şeytan ile cümle

şeytan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Jin şeytan geni sayesinde kurtulur ve Heihachi'yi tapınaktan aşağı atarak kaçar.Jin transformeert in Devil Jin, en slaat Heihachi en zijn mannen in elkaar.
İslam dininde şeytan İman etmeyen/ reddeden/ asi çıkan bir Melek' tir.Immers, de satan zelf doet zich voor als een engel des lichts.
Ona göre kadınlarda şeytandı.Ik was innerlijk des duivels op haar.
Şeytan Kalesi, Ardahan'ın Çıldır ilçesindeki bir kaledir.Satan, Heer van het Rijk van het stoffelijke, heerst over de slapende bewoners ervan.
Grunwald: Filmdeki kötü şeytan.Happy Chapman: de schurk van de film.
(Örnek: "Bir an için Şeytanın avukatlığını yapalım").Hierin stond afvalligheid van God en de verering van de duivel centraal.
Şeytan adı bu varlığın özel adı değildir.Het wezen heeft geen specifieke naam.
Yaratığın şeytani bir ses çıkardığını bildirirler.Zonder het te beseffen, roepen ze een kwaadaardige demon op.
Bu film ilk Şeytan filminden önce olanları anlatmaktadır.Het verhaal speelt zich net voor de gebeurtenissen van de eerste film af.
Şeytani varlıkların dolaştığı bir yer olarak da anılır.Dit is het hiernamaals waar vernietigde demonen naartoe gaan.
Anlaşma yaptığı kişi şeytandır ve oyunu kurallarına göre oynamayacaktır.De fat is de man die erbij wil horen, maar de regels van het spel niet helemaal begrijpt.
Buradaki "Azar-Bazar", şeytanî ruhların adlarıdır.Verering van Satan wordt satanisme genoemd.
İstisnasız her şartta son gülen şeytan olacak, ve bunun hakkında fazla düşünürsem çatlarım.Alsjeblieft, mijn laatste wens, ze zullen me hoe dan ook vermoorden.
Bir süre sonra Fatih düş kırıklığına uğrarken şeytan da sonunda insanlara yenik düşecektir.Als het de Satan zou lukken dit op een enkele plaats te doen, dan zou de gemeente als geheel bezoedeld zijn.
Kuran'da büyü yapanların ve şeytanlarla iletişime geçip güç elde edenlerin cehenneme gideceği yazar.Dit was stichtelijke lectuur, voor hen die van het rechte pad waren afgedwaald en bang waren voor de hel.
Aynı zamanda içindeki şeytan geni uyanır.Ook de plagende dwerg duikt daar weer op.
Şeytanlar kendilerini Emily'nin ağzından tanıtırlar.Sterre komt in contact met Emily's geest.
Lâkin şeytanlar kâfir oldular.Degenen, die niet geloven worden daardoor op een dwaalspoor gebracht.
Meleklerimizin ve şeytanlarımızın birlikte savaştığı kötü bir kadındır.Er zijn darren met angel (criminelen) en darren zonder angel (bedelaars).
Bazı kaynakların bildirmesine göre Muhammed şeytan tarafından kandırılmıştır.Anderen gaan nog een stap verder en beweren dat Mohammed werd geïnspireerd door Satan.
Şeytanlarını çağırarak Angband'ı eskisinden daha büyük ve daha güçlü biçimde yeniden inşa etmiştir.Hij zou Siam uit zijn as laten herrijzen, groter en sterker dan tevoren.
Dün bir tanrı oldum, fakat bunu biraz sıkıcı buldum ki bugün bir şeytan oldum.Gisteren werd ik een god, maar ik vond dat te vervelend, dus vandaag werd ik een duivel.
Şeytana tapanlara satanist deniyor.Mensen die satan aanbidden worden satanisten genoemd.
Şeytanla bir anlaşma yapmış.Hij ging een deal aan met de duivel.
Ne var ki artık insanlar şeytanı aşmışlardır.Czasem do złych dżinnów zalicza się szatana (szejtana).
Tanrı yok, Şeytan da yok.Nie ma Boga, nie ma Diabła.
Ama Allah şeytanın vesvesesini giderir.Powierzając się opiece Boga, odpierał kuszenie szatana.
Şeytanlarin habitatı cehennemdir.The Exorcist – A Heaven of Hell (ang.).
Aver ve Vasim: Zina ve livata yaptıran şeytandır.Pojawieniu się jego towarzyszyć będzie działanie szatana, z całą mocą, wśród znaków i fałszywych cudów”.
Melekler ve Şeytanlar (İngilizce: Angels and Demons), Dan Brown'ın 2000 yılında yayınlanmış romanı.Anioły i demony (ang. Angels & Demons) – druga powieść Dana Browna wydana w 2000 roku.
