şeylerin ile cümle
şeylerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu, hücrenin içinde tuhaf şeylerin olduğu bir durum.В този случай нещо странно се случва в тази клетка.
Bu, hücrenin içinde tuhaf şeylerin olduğu bir durum.Ось тут трапляється щось дивне всередині клітини.
Bu, İnternet Devrimi'nin de bir sonucu. Bu, sevdiğimiz şeylerin diğer yüzü.Das ist auch ein Ergebnis der Internet-Revolution, die dunkle Seite der Dinge, die wir so mögen.
Bu kadar yoğun bir bölgede bir şeylerin ters gitmeye başlaması uzun sürmezCu aşa mult trafic, nu durează mult până când cineva dă de necaz.
Bu kadar yoğun bir bölgede bir şeylerin ters gitmeye başlaması uzun sürmezDo chim chóc bay lượn hỗn loạn, chuyện rắc rối cũng sớm xảy ra.
Bu kadar yoğun bir bölgede bir şeylerin ters gitmeye başlaması uzun sürmezJe jasné, že v takové kolonii brzy nastanou problémy.
Bu kadar yoğun bir bölgede bir şeylerin ters gitmeye başlaması uzun sürmezΜε τόση κίνηση, δεν αργεί να μπλέξει κάποιο.
Bu kadar yoğun bir bölgede bir şeylerin ters gitmeye başlaması uzun sürmezИх так много, что не удивительно, что с кем-то может случиться беда.
Bu kadar yoğun bir bölgede bir şeylerin ters gitmeye başlaması uzun sürmezעם תנועה רבה כל-כך, לא יעבור .זמן רב עד שמשהו יסתבך בצרות
Bu kadar yoğun bir bölgede bir şeylerin ters gitmeye başlaması uzun sürmezمع مرور كثيف، هو ليس طويلاً قبل أن يدخل الشيء في مشكلة
Bulduğumuz şey istediğimizin şeylerin kapasitelerine erişebilmek.Arra jutunk, hogy amit akarunk, az bizonyos dolgokhoz való hozzáférés lehetősége.
Bulduğumuz şey istediğimizin şeylerin kapasitelerine erişebilmek.Cái mà chúng ta đang tìm kiếm là cái mà chúng ta muốn là chìa khóa dẫn đến khả năng của sự vật.
Bulduğumuz şey istediğimizin şeylerin kapasitelerine erişebilmek.Descobrimos que o que queremos é ter acesso às capacidades das coisas.
Bulduğumuz şey istediğimizin şeylerin kapasitelerine erişebilmek.Descoperim că ceea ce vrem este accesul la capacităţile lucrurilor.
Bulduğumuz şey istediğimizin şeylerin kapasitelerine erişebilmek.Det vi kommer fram till är att vi vill ha tillång till prylars kapaciteter.
Bulduğumuz şey istediğimizin şeylerin kapasitelerine erişebilmek.Estamos encontrando que lo que queremos es acceder a las capacidades de las cosas.
Bulduğumuz şey istediğimizin şeylerin kapasitelerine erişebilmek.저희가 정말로 필요한 것은 바로 접근성입니다.
Bulduğumuz şey istediğimizin şeylerin kapasitelerine erişebilmek.Nous découvrons que ce que nous voulons c'est l'accès à la capacité des choses.
Bulduğumuz şey istediğimizin şeylerin kapasitelerine erişebilmek.Quello che stiamo scoprendo è l'accesso alle funzione delle cose.
Bulduğumuz şey istediğimizin şeylerin kapasitelerine erişebilmek.Siłą napędową jest dążenie do dostępu zdolności różnych przedmiotów.
Bulduğumuz şey istediğimizin şeylerin kapasitelerine erişebilmek.We zien dat wat we willen, de toegang tot de capaciteit van dingen is.
Bulduğumuz şey istediğimizin şeylerin kapasitelerine erişebilmek.Wir merken, dass es eigentlich um die Verfügbarkeit der materiellen Dinge geht.
Bulduğumuz şey istediğimizin şeylerin kapasitelerine erişebilmek.Yang kita temukan adalah apa yang kita inginkan adalah akses pada beberapa hal.
Bulduğumuz şey istediğimizin şeylerin kapasitelerine erişebilmek.Zisťujeme, že čo v skutočnosti potrebujeme, je prístup ku kapacitám vecí.
Bulduğumuz şey istediğimizin şeylerin kapasitelerine erişebilmek.Zjišťujeme, že to, co chceme, je přístup k množství věcí.
Bulduğumuz şey istediğimizin şeylerin kapasitelerine erişebilmek.Αυτό που διαπιστώνουμε είναι ότι αυτό που θέλουμε είναι η πρόσβαση στις ικανότητες των πραγμάτων.
Bulduğumuz şey istediğimizin şeylerin kapasitelerine erişebilmek.Виявляється, що ми хочемо мати доступ до можливостей речей.
Bulduğumuz şey istediğimizin şeylerin kapasitelerine erişebilmek.Оказывается, что нам нужен доступ к возможностям вещей.
Bulduğumuz şey istediğimizin şeylerin kapasitelerine erişebilmek.Това което откриваме, е че искаме достъп до множество неща.
Bulduğumuz şey istediğimizin şeylerin kapasitelerine erişebilmek.מה שאנחנו מוצאים זה שמה שאנחנו רוצים זו גישה לכמויות של דברים.
Bulduğumuz şey istediğimizin şeylerin kapasitelerine erişebilmek.ماوجدناه اننا بحاجة الى استخدام أمثل للمعدات والادوات على سبيل المثال
Bulduğumuz şey istediğimizin şeylerin kapasitelerine erişebilmek.色々な物を最大限に活用すると言うことです 私の好きな例えはドリルです 家庭用のパワードリルをお持ちの方は?
Buna ragmen, bazi isteklerimiz onlarda da var. ve anladigimiz seylerin bazilarini anlayabiliyorlar.Totusi, atat ele cat si noi avem cateva dorinte comune si intelegem cateva lucruri in comun.
Buna ragmen, bazi isteklerimiz onlarda da var. ve anladigimiz seylerin bazilarini anlayabiliyorlar.אף על פי כן, לנו ולהם כן יש מספר רצונות זהים .ואפילו תופסים חלק מאותם הדברים
Buna rağmen, bazı isteklerimiz onlarda da var. ve anladığımız şeylerin bazılarını anlayabiliyorlar.Néanmoins nous et eux avons des désirs en commun et percevons des choses en commun.
Buna rağmen, bazı isteklerimiz onlarda da var. ve anladığımız şeylerin bazılarını anlayabiliyorlar.Nicméně některé touhy máme stejné a stejně chápeme některé věci.
Buna rağmen, bazı isteklerimiz onlarda da var. ve anladığımız şeylerin bazılarını anlayabiliyorlar.Tarpeet saada ruokaa ja juomaa, suojaa ja kumppanuutta, vapauden liikkua ja mahdollisuuden välttää kipua.
Buna rağmen, bazı isteklerimiz onlarda da var. ve anladığımız şeylerin bazılarını anlayabiliyorlar.Totusi, atat ele cat si noi avem cateva dorinte comune si intelegem cateva lucruri in comun.
Buna rağmen, bazı isteklerimiz onlarda da var. ve anladığımız şeylerin bazılarını anlayabiliyorlar.Και όμως, εμείς και αυτά έχουμε κάποιες κοινές επιθυμίες και αντιλαμβανόμαστε κάποια κοινά πράγματα.
Buna rağmen, bazı isteklerimiz onlarda da var. ve anladığımız şeylerin bazılarını anlayabiliyorlar.אף על פי כן, לנו ולהם כן יש מספר רצונות זהים ואפילו תופסים חלק מאותם הדברים.
Buna rağmen çok önemsiz şeylerin tuzağına düşüyor... ...ve onlardan kurtulamıyorlar.Alligevel bliver de fanget af de mest trivielle ting - - og kan ikke komme sig.
Buna rağmen çok önemsiz şeylerin tuzağına düşüyor... ...ve onlardan kurtulamıyorlar.Ändå blir de snärjda av de mest triviala saker... ...och lyckas inte återhämta sig.
Buna rağmen çok önemsiz şeylerin tuzağına düşüyor... ...ve onlardan kurtulamıyorlar.He jäävät monenlaisiin ansoihin- -eivätkä pääse niistä pois.
Buna rağmen çok önemsiz şeylerin tuzağına düşüyor... ...ve onlardan kurtulamıyorlar.No entanto, deixam-se levar pelas coisas mais triviais... ... e não conseguem recuperar delas.
Buna rağmen çok önemsiz şeylerin tuzağına düşüyor... ...ve onlardan kurtulamıyorlar.Sin embargo, se dejan derrotar por las cosas más triviales y son incapaces de recuperarse.
Buna rağmen çok önemsiz şeylerin tuzağına düşüyor... ...ve onlardan kurtulamıyorlar.Tuttavia si lasciano intrappolare dalle cose più banali, e non riescono più a districarsi.
Buna rağmen çok önemsiz şeylerin tuzağına düşüyor... ...ve onlardan kurtulamıyorlar.Wpadają w najbardziej trywialne pułapki i nie są w stanie się z nich wydostać.
Buna rağmen çok önemsiz şeylerin tuzağına düşüyor... ...ve onlardan kurtulamıyorlar.Όμως παρασύρονται από ανούσια πράγματα και δεν μπορούν να συνέλθουν από αυτά.
Buna rağmen çok önemsiz şeylerin tuzağına düşüyor... ...ve onlardan kurtulamıyorlar.Но они попадают в ловушку из-за элементарных вещей... ...и не способны оправиться от этого.
Bunlardan birincisi, yapmak istediğimiz şeylerin yani bina ve makinelerin karmaşık yapılarını çözümlemektir.Den första är att vi måste avkoda all den komplexitet i det vi vill bygga -- som våra byggnader och maskiner.
Bunlardan birincisi, yapmak istediğimiz şeylerin yani bina ve makinelerin karmaşık yapılarını çözümlemektir.첫번째로 우리가 짓고 싶은 것, 즉, 건물과 기계들의 복잡한 구조를 해독해 내는 것입니다.
Bunlardan birincisi, yapmak istediğimiz şeylerin yani bina ve makinelerin karmaşık yapılarını çözümlemektir.Pierwszy jest taki, że musimy odkodować złożoność tego, co chcemy zbudować: naszych budynków i maszyn.
Bunlardan birincisi, yapmak istediğimiz şeylerin yani bina ve makinelerin karmaşık yapılarını çözümlemektir.Po prvé, potrebujeme dekódovať celú komplexitu toho, čo chceme vytvoriť - teda našich budov a strojov.
Bunlardan birincisi, yapmak istediğimiz şeylerin yani bina ve makinelerin karmaşık yapılarını çözümlemektir.Zaprvé potřebujeme rozluštit komplexitu toho, co chceme vytvořit -- budovy a stroje.
Bunlardan birincisi, yapmak istediğimiz şeylerin yani bina ve makinelerin karmaşık yapılarını çözümlemektir.Первый: нужно расшифровать всю сложность того, что мы хотим построить - наших зданий и машин.
Bunlardan birincisi, yapmak istediğimiz şeylerin yani bina ve makinelerin karmaşık yapılarını çözümlemektir.הראשון הוא שאנחנו צריכים לפענח את כל המורכבות של מה שאנחנו רוצים לבנות -- אלה הבניינים והמכונות שלנו.
Bunlardan birincisi, yapmak istediğimiz şeylerin yani bina ve makinelerin karmaşık yapılarını çözümlemektir.أولها هي أننا نحتاج إلى فك شيفرة كامل تعقيد ما نريد بناءه -- أي بناياتنا وآلاتنا.
Bunlardan birincisi, yapmak istediğimiz şeylerin yani bina ve makinelerin karmaşık yapılarını çözümlemektir.私たちが作りたいあらゆる複雑なものを 復元する必要があります そして簡単な配列に復元する必要があります
Bunlar gelecek şeylerin gölgesidir, aslı ise Mesihtedir.ấy đều chỉ là bóng của các việc sẽ tới , còn hình thì ở trong Ðấng_Christ .
Bunlar gelecek şeylerin gölgesidir, aslı ise Mesihtedir.ấy đều chỉ là bóng của các việc sẽ tới, còn hình thì ở trong Ðấng Christ.