şişirilmiş ile cümle
şişirilmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.50
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bu lastik biraz az şişirilmiş.The tyre is a little under-inflated.
Bilgi ile şişirilmiş, ama bilgeliğe aç bir toplumda yaşıyoruz.We live in a society bloated with data, yet starved for wisdom.
Tamamlandıklarında ya çok şişirilmiş oluyorlardı ya da güncelliklerini kaybediyorlardı.They were too bloated or too out of date by the time they were done.
Ancak Euribor düştüğünde Sırp bankaları şişirilmiş oranlarını ayarlamadılar.However, when the Euribor deflated, Serbian banks did not adjust their ballooned rates.
Arteri tıkamak için yani kalp krizini simüle etmek için, balonu şişirilmiş olarak tuttu.관상 동맥 안에서 풍선을 부풀려 잠시 동맥을 막아보았습니다. 동맥 폐쇄를 유도하기 위해서였는데, 그게 바로 심장 마비인거죠.
Arteri tıkamak için yani kalp krizini simüle etmek için, balonu şişirilmiş olarak tuttu.Napełnialiśmy balon, żeby zablokować tętnicę i wywołać blokadę - na tym polega atak serca.
Arteri tıkamak için yani kalp krizini simüle etmek için, balonu şişirilmiş olarak tuttu.Wir ließen den Ballon voll, um damit eine Blockierung zu simulieren, was ja ein Herzanfall ist.
Arteri tıkamak için yani kalp krizini simüle etmek için, balonu şişirilmiş olarak tuttu.Е, държахме балона надут, за да запушим артерията, за да симулираме блокаж, което е сърдечният пристъп.
Arteri tıkamak için yani kalp krizini simüle etmek için, balonu şişirilmiş olarak tuttu.Он вводил шар в артерию, эмитируя блокаду, т.е. сердечный приступ.
Arteri tıkamak için yani kalp krizini simüle etmek için, balonu şişirilmiş olarak tuttu.ובכן, הוא שמר את הבלון מלא כדי לחסום את העורק, כדי לחכות חסימה, שזה בעצם התקף לב.
Arteri tıkamak için yani kalp krizini simüle etmek için, balonu şişirilmiş olarak tuttu.فأبقى البالون ممتلئ لسد الشريان، لمحاكاة انسداد، وهذا ما يُعتبر أزمة قلبية
Arteri tıkamak için yani kalp krizini simüle etmek için, balonu şişirilmiş olarak tuttu.心臓発作で実際に起こる閉塞を シミュレーションしました 左上の最初の写真で
Bilgi ile şişirilmiş, ama bilgeliğe aç bir toplumda yaşıyoruz.Chúng ta đang sống trong một xã hội ngập tràn với dữ liệu vẫn còn thiếu sự khôn ngoan.
Bilgi ile şişirilmiş, ama bilgeliğe aç bir toplumda yaşıyoruz.Kita hidup di tengah masyarakat kenyang akan data namun lapar akan kebijaksanaan.
Bilgi ile şişirilmiş, ama bilgeliğe aç bir toplumda yaşıyoruz.우린 데이터로 가득찬 사회에서 살고 있지만 지혜에 굶주리고 있습니다.
Bilgi ile şişirilmiş, ama bilgeliğe aç bir toplumda yaşıyoruz.Nous vivons dans une société bouffie de données, et pourtant affamée de sagesse.
Bilgi ile şişirilmiş, ama bilgeliğe aç bir toplumda yaşıyoruz.Olyan társadalomban élünk, mely túlfeszül az adatok tömkelegétől, ám ki van éhezve a valódi bölcsességre.
Bilgi ile şişirilmiş, ama bilgeliğe aç bir toplumda yaşıyoruz.Trăim într-o societate ghiftuită cu informaţii, şi totuşi înfometată de înţelepciune.
Bilgi ile şişirilmiş, ama bilgeliğe aç bir toplumda yaşıyoruz.Vivemos numa sociedade empanturrada de dados, e, apesar disso, faminta de sabedoria.
Bilgi ile şişirilmiş, ama bilgeliğe aç bir toplumda yaşıyoruz.Viviamo in una società rigonfia di dati, ma affamata di saggezza
Bilgi ile şişirilmiş, ama bilgeliğe aç bir toplumda yaşıyoruz.Vivimos en una sociedad repleta de datos pero hambrienta de sabiduría.
Bilgi ile şişirilmiş, ama bilgeliğe aç bir toplumda yaşıyoruz.We leven in een maatschappij overvoerd met data, maar hongerend naar wijsheid.
Bilgi ile şişirilmiş, ama bilgeliğe aç bir toplumda yaşıyoruz.Wir leben in einer Gesellschaft, die aufgebläht ist mit Daten, trotzdem ausgehungert nach Wissen.
Bilgi ile şişirilmiş, ama bilgeliğe aç bir toplumda yaşıyoruz.Žijeme ve společnosti přecpané daty, a stejně hladovíme po moudrosti.
Bilgi ile şişirilmiş, ama bilgeliğe aç bir toplumda yaşıyoruz.Žijeme v spoločnosti preplnenej dátami, ale hladovej po múdrosti.
