Ana içeriğe geç
Sözlük

şeyler ile cümle

şeyler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bariz şeyleri söyleme.Don't state the obvious.
Ben düzgün şeyler ayarlamak istiyorum.I'd like to set things straight.
Bütün paramı aptalca şeylere harcadım.I spent all my money on stupid stuff.
"Bekle, marulu yıkadın mı?" "Küçük şeyler üzerinde endişelenmeyi kes.""Wait, have you washed the lettuce?" "Stop worrying over the little things."
Güzel şeyler bize zevk verir.Beautiful things give us pleasure.
Sana başka birine asla söylemediğim şeyleri söyledim.I've told you things I've never told anyone else.
Gerçekten bu tür şeylerde iyi değilim.I'm really not good at that kind of thing.
Tom'un yapacak başka şeyleri olduğundan eminim.I'm sure Tom has other things to do.
Tom şeyleri hatırlamada sorun yaşıyor.Tom is having trouble remembering things.
Tom'un aklı başka şeylerde gibi görünüyor.Tom's mind seems to be on other things.
Senin için mümkün olduğu kadar kolay şeyler yapmaya çalışacağım.I'll try to make things as easy as possible for you.
Senin için mümkün olduğu kadar kolay şeyler yapmaya çalışacağıma söz veriyorum.I promise I'll try to make things as easy as possible for you.
Tom senin hakkında iyi şeyler söylüyor.Tom has been saying good things about you.
Sadece Tom'un söylediği şeylerin yaklaşık yarısına inanmalısın.You should only believe about half the things Tom says.
Bazı şeyler, yapılması mümkün olsa da, uğraşmaya değmez.Not everything that can be done is worth the pain of doing it.
Sizinle tanışmak şimdiye kadar başımdan geçen en iyi şeylerden biridir.Meeting you is one of the best things that ever happened to me.
Bir şeyler yesek mi?Shall we eat anything?
İnsanların yanlış şeylere odaklanma eğiliminde olduğunu düşünüyorum.I believe that people tend to focus on the wrong things.
Bir şeyler içmek için zamanın var mı?Do you have time to drink something?
Bazı şeyler imkansızdır.Some things are impossible.
Bütün bu şeyleri almak gerçekten gerekli mi?Is it really necessary to buy all this stuff?
Hâlâ ilgilenmem gereken bazı şeyler var.I still have some things to take care of.
Hâlâ dikkat etmem gereken bazı şeyler var.I still have some things to take care of.
İnternetten bir şeyler indirdim.I've downloaded some stuff.
Tom göremediğim şeyleri gördüğünü söyler.Tom says he sees things that I can't see.
Bazı şeyler değişmeyecek.Some things aren't going to change.
Bazı şeyler asla değişmeyecek.Some things will never change.
Tom benden bir şeyler sakladı.Tom hid things from me.
Benim hakkımda olumlu şeyler söyleyebilirsin.You might put in a word for me.
Benim hakkımda bazı güzel şeyler söyledin.You said some nice things about me.
Tom'un tabağında başka şeyleri var.Tom has got other things on his plate.
Bence bazı insanlar böyle şeyler yapar.I think some people do that kind of thing.
Tom sırt çantasına bazı gerekli şeyleri doldurdu.Tom packed some essentials into his knapsack.
Bu şeyler sarhoşken olur.These things happen when you're drunk.
Bu şeylerin nasıl işlediğini biliyorsun.You know how these things work.
Bana onların hakkında bir şeyler bildiğin söylendi.I was told you had some news about them.
Burada olağanüstü şeyler yaptın, Tom.You've done remarkable things here, Tom.
Tom için büyük şeyler tahmin ediyorum.I'm predicting big things for Tom.
Biz hepimiz Tom hakkında güzel şeyler söyledik.We've all said nice things about Tom.
Şimdiye kadar sahip olduğumuz şeylere bak.Look at what we have so far.
Çalıştığın şeylerin hepsini riske atma.Don't risk everything you've worked for.
Sen hala o şeyleri yapabilirsin.You can still do those things.
Biz böyle şeylerle ilgili değiliz.We're not interested in such things.
Ben size bu tür şeyler sormak zorunda kaldığımız için üzgünüm.I'm sorry we have to ask you such things.
Mekanik şeyler konusunda oldukça iyiyim.I'm fairly good with mechanical things.
Bazı korkunç şeyler gördüğünü biliyorum.I know you've seen some awful things.
Sen en tatlı şeyleri söylüyorsun.You say the sweetest things.
Sana bir şeyler anlattığım zaman bana güvenmen gerekir.You should trust me when I tell you things.
Böyle şeylerle ilgili hep şanslıydım.I've always been lucky with things like this.
Sadece bir şeyler içtiğimizi düşündüm.I thought we were just having drinks.
Antrenman yapmak için bazı şeylerim vardı.I had some things to work out.
Bunlar sana söyleyemediğim şeylerdir.These are the things I couldn't tell you.
Tom Mary'ye bir şeyler hissediyor.Tom has feelings for Mary.
Bu şeylerin kaç tanesini sen yaptın?How many of these things have you made?
Tüm bu şeyleri nasıl biliyorsun, Tom?How do you know all these things, Tom?
Tüm iyi şeyler yukarıdan gelir.All good things come from above.
Ben böyle şeylere aşinayım.I'm familiar with such things.
Böyle şeyler hiç umurumda olmadı.I've never cared about such things.
Ben böyle şeyleri hiç umursamam.I never care about such things.
Bir şeyler öğrenmek istemiyor musunuz?Don't you want to learn things?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod