şeylerin ile cümle

şeylerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Ama bu değişik şeylerin ne olduğuna bağlı olarak değişir.Záleží tedy na různých okolnostech.
Ama bu değişik şeylerin ne olduğuna bağlı olarak değişir.Αλλά αυτό εξαρτάται από το τι θα είναι τα διαφορα πραγματα.
Ama bu değişik şeylerin ne olduğuna bağlı olarak değişir.Зависи от другите променливи
Ama bu değişik şeylerin ne olduğuna bağlı olarak değişir.لكن هذا يعتمد على ماهي هي المتغيرات المختلفة
Ama bu değişik şeylerin ne olduğuna bağlı olarak değişir.なので例えば
Ama eğer tüm farklı resimler arasında, 30. kurala bakarsanız, ilginç bir şeylerin döndüğünü görebilirsiniz.하지만 서로 다른 모든 그림 중에서, 규칙 30 번에서, 흥미로운 일이 진행되는 것을 볼 수 있습니다.
Ama eğer tüm farklı resimler arasında, 30. kurala bakarsanız, ilginç bir şeylerin döndüğünü görebilirsiniz.Ha azonban nézzük tovább a különféle képeket, a 30-as számú szabálynál, kezd érdekessé válni a dolog.
Ama eğer tüm farklı resimler arasında, 30. kurala bakarsanız, ilginç bir şeylerin döndüğünü görebilirsiniz.Jeśli zaczniemy oglądać te obrazki po kolei, reguła o numerze 30, pokazuje coś interesującego.
Ama eğer tüm farklı resimler arasında, 30. kurala bakarsanız, ilginç bir şeylerin döndüğünü görebilirsiniz.Но просматривая все эти картинки, и дойдя до Правила номер 30, мы увидим нечто интересное.
Ama eğer tüm farklı resimler arasında, 30. kurala bakarsanız, ilginç bir şeylerin döndüğünü görebilirsiniz.אך אם תסתכלו בין כל התמונות השונות הללו בכלל מספר 30 תתחילו לראות משהו מעניין שקורה כאן.
Ama eğer tüm farklı resimler arasında, 30. kurala bakarsanız, ilginç bir şeylerin döndüğünü görebilirsiniz.لكن إذا نظرت إلى هذه الصور المختلفة، إلى القاعدة رقم 30، فسوف ترى شيئًا مثيرًا للاهتمام.
Ama eğer tüm farklı resimler arasında, 30. kurala bakarsanız, ilginç bir şeylerin döndüğünü görebilirsiniz.ルール30のところで 何か面白いことが起きています ひとつルール30を
Ama gerçekte bu makineyi zaten var olan şeylerin daha iyisini yapmak için ortaya çıkarmadım.Ale ve skutečnosti jsem nevytvořil tuto mašinku aby simulovala věci, které už existují.
Ama gerçekte bu makineyi zaten var olan şeylerin daha iyisini yapmak için ortaya çıkarmadım.Ale v skutočnosti som nevytvoril tento prístroj, aby mohol napodobňovať veci, ktoré už existujú.
Ama gerçekte bu makineyi zaten var olan şeylerin daha iyisini yapmak için ortaya çıkarmadım.Dar de fapt nu am făcut această mașinărie pentru a imita ceva ce deja exista.
Ama gerçekte bu makineyi zaten var olan şeylerin daha iyisini yapmak için ortaya çıkarmadım.De valójában, nem azért készítettem ezt a gépet, hogy olyan dolgokat tudjak utánozni, amik már léteznek.
Ama gerçekte bu makineyi zaten var olan şeylerin daha iyisini yapmak için ortaya çıkarmadım.그러나 사실 저는 이미 있는 걸 모방하기 위해 이런 기계를 만든 것이 아닙니다.
Ama gerçekte bu makineyi zaten var olan şeylerin daha iyisini yapmak için ortaya çıkarmadım.Ma in realtà, non ho fatto questa macchina per poter imitare cose che già esistono.
Ama gerçekte bu makineyi zaten var olan şeylerin daha iyisini yapmak için ortaya çıkarmadım.Mais en réalité, je n'ai pas fabriqué cette machine afin de pouvoir émuler les choses qui existent déjà.
Ama gerçekte bu makineyi zaten var olan şeylerin daha iyisini yapmak için ortaya çıkarmadım.Men faktum är, jag har inte skapat den här maskinen för att efterlikna det som redan finns.
Ama gerçekte bu makineyi zaten var olan şeylerin daha iyisini yapmak için ortaya çıkarmadım.Namun sebenarnya saya tidak membuat mesin untuk menirui hal-hal yang sudah ada.
Ama gerçekte bu makineyi zaten var olan şeylerin daha iyisini yapmak için ortaya çıkarmadım.Pero, en realidad, no he hecho esta máquina para emular lo que ya existe.
Ama gerçekte bu makineyi zaten var olan şeylerin daha iyisini yapmak için ortaya çıkarmadım.(Risos) Na verdade, eu não fiz esta máquina para imitar coisas que já existem.
Ama gerçekte bu makineyi zaten var olan şeylerin daha iyisini yapmak için ortaya çıkarmadım.Tatsächlich aber habe ich diese Maschine nicht entwickelt, um Dinge nachzuahmen, die es schon gibt.
Ama gerçekte bu makineyi zaten var olan şeylerin daha iyisini yapmak için ortaya çıkarmadım.Насправді, я не створював цієї машини лише для того, щоб краще створювати звуки, які вже існують.
Ama gerçekte bu makineyi zaten var olan şeylerin daha iyisini yapmak için ortaya çıkarmadım.Но на самом деле, я сделал эту машину не для того, чтобы я копировать то, что уже существует.
Ama gerçekte bu makineyi zaten var olan şeylerin daha iyisini yapmak için ortaya çıkarmadım.אבל בעצם, לא בניתי את המכונה הזאת כדי שאני אוכל לחקות דברים שכבר קיימים.
Ama gerçekte bu makineyi zaten var olan şeylerin daha iyisini yapmak için ortaya çıkarmadım.ولكن في الواقع الفعلي، لم أقم بإختراع هذا الجهاز لكي أقلد أشياءً موجودة بالفعل.
Ama gerçekte bu makineyi zaten var olan şeylerin daha iyisini yapmak için ortaya çıkarmadım.但係事實上 我仲未整到一部 模仿已經存在咗嘅嘢嘅機器
Ama gerçekte bu makineyi zaten var olan şeylerin daha iyisini yapmak için ortaya çıkarmadım.既存の音をまねるためではなく 私が想像するあらゆる音を
Ama ne yapmak istediğinizi sadece farklı odaklanmak tür parçalar şeylerin büyük bir resim vermek.Aș vrea acum să mă concentrez nu pe copaci ci pe pădure.
Ama ne yapmak istediğinizi sadece farklı odaklanmak tür parçalar şeylerin büyük bir resim vermek.Pero lo que solamente quiero hacer, es enfocarme en todas las diferentes partes para entenderlas mejor.
Ama ne yapmak istediğinizi sadece farklı odaklanmak tür parçalar şeylerin büyük bir resim vermek.Tapi disini, kita akan fokus ke bagian-bagian yang berbeda untuk memberikan gambaran besar tentang sel.
Ama ne yapmak istediğinizi sadece farklı odaklanmak tür parçalar şeylerin büyük bir resim vermek.Teraz chciałbym się skupić na innych elementach, żeby nakreślić Wam całościowy obraz komórki.
Ama ne yapmak istediğinizi sadece farklı odaklanmak tür parçalar şeylerin büyük bir resim vermek.細胞の全体像をつかんでもらうこと。 つまりは、リボソームっていうのは、 核の内部で DNA から転写された
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.Aber eines der ersten Dinge, die sie tun mussten, war herauszufinden, was ich ich brauchte.
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.Ale jedna z prvých vecí, ktoré potrebovali urobiť, bolo posúdiť, čo som potrebovala najskôr.
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.Dar unul dintre primele lucruri ce trebuiau să-l facă era să evalueze de ce anume aveam nevoie imediat.
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.De legelsősorban fel kellett mérniük, mire is volt azonnali szükségem.
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.Eén van de eerste dingen die ze moesten doen, was beoordelen wat ik onmiddellijk nodig had.
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.그런데 그들이 제일 먼저 해야 했던 건, 당장 저한테 필요한게 무엇인지를 찾아내는 거였지요.
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.Mais l'une des toutes premières choses qu'ils ont dû faire, a été d'évaluer mes besoins prioritaires.
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.Ma una delle prime cose che dovevano fare era valutare cosa mi servisse immediatamente.
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.Men en af de første ting de havde brug for at gøre, var at vurdere hvad jeg havde brug for med det samme.
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.Najpierw ustalili, które potrzeby są najpilniejsze.
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.Namun salah satu hal pertama yang mereka lakukan adalah menilai apa yang saya perlukan.
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.Nhưng một trong những điều đầu tiên họ cần làm là xác định ngay lập tức là tôi cần gì.
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.Uma das primeiras coisas que precisaram de fazer foi avaliar o que eu precisava de imediato
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.Una de las primeras cosas que había que hacer era determinar rápidamente mis necesidades.
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.Αλλά έναν από τα πρώτα πράγματα που έπρεπε να κάνουν ήταν να αξιολογήσουν τι χρειαζόμουν αμέσως.
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.Але спершу їм треба було оцінити, що мені потрібно було негайно.
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.Но, для начала, им надо было понять, что мне наиболее остро необходимо.
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.Но първото нещо, което трябваше да направят беше да преценят от какво имам незабавно нужда.
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.ואחד הדברים הראשונים שהיה עליהם לעשות היה להעריך מה נחוץ לי מיד.
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.ولكن أحد الأشياء التي فعلوها هو تحديد ما احتجته عندئذ
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.何をすべきか見極めることでした。 私は、普通の人間のように
Analizini yaptığımız şeylerin türleri hakkında konuşmak.Berbicara tentang hal-hal yang kita amati.
Analizini yaptığımız şeylerin türleri hakkında konuşmak.Budem hovoriť o tom, čo sa rysuje.
Analizini yaptığımız şeylerin türleri hakkında konuşmak.Chci mluvit o věcech, které teprve vyhlížíme.
Analizini yaptığımız şeylerin türleri hakkında konuşmak.Falar do tipo de coisas de que andamos à procura.

İlgili Sayfalar