Bilgi ile şişirilmiş, ama bilgeliğe aç bir toplumda yaşıyoruz.Żyjemy w społeczeńswie napchanym informacjami, jednak któremu brakuje mądrości.
Bilgi ile şişirilmiş, ama bilgeliğe aç bir toplumda yaşıyoruz.Ζούμε σε μία κοινωνία που ξεχειλίζει από πληροφορίες αλλά διψάει για σοφία.
Bilgi ile şişirilmiş, ama bilgeliğe aç bir toplumda yaşıyoruz.Живеем в общество, издуто с информация, а нямащо мъдрост.
Bilgi ile şişirilmiş, ama bilgeliğe aç bir toplumda yaşıyoruz.Ми живемо в суспільстві повному знань але не мудрості
Bilgi ile şişirilmiş, ama bilgeliğe aç bir toplumda yaşıyoruz.Мы живём в обществе, забитым информацией, но жаждем мудрости.
Bilgi ile şişirilmiş, ama bilgeliğe aç bir toplumda yaşıyoruz.אנחנו חיים בחברה מנופחת ממידע, אבל משוועת לתבונה.
Bilgi ile şişirilmiş, ama bilgeliğe aç bir toplumda yaşıyoruz.نحن نعيش في مجتمع مشبع بالمعلومات ولكنه فقير للحكمة
Bilgi ile şişirilmiş, ama bilgeliğe aç bir toplumda yaşıyoruz.抱え 今も知恵に飢える 社会に暮らしています 常時つながっていても
Tamamlandıklarında ya çok şişirilmiş oluyorlardı ya da güncelliklerini kaybediyorlardı.Były zbyt kosztowne lub nieaktualne na czas ich realizacji.
Tamamlandıklarında ya çok şişirilmiş oluyorlardı ya da güncelliklerini kaybediyorlardı.Chúng quá khuếch trương, hoặc quá lỗi thời tại thời điểm hoàn thành.
Tamamlandıklarında ya çok şişirilmiş oluyorlardı ya da güncelliklerini kaybediyorlardı.Eran demasiado grandes o estaban muy retrasados para el momento en que eran hechos.
Tamamlandıklarında ya çok şişirilmiş oluyorlardı ya da güncelliklerini kaybediyorlardı.Erano o troppo pretenziosi o troppo arretrati nel momento in cui venivano realizzati.
Tamamlandıklarında ya çok şişirilmiş oluyorlardı ya da güncelliklerini kaybediyorlardı.Ils étaient trop démesurés ou trop démodés au moment où ils étaient terminés.
Tamamlandıklarında ya çok şişirilmiş oluyorlardı ya da güncelliklerini kaybediyorlardı.프로젝트가 완성되었을 때에는 너무 부풀려지거나 이미 쓸모가 없어진 후였습니다.
Tamamlandıklarında ya çok şişirilmiş oluyorlardı ya da güncelliklerini kaybediyorlardı.Proyeknya terlalu besar atau terlalu ketinggalan zaman pada saat diselesaikan.
Tamamlandıklarında ya çok şişirilmiş oluyorlardı ya da güncelliklerini kaybediyorlardı.Sie waren zu aufgebläht oder bei ihrer Fertigstellung längst überholt.
Tamamlandıklarında ya çok şişirilmiş oluyorlardı ya da güncelliklerini kaybediyorlardı.Túl terjedelmessé váltak, vagy elavultak, mire elkészültek.
Tamamlandıklarında ya çok şişirilmiş oluyorlardı ya da güncelliklerini kaybediyorlardı.Ze waren te opgeblazen of te verouderd tegen de tijd dat ze klaar waren.
Tamamlandıklarında ya çok şişirilmiş oluyorlardı ya da güncelliklerini kaybediyorlardı.Ήταν είτε υπερμεγέθη είτε τρομερά ξεπερασμένα τη στιγμή που ολοκληρώνονταν.
Tamamlandıklarında ya çok şişirilmiş oluyorlardı ya da güncelliklerini kaybediyorlardı.Коли вони завершувалися, то були або занадто громіздкими, або вже застарілими.
Tamamlandıklarında ya çok şişirilmiş oluyorlardı ya da güncelliklerini kaybediyorlardı.Они слишком разрастались или слишком устаревали к моменту завершения.
Tamamlandıklarında ya çok şişirilmiş oluyorlardı ya da güncelliklerini kaybediyorlardı.Те били твърде раздути или продукта бил вече морално остарял докато проекта приключи.
Tamamlandıklarında ya çok şişirilmiş oluyorlardı ya da güncelliklerini kaybediyorlardı.הם היו מנופחים מדי או שכבר התיישנו כשסוף-סוף הושלמו.
Tamamlandıklarında ya çok şişirilmiş oluyorlardı ya da güncelliklerini kaybediyorlardı.كانت متضخمة جداً أو قديمة جداً بعد إنجازها.
Tamamlandıklarında ya çok şişirilmiş oluyorlardı ya da güncelliklerini kaybediyorlardı.完成時には 肥大しすぎていたり 時代遅れだったり サザーランドが目指した仕組みは