Şeytan ise onun kan, din, dil, inanç, meslek gruplarıydı.Erkenek (alternatywnie: Erkecel, Erkecey, Ernek, İrkenek, İrkeyel) – postać fikcyjna.
Hacer de şeytanı taşlar.Jest to Kamień Diabelski.
Şeytan Klisesi tanrıya ya da şeytana dua etmez.Szaleństwo karnawałowe Nie polecają się Bogu, ani diabłu.
Onlara şeytanı gösterirsem nasıl düşünebilecekler?"Jeśli szatan wyrzuca szatana, to sam ze sobą jest skłócony, jakże się więc ostoi jego królestwo?
İlk olarak 1966 yılında Şeytan Kilisesi'nin kurulmasıyla ortaya çıkmıştır.W końcu 1966 powołał do życia Kościół Szatana.
Perkele, şeytan.Diabły, diabły.
İşte bu anda karşısında şeytanı bulur.W pewnej chwili przybywa diabeł.
Bunlar şeytan diye düşünürler.Przebiera się za diabła.
Ona göre kadınlarda şeytandı.Zrazu pomyślał, że to diabły.
Onibaba (鬼婆, Türkçe anlamı: Şeytan Kadın), 1964 Japonya yapımı fantastik korku filmidir.鬼婆, Onibaba) – japoński film grozy z 1964 roku.
Buna göre, Şeytan'ın da bir soyu vardır.Podobnie jak diabeł, posiada rogi.
Her şeyi anlayan Glory, şeytanî bir gülümseyle onlara bakar.Mężczyzna patrzy na widza z delikatnie zarysowanym uśmiechem.
Şeytandan aldığı paralar sahte çıkmıştır.Wytworzone przez niego fałszywe pieniądze stały się cenionymi numizmatami.
Oktar'a göre evrim, doğrudan materyalizm, Nazizm, komünizm ve Budizm'le bağlantılı şeytanî bir öğretidir.Uważa on, że ewolucja jest bezpośrednio połączona ze złem materializmu, komunizmu, nazizmu i buddyzmu.
Emrinde otuz altı şeytan birliği vardır.Dowodzi trzydziestoma sześcioma legionami duchów.
Şeytan olarak bilinmektedir.Wcześniej znana jako Demoniac.
Ama Şeytan ve Sarp'ın yardımı ile....Dokonuje się to przez modlitwę Suscipe sancte Pater...
Öte yandan, İsa gökle ilgili bu yetkisini Ms 1914'te Şeytan ve cinlerini göklerden yere atmakla göstermiştir.Maria otrzymała od posłańca z niebios wiadomość, że za trzy dni opuści ziemskie ciało.
Şeytani belirlenimsizlikDemon zapomnienia.
Üst kurul genelde insana ya da insanlara 1 melek ve 1 şeytan verirler.W różnych taliach nad mężczyzną unosi się albo anioł, albo Kupido.
(Sembolizm içerirler) Şeytandan olan rüya: Bu rüyaların aslı faslı yoktur.Niech szatan nie sprawi abyście odrzucili tę prawdę; on jest waszym otwartym nieprzyjacielem.
"Şeytan'a ret"."Trzeba zabić diabła".
Moğolcada Çötrög, şeytan demektir.Synonim upadłego anioła, czyli diabła.
LaVeyan satanistlere göre, Şeytan; insanın vahşi doğasını temsil etmektedir.Według katarów szatan (lub zły bóg) stworzył ciała ludzkie.
Ayrıca gökteki ruh hükümdarlar olan Şeytan ve cinlerinin faaliyetlerine de son verilecektir.W trakcie sądu ostatecznego nastąpi również zmartwychwstanie dusz przebywających w niebie.
Gawi'nin anlamı tam olarak belli değildir fakat genellikle "ruhlar" veya "şeytanlar" olarak bilinir.Ich prawdziwe imiona nie są znane, bo zazwyczaj są nazywani tylko "szefami" lub "dowódcami".
Gas (1-104): O da bir şeytandır.184), jeden z demonów (odc.
Saf şeytan yerine, Ren daha alışık olduğumuz bir şey: O bir insandır.Stąd mówiąc o człowieku, zamiast używać tradycyjnego określenia dusza, mówi o osobie.
Dördüncü Hokage, şeytanı mühürleyerek uzaklaştırdığı için kahraman olarak ilan edildi.Czwarty Hokage po zapieczętowaniu Lisiego Demona został uznany za bohatera.
Biz şeytana tapanlar değiliz.Nie są to jednak mogiły partyzantów.
İlgili Sayfalar