Ana içeriğe geç
Sözlük

şeyi ile cümle

şeyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
"Söylediğim her şeyi tekrarlamayı kes!" "Söylediğim her şeyi tekrarlamayı kes!""Stop repeating everything I say!" "Stop repeating everything I say!"
Söylediğim her şeyi tekrarlamayı kes.Stop repeating everything I say.
Biz gerçekten samimiyiz ve birbirimize her şeyi söyleriz.We're really close and we tell each other everything.
Tom doğru şeyi yapmaya karar verdi.Tom decided to do the right thing.
İlgilenebileceğin bir şeyim var.I have something you might be interested in.
Yangına sebep olan şeyin o olduğunu sana ne düşündürüyor?What makes you think that's what caused the fire?
Sadece doğru şeyi yapmakla ilgileniyorum.I'm only interested in doing the right thing.
Söylemek istediğin bir şeyin varsa acele et ve onu söyle!If you have something you want to say, hurry up and say it!
Söyleyecek bir şeyin varsa devam et ve söyle.If you have something to say, go ahead and say it.
Tom ihtiyacımız olan her şeyi alabileceğini söylüyor.Tom says he can get everything we need.
Tom ihtiyacımız olan her şeyi bize alabileceğini söylüyor.Tom says he can get us everything we need.
Yaptığın şeyi seviyorum.I like what you're doing.
İçecek çok şeyim vardı.I've had too much to drink.
Neden söyleyecek bir şeyi yok?Why doesn't he have anything to say?
Neden söyleyecek bir şeyin yok?Why don't you have anything to say?
Neden söyleyecek bir şeyiniz yok?Why don't you have anything to say?
Tom'un söyleyecek başka bir şeyi var gibi görünmüyor.Tom doesn't seem to have anything else to say.
Tom'un söylemek istediği başka bir şeyi yoktu.Tom didn't have anything else he wanted to say.
Tom bana yapmak zorunda olduğum şeyi yapmaktan başka seçeneğim olmadığını söyledi.Tom told me that I had no choice but to do what he said I had to do.
Ne yazık ki, şu anda ihtiyacım olan her şeyi almayı göze alamam.Unfortunately, I can't afford to buy everything I need right now.
Tom yaptığı şeyi babasının öğreneceğinden korkuyordu.Tom was afraid that his father would find out what he had done.
Bana bir şeyi hatırlatıyor.It reminds me of something.
Bir kez, Tom'un basitçe söyleyecek bir şeyi yoktu.For once, Tom simply had nothing to say.
Tom her şeyi tekrar torbaya koydu.Tom put everything back into the bag.
Tom her şeyi sana bıraktı.Tom left everything to you.
Tom her şeyi bana bıraktı.Tom left everything to me.
Tom her şeyi Mary'ye bıraktı.Tom left everything to Mary.
Tom bir şeyin doğru olmadığını biliyor.Tom knows something isn't right.
Tom her şeyi yanlış aldı.Tom got everything wrong.
O bana yapmam gereken bir şeyi hatırlatıyor.That reminds me of something I need to do.
Böyle bir şeyin sadece Boston'da olabileceğini düşünüyorum.I think something like this could only happen in Boston.
Her şeyi Tom'a verdim.I gave Tom everything.
Giydiğin şeyin gerçekten uygun olduğunu düşünüyor musun?Do you really think what you're wearing is appropriate?
Böyle bir şeyin başıma gelebileceğine asla inanmazdım.I would never have believed that such a thing could ever happen to me.
Tom cümlede en önemli kelime olduğunu düşündüğü şeyin altını çizdi.Tom underlined what he thought was the most important word in the sentence.
Tom Mary'nin yapmasını istediği şeyi tam olarak anladı.Tom understood exactly what Mary wanted him to do.
Bana her şeyi açıklayabilir misin?Can you explain everything to me?
Durum hakkında bildiğin her şeyi bana söyle.Tell me everything you know about the situation.
Olanlar hakkında bildiğin her şeyi bana söyle.Tell me everything you know about what happened.
Tom hakkında bildiğin her şeyi bana söyle.Tell me everything you know about Tom.
Tom'a olan şeyin bu olduğunu mu düşünüyorsun?Do you think that's what's happened to Tom?
Sana söyleyecek hiçbir şeyim yok.I've got nothing to tell you.
Tom her şeyin iyi olacağına inanıyordu.Tom believed everything was going to be OK.
Tom her şeyin iyi olacağına inandı.Tom believed everything was going to be OK.
Tom Mary'ye istediği her şeyi verdi.Tom gave Mary everything she wanted.
"Neyi saklamaya çalışıyorsun?" "Hiçbir şeyi.""What are you trying to hide?" "Nothing."
Daha sonra pişman olacağın bir şeyi yapma.Don't do something you'll regret later.
Bana her şeyi söylediğine emin misin?Are you sure you're telling me everything?
Mary'nin dün yaptığı şeyi Tom'a söylemesen iyi olur.It would be better if you didn't tell Tom what Mary did yesterday.
Böyle bir şeyi tekrar yapmazsan iyi olur.You'd better not do anything like that again.
Tom Mary'ye bakmıyordu ama onun söylediği her şeyi dinliyordu.Tom wasn't looking at Mary, but he was listening to everything she was saying.
Tom bir şeyin doğru olmadığını düşündü.Tom thought something wasn't right.
Endişelenecek bir şeyiniz yok.You don't have anything to worry about.
Bir şeyin yanlış olduğunu ne zaman anladın?When did you realize something was wrong?
Tom, Mary'nin yaptığıyla tamamen aynı şeyi yaptı.Tom did the exact same thing Mary did.
Bana onun hakkında bildiğin her şeyi anlat.Tell me everything you know about him.
Onun hakkında bildiğin her şeyi bana anlat.Tell me everything you know about her.
Tom her şeyin iyi sonuçlanacağını düşünüyor.Tom thinks that everything will turn out OK.
Tom birçok şeyi anlamama yardım etti.Tom helped me to understand a lot of things.
Tom Mary'nin söylediği her şeyin doğru olduğunu biliyorTom knows that everything Mary is saying is true.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
şeyi ile cümle - Sayfa 42 - şeyi kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App