şeyleri ile cümle

şeyleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
İlgilenecek bazı şeylerim varI have some things to deal with.
Yapmak istediğim bazı şeylerim var.I have some things I want to do.
San Fransisko, sisi ve diğer şeylerin arasında tepeleri ile ünlüdür.San Francisco is known for its fog and its hills among other things.
Bu Noel için istediğim şeylerin bir listesi.This is a list of what I want for Christmas.
Ben her zaman kendime ait olmasını istediğim şeyleri alırım.I always buy things I'd like to have myself.
Bazı şeyleri şaka olarak bile söylememelisiniz.Some things you shouldn't even say jokingly.
Artık bu tür şeyleri neredeyse hiç görmüyorum.I hardly ever see this kind of thing anymore.
Daha önce hiç yapmadığımız şeyleri yapıyoruz.We're doing things we've never done before.
Hâlâ tartışacak başka bir sürü şeylerimiz var.We still have many other things to discuss.
Konuşmamız gereken başka şeylerimiz var.We have other things we need to talk about.
Bu şeyleri anlamıyorsun.You don't understand these things.
Küçük şeyleri takdir ediyorlar.They appreciate the little things.
Tom yeni şeyleri denemekten korkmaz.Tom isn't afraid to try new things.
Küçük şeylerin çok şey demek olduğunu biliyorum.I know little things mean a lot.
Açıklanacak bazı şeylerimiz var.We have some things to clarify.
Tom'un torunlarının hiçbir şeyleri yoktu.Tom's grandchildren got nothing.
Tom tüm bu şeyleri yaptı.Tom has done all these things.
O şeylerin nasıl işlediğini biliyorum.I know how those things work.
Bütün o şeyleri anladım.I understood all that stuff.
O şeyleri asla unutmadım.I never forgot those things.
Değiştirilebilir şeyleri severim.I like to repurpose things.
Tom ilginç şeyleri sakladı.Tom kept things interesting.
Tom'un güzel şeyleri vardı.Tom had nice stuff.
Yapacak daha iyi şeylerin yok mu?Don't you have better things to do?
Böyle şeyleri yapmaktan nefret ediyorum.I hate doing things like this.
Tom hakkında böyle şeyleri söylemeye nasıl cüret edersin?How dare you say such things about Tom!
Benim hakkımda böyle şeyleri söylemeye nasıl cesaret edersin!How dare you say such things about me!
Tom'un bu şeyleri yaptığına bir saniye inanmıyorum.I don't believe for one second that Tom did those things.
İşte yapılması gereken şeylerin bir listesi.Here's a list of things that need to be done.
Bu satın almamız gereken şeylerin bir listesi.This is a list of things we need to buy.
İşte benim için yapmanı istediğim şeylerin bir listesi.Here's a list of things I want you to do for me.
İşte pazartesinden önce yapmamız gereken şeylerin bir listesi.Here's a list of things that we need to do before Monday.
Bu şeyleri yapmayı gerçekten seviyorum.I really like doing those things.
Senin için bazı şeyleri açıklamak isterim.I'd like to explain some things for you.
Neden bu şeyleri öğrenmem gerekiyor?Why do I need to learn this stuff?
Garip bir şeylerin olduğunu biliyordum.I knew something strange was going on.
Yapmamızı söyledikleri şeyleri yapmaktan başka seçeneğimiz yok.We have no choice but to do what they told us to do.
Neden tüm bu şeyleri eve götürüyorsun?Why are you taking all those things home?
Bütün bu şeyleri ne için eve götürüyorsun?What are you taking all those things home for?
Benim işim diğer insanların yapmak istemedikleri şeyleri yapmaktır.My job is to do what other people don't want to do.
Biz şeyleri farklı olarak görüyoruz.We see things differently.
Daha önce hissetmemiş olduğum şeyleri hissetmeye başladım.I started feeling things that I hadn't felt before.
İstediğim o şeyleri bana getir.Bring me those things I've asked for.
Fadıl her zaman doğru şeyleri söyledi.Fadil said the right things all the time.
Ben başkalarının yapmayacağı şeyleri yaparım.I do what other people won't do.
Bu şeyleri nasıl biliyorsun?How do you know these things?
Tom, kimsenin bilmediği şeyleri biliyordu.Tom knew things that nobody else knew.
Tom bana istediğim şeyleri satın alıyor.Tom buys me things that I want.
Onun gibi şeyleri denemeye karşı değilim.I'm not opposed to trying things like that.
Tom bütün bu şeylerin hepsini nasıl yapabilir?How can Tom do all of these things?
İnsanlar o gibi şeyleri unutmazlar.People don't forget things like that.
Bazen şeyleri hatırlamakta güçlük çekiyorum.I sometimes have trouble remembering things.
Sıklıkla doktorumun bana yememem gerektiğini söylediği şeyleri yiyorum.I often eat things that my doctor tells me not to.
Artık bu tür şeyleri satmazlar.They don't sell these kinds of things anymore.
Büyükbabam şeyleri abartmayı sever.Grandpa likes to overdo things.
Fadıl bir şeylerin çok yanlış olduğunu biliyordu.Fadil knew that something was terribly wrong.
Bu bir şeylerin yanlış olduğu anlamına mı geliyor?Does this mean something is wrong?
Fadıl bütün o şeyleri yapmayı bıraktı.Fadil stopped doing all that stuff.
Fadıl'ın annesi onun gibi şeyleri sever.Fadil's mom loves things like that.
Şimdi daha önce hiç yapmadım şeyleri yapacağım.Now I'll do things I've never done before.
İlgili Sayfalar