şeyin ile cümle

şeyin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Fiyat aralığımda bir şeyin yok mu?Don't you have something in my price range?
Lütfen her şeyin üzerine fiyat etiketlerini koymama yardım eder misin?Can you please help me put price tags on everything?
Her şeyin bir ilki vardır.There's a first time for everything.
Ben sadece internette okuduğum şeyin yarısına inanıyorum.I only believe half of what I read on the internet.
Ben sadece Tom'un olduğunu söylediği şeyin yarısına inanıyorum.I only believe about half of what Tom says happened.
Tom bir şeyin olmak üzere olduğunu hissetti.Tom felt that something was about to happen.
Tom şeyin tamamı boyunca uyudu.Tom slept through the whole thing.
Her şeyin yeri ve zamanı vardır. Şimdi ne zamanı ne de yeridir.There's a time and a place for everything. Now is neither the time nor the place.
Lütfen bana her şeyin iyi olduğunu söyle.Please tell me everything's OK.
Tom bana bir şeyin yanlış olduğunu söyledi.Tom told me that something was wrong.
Sana olacak şeyin bu olduğunu söyledim.I told you this is what would happen.
Şimdi sana söylediğim şeyin yanlış olduğunu biliyorum.I now know what I told you was wrong.
Bize söyleyecek başka bir şeyin var mı?Do you have anything else to tell us?
Tom bir şeyin Mary'nin canını sıktığını söyleyebilir.Tom could tell something was bothering Mary.
Tom'a yaptığı şeyin yasadışı olduğunu söyledim.I told Tom that what he was doing was illegal.
Komşularınızla yapacak çok şeyiniz var mı?Do you have much to do with your neighbours?
Öğrenecek çok şeyin var.You have a lot to learn.
Böyle bir şeyin olmasını asla beklememeliydim.I never would've expected something like this to happen.
Her şeyin olduğunu görmek için daire etrafında dolaştı.She went around the apartment to see that everything was in order.
İstediğim bir şeyin yok.You have nothing I want.
Tom bir şeyin üzerinde boğuluyor.Tom is choking on something.
Çocuklar bir şeyin peşindeler.The kids are up to something.
Hiçbir şeyin yanlış olmadığından emin misin?Are you sure nothing's wrong?
Sen her zaman bir şeyin peşindesin.You're always up to something.
Tom bir şeyin doğru olmadığını biliyordu.Tom knew something wasn't right.
Senin korkacak bir şeyin yok.You have nothing to be afraid of.
Bir şeyin ortasındaydım.I was in the middle of something.
Bu bir şeyin çürümesi gibi kokuyor.It smells like something's rotting.
Bu bir şeyin yanması gibi kokuyor.It smells like something's burning.
Utanacak bir şeyin yok.You've got nothing to be ashamed of.
Yapacak başka bir şeyin yok mu?Don't you have something else to do?
Bana gösterecek bir şeyin olduğunu söyledin.You said you had something to show me.
Tom bana bir şeyin yapılacağını söz verdi.Tom promised me something would be done.
Bir şekilde bir şeyin ortasındayım.I was sort of in the middle of something.
Boston her şeyin başladığı yerdir.Boston is where it all began.
Hepimiz aynı şeyin peşindeyiz.We're all after the same thing.
Biz aynı şeyin peşindeyiz.We're after the same thing.
Her şeyin üzerine tekrar gideceğiz.We'll go over everything again.
Daha büyük bir şeyin olmadığından emin misin?Are you sure you don't have anything bigger?
Sen hiç bu değersiz şeyin bazılarından kurtulmayı düşündün mü?Have you ever considered getting rid of some of this junk?
Bir şeyin aksama ihtimaline karşın Tom'un bir yedek planı vardı.Tom had a back up plan in case something went wrong.
Daha iyi herhangi bir şeyiniz var mı?Do you have anything better?
Her şeyin iyi olduğundan emin misin?Are you sure everything's OK?
Dikkatli olmazsan her şeyini kaybedebilirsin.You could lose everything if you're not careful.
İçecek çok şeyin vardı.You've had too much to drink.
Her şeyin bir fiyatı vardır.Everything has a price.
Her şeyin bir sırası var.First things first.
Her şeyin bir karşılığı vardır.You don't get something for nothing.
Her şeyin bir bedeli vardır.You don't get something for nothing.
Hâlâ öğrenecek çok şeyin var.You still have so much to learn.
Senin ve Tom'un ortak çok şeyiniz var.You and Tom have a lot in common.
Her şeyin olması gereken yerde olduğundan emin olalım.Let's make sure everything is where it should be.
Herhangi bir şeyin bana gölge etmesine izin vermeyeceğim.I won't let anything stand in my way.
Her şeyin nereye konulacağını biliyor musun?Do you know where to put everything?
Ben bir şeyin tuhaf olduğunu düşündüm.I thought something was strange.
Eğer her şeyin bir sebebi varsa, sebebin sebebi var mıdır?If everything happens for a reason, does that reason have a reason to be?
Tom'un tepkisi Mary'nin beklediği şeyin tersiydi.Tom's reaction was the opposite of what Mary had expected.
Bir şeyin iyi yapılmasını istiyorsan, onu kendin yap.If you want a thing done well, do it yourself.
Fransızlar hiçbir şeyin imkansız olduğuna inanmıyor.The French believe that nothing is impossible.
Yapacak başka bir şeyin yoksa, her zaman Tom'u ziyaret edebilirsin.If you have nothing else to do, you could always visit Tom.
İlgili Sayfalar