şeylerin ile cümle

şeylerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Dünya olguların toplamıdır, şeylerin değil.Maailm koosneb kõigist tõsiasjadest, mitte kõigist asjadest.
Gerçek olan şeylerin doğası nedir? * Bazı şeyler algımızdan bağımsız olarak var olabilir mi?Kas mõned asjad eksisteerivad sõltumatult meie tajust?
Güzel şeylerin farkı nedir?Kuidas erinevad ilusad asjad igapäevastest?
"Arkamda bıraktığım şeylerin kendi hayatları var.Minu maha jäetud asjad 'Mina jätsin asjad maha'.
Benzer şekilde canavar ve yaşlı ikili de birtakım şeylerin şekle bürünmüş halidir.Kanntaim on kahekojalised, st isas- ja emasõied asuvad sama liigi eri taimedel.
1981 makalemizde bahsettiğimiz şeylerin çoğu gerçeklerdi.1981년에 발표한 논문에서 언급한 내용이 모두 사실이었죠.
1981 makalemizde bahsettiğimiz şeylerin çoğu gerçeklerdi.A maior parte das coisas mencionadas no nosso artigo de 1981 eram factos.
1981 makalemizde bahsettiğimiz şeylerin çoğu gerçeklerdi.Die meisten Dinge in unserem Artikel von 1981 waren Fakten.
1981 makalemizde bahsettiğimiz şeylerin çoğu gerçeklerdi.La maggior parte di ciò a cui accennavamo nello studio del 1981 erano ormai fatti accertati.
1981 makalemizde bahsettiğimiz şeylerin çoğu gerçeklerdi.La plupart des choses mentionnées dans notre publication de 1981 étaient des faits.
1981 makalemizde bahsettiğimiz şeylerin çoğu gerçeklerdi.Multe dintre lucrurile menționate de noi în studiul din 1981 deveniseră fapte.
1981 makalemizde bahsettiğimiz şeylerin çoğu gerçeklerdi.Phần lớn những điều được đưa ra trong bài báo năm 1981 trở thành sự thật.
1981 makalemizde bahsettiğimiz şeylerin çoğu gerçeklerdi.Sprawdziła się większość naszych prognoz z artykułu z 1981 roku.
1981 makalemizde bahsettiğimiz şeylerin çoğu gerçeklerdi.Tuve el privilegio de hablar dos veces en la comisión presidencial del clima.
1981 makalemizde bahsettiğimiz şeylerin çoğu gerçeklerdi.Useimmat vuoden 1981 tutkimuksessa mainitut asiat olivat tosiasioita.
1981 makalemizde bahsettiğimiz şeylerin çoğu gerçeklerdi.Τα περισσότερα από όσα αναφέραμε στην εργασία μας του 1981 ήταν γεγονότα.
1981 makalemizde bahsettiğimiz şeylerin çoğu gerçeklerdi.Большинство прогнозов из статьи 1981 года превратилось в факты.
1981 makalemizde bahsettiğimiz şeylerin çoğu gerçeklerdi.Имах привилегията да говоря два пъти пред президенската комисия за борба с климатичните промени.
1981 makalemizde bahsettiğimiz şeylerin çoğu gerçeklerdi.רוב הדברים שהוזכרו במאמר שלנו מ-1981 היו עובדות.
1981 makalemizde bahsettiğimiz şeylerin çoğu gerçeklerdi.معظم الأشياء التي ذكرتها في مقالنا سنة 1981 كانت حقائق.
1981 makalemizde bahsettiğimiz şeylerin çoğu gerçeklerdi.事実となっていました 私は 大統領直轄の気候変動タスクフォースに対して
(2.) Kurallar, anlamı bilinmeyen şeylerin ifade edilmesini sağlar.(2) 룰은 친숙하지 않은 의미를 가진 표현을 가능하게 합니다.
(2.) Kurallar, anlamı bilinmeyen şeylerin ifade edilmesini sağlar.(2). Règles permettent à l'expression du sens inconnu
Agusta, Kont Agusta, bu şeylerin büyük tarihinden kaynaklanan.Agusta, Conde Agusta, las grandes historias de estas cosas.
Agusta, Kont Agusta, bu şeylerin büyük tarihinden kaynaklanan.Agusta, Condessa Agusta, das grandes histórias destas coisas.
Agusta, Kont Agusta, bu şeylerin büyük tarihinden kaynaklanan.Agusta, contesa Agusta, din marile istorii ale acestor lucruri.
Agusta, Kont Agusta, bu şeylerin büyük tarihinden kaynaklanan.Agusta, Count Agusta, aus der grossartigen Geschichte dieser Teile.
Agusta, Kont Agusta, bu şeylerin büyük tarihinden kaynaklanan.Agusta, Count Agusta, az ilyen cuccok híres történelméből.
Agusta, Kont Agusta, bu şeylerin büyük tarihinden kaynaklanan.Agusta, Count Agusta, dari sejarah hebat benda ini.
Agusta, Kont Agusta, bu şeylerin büyük tarihinden kaynaklanan.Agusta, Count Agusta, s úžasnou historií těchto věcí.
Agusta, Kont Agusta, bu şeylerin büyük tarihinden kaynaklanan.Agusta, Count Agusta,™ з величної історії цієї речі.
Agusta, Kont Agusta, bu şeylerin büyük tarihinden kaynaklanan.Agusta, graaf Agusta, uit de grote geschiedenis van dit spul.
Agusta, Kont Agusta, bu şeylerin büyük tarihinden kaynaklanan.Agusta, Hrabia Agusta, doniosła historia firmy.
Agusta, Kont Agusta, bu şeylerin büyük tarihinden kaynaklanan.Agusta, il Conte Agusta, e la sua grande storia.
Agusta, Kont Agusta, bu şeylerin büyük tarihinden kaynaklanan.Agusta, le Conte Agusta, une légende dans ce domaine.
Agusta, Kont Agusta, bu şeylerin büyük tarihinden kaynaklanan.Agusta, граф Агуста, из великих историй всех этих вещей.
Agusta, Kont Agusta, bu şeylerin büyük tarihinden kaynaklanan.Augusta, Greve Augusta, fra de store fortællinger om den slags.
Agusta, Kont Agusta, bu şeylerin büyük tarihinden kaynaklanan.아구스타, 카운트 아구스타는 이 물건의 위대한 역사로부터 옵니다.
Agusta, Kont Agusta, bu şeylerin büyük tarihinden kaynaklanan.Αγκούστα, Κόμης Αγκούστα, απο μια ιστορική εποχή.
Agusta, Kont Agusta, bu şeylerin büyük tarihinden kaynaklanan.Агуста, Граф Агуста, от великите истории за тези неща.
Agusta, Kont Agusta, bu şeylerin büyük tarihinden kaynaklanan.אוגוסטה, הרוזן אוגוסטה, מההיסטוריה של הדבר הנפלא הזה.
Agusta, Kont Agusta, bu şeylerin büyük tarihinden kaynaklanan.آغوستا , كونت آغوستا من عبق تاريخ هذه الصناعة
Agusta, Kont Agusta, bu şeylerin büyük tarihinden kaynaklanan.このバイクの偉大な歴史です 目に映らない凄さは これを創造した頭脳です
Ailelerimiz bize bir şeylerin çaresine nasıl bakılır öğretmedi ki.I nostri genitori non ci hanno mai insegnato a farlo.
Ailelerimiz bize bir şeylerin çaresine nasıl bakılır öğretmedi ki.Naši rodiče nás neučili, jak si poradit
Ailelerimiz bize bir şeylerin çaresine nasıl bakılır öğretmedi ki.Naši rodičia nás neučili, ako si poradiť.
Ailelerimiz bize bir şeylerin çaresine nasıl bakılır öğretmedi ki.Onze ouders hebben ons nooit geleerd, 'hoe er iets op te vinden'.
Ailelerimiz bize bir şeylerin çaresine nasıl bakılır öğretmedi ki.Spójrz na gazety, po prostu spójrz! "Pomóż Dejanowi." "Pomóż Sanji."
Ailelerimiz bize bir şeylerin çaresine nasıl bakılır öğretmedi ki.Нашите родители не са ни учили как да се "оправяме".
(Alkış) Dünyanın bizi bu tür şeylerin kullanımı konusunda sürekli şaşırtma alışkanlığı var.De wereld maakt er een gewoonte van ons te verbazen met de manier waarop deze dingen worden gebruikt.
Ama basit şeylerin aynı zamanda çok önemli olan, bir diğer sınıfı vardır.Dar mai există un tip de lucruri simple, și ele foarte importante.
Ama basit şeylerin aynı zamanda çok önemli olan, bir diğer sınıfı vardır.Doch es gibt eine weitere Kategorie einfacher Dinge, die auch sehr wichtig sind.
Ama basit şeylerin aynı zamanda çok önemli olan, bir diğer sınıfı vardır.Jest też inna kategoria prostych przedmiotów, równie ważna.
Ama basit şeylerin aynı zamanda çok önemli olan, bir diğer sınıfı vardır.하지만 여기에 또 다른 종류의 단순함이 있습니다. 이것 역시 매우 중요합니다.
Ama basit şeylerin aynı zamanda çok önemli olan, bir diğer sınıfı vardır.Maar er is een andere klasse van eenvoudige dingen die ook erg belangrijk is.
Ama basit şeylerin aynı zamanda çok önemli olan, bir diğer sınıfı vardır.Ma c'è un'altra categoria di cose semplici che sono importanti anch'esse.
Ama basit şeylerin aynı zamanda çok önemli olan, bir diğer sınıfı vardır.Mais il ya une autre catégorie d'objets simples, qui sont également très importants.
Ama basit şeylerin aynı zamanda çok önemli olan, bir diğer sınıfı vardır.Nhưng còn có một lớp khác các sự vật đơn giản, mà cũng rất quan trọng.
Ama basit şeylerin aynı zamanda çok önemli olan, bir diğer sınıfı vardır.Pero existe otro tipo de cosas simples que también son muy importantes.
Ama basit şeylerin aynı zamanda çok önemli olan, bir diğer sınıfı vardır.Tapi ada hal sederhana lainnya, yang juga sangat penting.

İlgili Sayfalar