Belki de Tom'un gizleyecek bir şeyi var.Maybe Tom has something to hide.
Bir şeyi kontrol etmem gerekiyor.I've got to check something out.
Ocağın üstünde bir şeyim var.I've got something on the stove.
Fırında bir şeyim var.I've got something in the oven.
Tom'un sahip olmasını istediğim bir şeyim var.I've got something I'd like Tom to have.
Sana anlatmam gereken bir şeyim var.I've got something I need to tell you.
Yapmam gereken bir şeyim var.I've got something I need to do.
Burada görmen gerektiğini düşündüğüm bir şeyim var.I've got something here I think you should see.
Bir şeyin yanlış gittiğine dair içimde bir his var.I've got a feeling something's gone wrong.
Söyleyecek bir şeyin varsa, söyle.If you've got something to say, say it.
Belki biz bir şeyi gözden kaçırdık.Perhaps we overlooked something.
Sana gösterecek başka bir şeyim var.I have something else to show you.
Bu baş ağrısını dindirecek bir şeyin var mı?Do you have something to make this headache go away?
Bir şeyin doğru yapılmasını istiyorsan, onu kendin yapmalısın.If you want something done right, you should do it yourself.
Bir şeyi kontrol etmemiz gerekiyor.We need to check something out.
Tom bir şeyin üzerinde katır kutur yiyor.Tom is munching on something.
Bildirecek bir şeyin var mı?Do you have something to report?
Saklamak zorunda olduğun bir şeyin var mı?Do you have something to hide?
İçecek daha güçlü bir şeyin var mı?Do you have something stronger to drink?
Bir şeyi kontrol edeyim.Let me check something.
Bir şeyi halledeceğim.I'll work something out.
Belki onların bir şeyi var.Maybe they have something.
Bir şeyin yanlış olduğunu biliyordum.I knew something was wrong.
Tom benim bir şeyimi aldı.Tom took something of mine.
Siz arkadaşlar bir şeyin kokusunu alıyor musunuz?Do you guys smell something?
Tom bir şeyin yanlış olduğunu biliyor.Tom knows something's wrong.
Ortak bir şeyimiz var.We have something in common.
Senin için bir şeyimiz var.We've got something for you.
Tom'a söyleyecek bir şeyim var.I have something to tell Tom.
Başka bir şeyimiz olabilir.We might have something else.
Bir şeyi mi bekliyorsun?Are you waiting for something?
Daha iyi bir şeyimiz var.We have something even better.
Yapacak bir şeyin yok mu?Don't you have something to do?
Bir şeyi kabul ettiğimize sevindim.I'm glad we agree on something.
Bir şeyin üstüne oturdum ve onu kırdım.I sat on something and broke it.
Bir şeyi anladığımı düşünüyorum.I think I figured something out.
Şu anda yapacak bir şeyim var.I have something to do right now.
Ben sadece bir şeyi kontrol etmek zorundaydım.I just had to check on something.
Bir şeyi kontrol etmeni istiyorum.I need you to check on something.
Ekleyecek bir şeyin var mı, Tom?Do you have something to add, Tom?
Belki Tom'un saklayacak bir şeyi var.Maybe Tom's got something to hide.
Bir şeyi anlamaya çalışıyorum.I'm trying to figure something out.
Tom'un söyleyecek önemli bir şeyi var.Tom has something important to say.
Bir şeyin üstüne bastım ve ayağımı kestim.I stepped on something and cut my foot.
Tom bir şeyin uygunsuz olduğunu fark etti.Tom's noticed something was out of place.
Bu öğleden sonra Tom'un ve benim yapacak bir şeyimiz var.Tom and I have something to do this afternoon.
Ailem için her şeyi yaparım.I do everything for my family.
Bu benim soru değildi. Ben başka bir şeyi bilmek istedim.This wasn't my question. I wanted to know something else.
O benim sorum değildi. Ben başka bir şeyi bilmek istedim.That wasn't the question I asked. I wanted to know something else.
Her şeyi yerim.I eat everything.
Her şeyi yiyorum.I'm eating everything.
Her şeyi al.Take everything.
Her şeyi bırakın.Leave everything.
Her şeyi unutalım, tamam mı?Let's forget the whole thing, OK?
Her şeyin bir illuzyon olduğunu hayal et.Imagine that everything is a ilusion.
Her şeyin iyi gideceğinden eminim.I'm sure everything will work out just fine.
Her şeyi mahvedeceksin.You'll ruin everything.
Her şeyi denedim.I tried everything.
Ben her şeyi denedim.I tried everything.
Bütün gün yiyecek hiçbir şeyim yoktu.I haven't had anything to eat all day.