şişman ile cümle
şişman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Şişmanlıktan gözleri dışarı fırlar, İçleri kötülük kazanı gibi kaynar.Their eyes bulge with fat. Their minds pass the limits of conceit.
Serdar Soytetir, Murat ŞİŞMANEMAIL OF TRANSLATORSYour names
Şişman kadınlar kimseyi azdırmaz yani birinin sana cinsel tacizde bulunması imkansız.Fat women do not get anybody horny, so it's not possible that someone sexually harassed you.
Şişman bir domuz, üreticinin refah ve sıkı çalışmasını kanıtlıyor.A fat pig attests to the breeder's prosperity and hard work.
Çağatay ŞİŞMANCagatay SISMAN
Şişman HanedanıShishman Dynasty
Şişman ana - her iki akşam yemeğinde de bulunan alaydan başka bir memur.The fat major—another staff officer of the regiment who is present at both dinner parties.
Ensey Motorlu Bisikletlerden Şişman Lastikli BisikletFat Tire Bike by Ensey Motorized Bikes
Köpeğinizi şişmanlatırsanız, sizi yer. "If you fatten your dog, it will eat you."
1935'te Yury Olesha'nın Üç Şişman Adam balesinde baş rolü oynadı.In 1935, she performed the main role in the Three Fat Men ballet by Yury Olesha.
(Şişman Kediler Parmak Kaldırsın!)Let the Fat Cats Lift a Finger!
Beyaz renk şişmanlattığı için prezervatif beyazdır.Condoms are white because white color fattens.
'Sanki zihni hastalıkla mücadele etmeyi bırakmış gibi görünüyor; çünkü onun üzerinde şişmanlıyor.''It seems as if his mind had ceased to struggle with the disease; for he grows fat upon it.'
Çok şişmanım.Ich bin so fett.
Ben çok şişmanım.Ich bin sehr dick.
Domuz şişmanlıyor.Das Schwein wird fett.
Laurie şişman mı?Ist Laurie fett?
Şişman görünüyor muyum?Sehe ich dick aus?
Tom şişman.Tom ist dick.
Tom şişmandır.Tom ist dick.
Şişman görünüyorsun.Du siehst dick aus.
Tom'un şişman olduğunu bilmiyordum.Ich wusste nicht, dass Tom dick ist.
Ben şişman değilim!Ich bin nicht dick!
Şişman mısın?Bist du dick?
O gittikçe şişmanlıyor.Sie wird immer dicker.
Tom'un bu kadar şişman olacağını düşünmüyordum.Ich hätte nicht gedacht, dass Tom so dick sein würde.
Çok şişmandır.Nicht zu fett.
"Şu ufak, şişman delikanlıya da bakın.Siehe auch Der kleine Däumling.
Ayrıca, şişmanlığa neden olur.Er enthält aber nur Fett.
Ayrıca Antalyaspor, Ömer Şişmanoğlu'nun sonraki satışından da yüzde 10'luk bir pay alacak.Außerdem bekäme Legia Warschau zehn Prozent beim nächsten Verkauf.
Şişman, pembe bir tavşandır.Ein grauer, ein rosa Block.
Şişman Karl Vikinglerin daha çabuk geri çekilmelerini sağlama amacı ile Viking'lere 700 pund gümüş verdi.Der westfränkische König Karl der Kahle musste 7.000 Pfund Silber bezahlen, damit die Wikinger wieder abzogen.
Diğer bazı bulgulara göre uzun ve şişman olduğu ön görülmüştür.Ich glaube mich noch erinnern zu können, dass er groß und schlank war.
Şişman Karl bu tarihten sonra İtalya' Kralı olarak hüküm sürmeye başladı.In diesem Umfeld wollte Liutprand König ganz Italiens werden.
Bizim evin ardında, Ayvalar şişman olur.Im hinteren Bereich werden die Rippen flacher.
O da Orman Takımı'ndadır ve çok şişmandır.Sie werden ebenfalls aus Baumwolle gearbeitet und sind sehr robust.
Chris Griffin: Ailedeki şişman ve mantıksız işler yapan çocuktur.Josef Krejcik: Artige und unartige Kinder der Schachmuse.
Fatso ise her zaman obur ve şişman'dır.Die Nonne muss alt und fett sein.
Şişmanlık ve tıknazlığıyla Hitler'i andırır.In der Forschung wird seine Dienstbeflissenheit und Willfährigkeit gegenüber Hitler hervorgehoben.
Şişman görünüyor muyum?Ai-je l'air gros ?
Şişman değilim. Sadece biraz aşırı kiloluyum.Je ne suis pas gros. J'ai juste un peu d'embonpoint.
Şişman değilim!Je ne suis pas gros !
Hep böyle şişman değildim.Je n'ai pas toujours été aussi gros.
Adından da belli olduğu gibi oldukça şişmandır.Elle est très rusée, comme l'indique son nom.
Atlas of the Universe; (Çeviri: Murat Tuçay, Tahir Şişman) ^ hyperledaPour L'Épiphanie (ville), voir L'Épiphanie (ville).
"Şu ufak, şişman delikanlıya da bakın.Et en était un tout petit, ce jeune homme tout pauvre".
Şişman Karl'in "Richardis" adli resmi eşinden hiç çocuğu olmamıştı.Étonnamment, jamais les petits-enfants de Richard Wallace ne portèrent plainte.
Şişmanlığın genetik nedenleri uzun yıllardan beri araştırılmaktadır.L’hypothèse génétique est envisagée depuis de nombreuses années.
Günümüzün aksine, o daha şişman idi ve kıyafet giymemişdir.Il ressemble à Muzo mais il est plus poilu et ne porte aucun vêtement.
Bu hastalık genellikle 40 yaşını geçmiş şişman kadınlarda görülür.Ce cancer survient le plus souvent chez la femme de 60 ans.
Ne kadar çok çikolata yersen o kadar çok şişmanlarsın.Cuanto más chocolate comas, más engordarás.
Sizce ben şişman mıyım?¿Pensáis que estoy gordo?
Tom şimdi onu son gördüğüm zamankinden daha şişman.Tom está más gordo ahora que la última vez que lo vi.
Bu kadar çok yeme yoksa çok şişmanlayacaksın.No comas tanto, si no, te pondrás muy gordo.
Öğretmenimize şişman olduğu için "Doraemon" adını veririz.Llamamos "Doraemon" a nuestro profesor porque está gordo.
Kadın şişman.La mujer está gorda.
Bana şişman dedi.Él me llamó gordo.
Hayır, Laurie şişman değil.No, Laurie no está gorda.
Çok yersen şişmanlarsın.Si comes demasiado, te pondrás gorda.
Tom şişman bir adam.Tom es un hombre gordo.