Ana içeriğe geç
Sözlük

şeyi ile cümle

şeyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Böyle bir şeyin olmasını asla beklememeliydim.I never would've expected something like this to happen.
Bilgisayarım çöktü ve her şeyi kaybettim.My computer crashed and I lost everything.
Onun burada yapacak bir şeyi yok.He has nothing to do here.
Tom'u kurtarmak için elimden gelen her şeyi yaptım.I did everything I could to save Tom.
Sadece ilk seferde doğru şeyi yaparak kendini bir sürü sorundan kurtarabilirsin.You can save yourself a lot of trouble by just doing it right the first time.
Bana söylediğin şeyi hatırlıyorum.I remember what you told me.
Bildiğin her şeyi neden bize söylemedin?Why didn't you tell us everything you know?
Benim düzeltilecek birkaç şeyim vardı.I had a few things to correct.
Biz haftalardır aynı şeyi yiyoruz! Bundan bıktım!We've been eating the same thing for weeks! I'm fed up of it !
Bu makale bana TV'de gördüğüm bir şeyi hatırlatıyor.This article reminds me of something I saw on TV.
O bana dün duyduğum bir şeyi hatırlatıyor.That reminds me of something I heard yesterday.
Her şeyin olduğunu görmek için daire etrafında dolaştı.She went around the apartment to see that everything was in order.
Oh, bu her şeyi açıklar!Oh, that explains everything!
Her şeyi kendisi yapamaz.He can't do everything himself.
Sen bile böyle bir şeyi nasıl düşünebilirsin?How could you even think such a thing?
O benim en iyi arkadaşım ve biz her şeyi birlikte yaparız.She's my best friend and we do everything together.
Benim yaptığım her şeyi kopyalıyor.She copies everything I do.
O, yaptığım her şeyi kopyalar.He copies everything I do.
Hala hiçbir şeyim yok.I still have nothing.
Tom'un yapacak bir şeyi yok.Tom has nothing to do.
İstediğim bir şeyin yok.You have nothing I want.
Kaybedecek hiçbir şeyimiz yok.We've got nothing to lose.
Saklayacak hiçbir şeyimiz yok.We've got nothing to hide.
Tom'un kaybedecek hiçbir şeyi yok.Tom's got nothing to lose.
Tom'un gizleyecek bir şeyi yok.Tom's got nothing to hide.
Tom hiçbir şeyi kabul etmedi.Tom didn't admit anything.
Kanıtlamak için hiç bir şeyimiz yok.We've got nothing to prove.
Ortak hiçbir şeyimiz yok.We've got nothing in common.
Tom bir şeyin üzerinde boğuluyor.Tom is choking on something.
Kaybedecek bir şeyimiz kalmadı.We have nothing left to lose.
Onların bizim için bir şeyi var.They've got something for us.
Çocuklar bir şeyin peşindeler.The kids are up to something.
Hiçbir şeyin yanlış olmadığından emin misin?Are you sure nothing's wrong?
Sen her zaman bir şeyin peşindesin.You're always up to something.
Hakkında endişelenecek bir şeyimiz yok.We have nothing to worry about.
Hiçbir şeyi kaçırmıyorsun, değil mi?You don't miss anything, do you?
Korkacak bir şeyimiz yok.We have nothing to be afraid of.
Tom bir şeyin doğru olmadığını biliyordu.Tom knew something wasn't right.
Tom'un onun hakkında söyleyecek bir şeyi yoktu.Tom had nothing to say about it.
Sana verecek başka bir şeyim yok.I have nothing else to give you.
Yapmamayı dilediğim bir şeyi yaptım.I did something I wish I hadn't.
Senin korkacak bir şeyin yok.You have nothing to be afraid of.
Bir şeyin ortasındaydım.I was in the middle of something.
Hiçbir şeyi şansa bırakmamalıyız.We should leave nothing to chance.
Tom, sana gösterecek bir şeyim var.Tom, I have something to show you.
Tom senin için bir şeyi olduğunu söyledi.Tom said he had something for you.
Tom bilmediğimiz bir şeyi bilebilir.Tom might know something we don't.
Sadece bir şeyi kontrol etmek istiyorum.I just want to check on something.
Bu bir şeyin çürümesi gibi kokuyor.It smells like something's rotting.
Bu bir şeyin yanması gibi kokuyor.It smells like something's burning.
Görmen gereken bir şeyim var.I've got something you need to see.
Hâlâ hakkında konuşacak bir şeyim yok.I still have nothing to talk about.
Utanacak bir şeyin yok.You've got nothing to be ashamed of.
Tom, sana söyleyecek bir şeyim var.Tom, I have something to say to you.
Yapacak başka bir şeyin yok mu?Don't you have something else to do?
Senin ve benim hakkında konuşacak bir şeyimiz yok.You and I have nothing to talk about.
Hakkında konuşacak bir şeyimiz kalmadı.We've got nothing left to talk about.
Bana gösterecek bir şeyin olduğunu söyledin.You said you had something to show me.
Herhangi bir şeyi şansa bırakmamalıyız.We shouldn't leave anything to chance.
Önemli bir şeyi yarıda kesiyor muyum?Am I interrupting something important?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod