şeyleri ile cümle

şeyleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Benim şeylerin hepsi düzensiz bir şekilde.My things are all in a jumble.
Tom şeyleri kendisi için saklıyor.Tom keeps things to himself.
Neden bu şeyleri ateşe atıyorsun?Why are you throwing those things in the fire?
Bu şeyleri ateşe atma!Don't throw those things in the fire!
O sebepsiz daha zor şeyleri yapıyor.He is making things more difficult for no reason.
O gerçekten demek istemediği şeyleri söylemeyi seviyor.She likes to say things she doesn't really mean.
Neden bu şeyleri söylüyorsun, Mary?Why do you say these things, Mary?
Neden bu şeyleri söylüyorsun, Tom?Why do you say these things, Tom?
Bu şeyleri neden söylüyorsun, dostum?Why do you say these things, friend?
Bu şeyleri neden söylüyorsun, kardeşim?Why do you say these things, brother?
Bu şeyleri neden söylüyorsun, oğlum?Why do you say these things, my son?
Tom kesinlikle bir şeylerin peşinde.Tom is definitely up to something.
Önemsiz şeyleri dert etme.Don't make such a big deal out of small things.
İnsanlar daha ilginç şeyleri çevirmek istiyor.The people want to translate more interesting things.
İnsanlar daha ilginç olan şeyleri çevirmek istiyor.The people want to translate things that are more interesting.
Şimdi yapacak daha ilginç şeylerim var.Right now, I have more urgent matters to take care of.
Kitaplardan öğrendikleri şeyleri papağan gibi tekrarlayan insanlardan nefret ederim.I hate people who just parrot things they've learned from books.
Sen bir öğretmensin ve bu şeyleri bilmiyor musun?You're a teacher and you don't know these things?
Yanlış şeyleri yapmayı bırakalım.Let's stop doing the wrong things.
Sana öğrettiğim şeyleri yaşadım.I have experienced the things I taught you.
Ben bu tür şeyleri yapmaya alışkın değilim.I'm not used to doing this kind of thing.
Bu şeyleri mümkün olduğunca çabuk yaptırmak istiyorum.I want to get these things done as quickly as possible.
Tom şeyleri farklı biçimde görüyor.Tom sees things differently.
Ben senin bilmediğin şeyleri biliyorum.I know things you don't know.
Yaptığımı söylediğin şeylerin hiçbirini yapmadım.I didn't do any of the things you said I did.
Tom şeyleri açıklamakta iyidir.Tom is good at explaining things.
Yine ihtiyacın olmayan şeyleri satın aldın.You bought things you didn't need again.
Yine ihtiyacım olmayan şeyleri satın aldım.I bought things I didn't need again.
İnsanlar söyleyecek bir şeyleri olmamasına rağmen konuşurlar.People talk even though they have nothing to say.
İşte Tom'un yapması gereken şeylerin bir listesi.Here's a list of things that Tom needs to do.
İşte Tom'un alması gereken şeylerin bir listesi.Here's a list of things that Tom needs to buy.
Eğer bu şeyleri başka biri yapsa onların politik kariyeri biterdi.If anyone else did these things, their political career would be finished.
Yeni şeyleri denemeye istekliyim.I'm willing to try new things.
Bir sürü yeni şeylerimiz var.We have lots of new stuff.
Tom benim yapamadığım şeyleri yapabilir.Tom can do things that I can't do.
Şeyleri çok kişisel olarak almayı bırak.Stop taking things so personally.
Yapacak daha iyi şeylerimiz var.We have better stuff to do.
Ben seçilirsem, ben bu ülkede böyle şeylerin olmasına asla izin vermeyeceğim.If I am elected, I will never let such things happen in this country.
Bazı şeyleri düzeltmek zorundayız.We've got to fix some things.
Biz aynı şeyleri yapmaktan hoşlanırız.We like to do the same things.
Biz bu şeyleri düzelteceğiz.We're going to fix those things.
Yeni şeyleri denemek için istekliyiz.We're willing to try new things.
Ben bazı şeyleri satın alacağım.I am going to buy some things.
Tom'un yapacak şeyleri vardı.Tom had things to do.
Okullar doğru şeyleri öğretmiyor.Schools don't teach the right things.
Benim hâlâ satın almam gereken şeylerim var.I still have things I need to buy.
Yardım edebileceğimiz şeyleri yapmaya çalışacağız.We'll try to do what we can to help.
Biz hepimiz utandığımız şeyleri yaptık.We've all done things we're ashamed of.
Tartışmak için daha acil şeylerimiz var.We have more pressing things to discuss.
Görüşecek daha önemli şeylerimiz var.We have more important things to discuss.
Zamanımızla yapacak daha iyi şeylerimiz var.We've got better things to do with our time.
Bu tür şeylerin daha önce olduğunu gördük.We've seen this kind of thing happen before.
Hepimiz yapmamayı dilediğimiz şeyleri yaptık.We've all done things we wish we hadn't done.
Zamanımızla yapacak çok daha iyi şeylerimiz var.We have far better things to do with our time.
Küçük şeylerin tadına var!Enjoy the little things!
Küçük şeylerin tadını çıkar!Enjoy the little things!
Ben bu şeyleri asla söyleyemem.I'd never say those things.
Bu tür şeyleri seviyorum.I just love that kind of stuff.
Hala yapacak bazı şeylerim var.I still have some things to do.
Bu şeylerin hiçbiri çekici görünmüyor.None of these things look tempting.
İlgili Sayfalar