıweather forecastChubascos en ocasiones fuertes o chaparronesweather forecast
Bazen şiddetlenen hafif kar veya yağmur yağışıweather forecastFlocons parfois forts ou aversesweather forecast
Bazen şiddetlenen hafif kar veya yağmur yağışıweather forecastIdőnként felerősödő széllökések vagy záporokweather forecast